Sanalkampus Üniversiteliler Unikampus Kampüs Kampüsler Liseliler Mezunlar  

Geri git   Sanalkampus Üniversiteliler Unikampus Kampüs Kampüsler Liseliler Mezunlar > HER TELDEN, EĞLENCE,MİZAH,TARTIŞMA > Atatürk Köşesi > Yazıları & Eserleri & İlkeleri

Yazıları & Eserleri & İlkeleri Atatürk'ün Yazıları & Eserleri & İlkeleri

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12.10.06, 01:53   #1 (permalink)
Süper Üye
 
kampusgaleri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgileri
Üyelik tarihi: Sep 2006
Kullanıcı No: 4
Mesajlar: 431
Teşekkürler Durumu
Ettiği Teşekkür: 0
7 Mesajına 7 kere teşekkür edildi
Karizma
Rep Puanı : 2555
Rep Seviyesi : kampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond repute
İletişim
Atatürk'ün Gizemi

8. Edward

1936 yılının Ekim Ayı'nda o zamanki İngiltere Kralı 8. Edward ile Madam Simpson, Türkiye'de Atatürk'ün misafiri olarak bulunuyorlardı. Atatürk ve misafirleri bulundukları gemiden, Moda'daki deniz yarışlarını seyrediyorlardı. Atatürk çok keyifli ve neşeliydi. İngiltere Kralı 8. Edward ile Madam Simpson yanyana oturuyorlardı.

Bir ara Madam Simpson elindeki dürbünü ile ayağa kalktı. Davetliler ve gazeteciler de kalktılar. Kral da Ata'yı selamlayarak Madam Simpson'un arkasından kalkınca, Atatürk yanlarındakilere döner ve şöyle der: "Kral'ın Madam'a karşı zaafı olduğunu görüyorum. Korkarım ki, tahtını bu kadın yüzünden kaybedecek."

İngiltere tahtına çıkmış olan 8. Edward bir süre sonra Madam Simpson ile evlenmek isteyince, saray çevresindekiler ve hükümetin ileri gelenleri bu evlenmeye karşı geldiler ve engel oldular. Çünkü Madam Simpson asil tabir edilen bir aileden gelmiyordu. O halktan biriydi. Bunun üzerine 8. Edward İngiltere tahtından feragat ederek, Bayan Simpson ile evlenmişti. Bu olay Yirminci yüzyılın en büyük aşkı olarak kitaplara ve filmlere konu olmuştur.
kampusgaleri Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla kampusgaleri isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Alt 12.10.06, 01:53   #2 (permalink)
Süper Üye
 
kampusgaleri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgileri
Üyelik tarihi: Sep 2006
Kullanıcı No: 4
Mesajlar: 431
Teşekkürler Durumu
Ettiği Teşekkür: 0
7 Mesajına 7 kere teşekkür edildi
Karizma
Rep Puanı : 2555
Rep Seviyesi : kampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond repute
İletişim
--->: Atatürk'ün Gizemi

Annesinin Ölümünü Bilmesi

Latife hanım İzmir'de Uşşakizadeler'in köşkünde kalıyordu. Hastalığına iyi gelsin diye Zübeyde hanım İstanbul'dan oraya gitmişti. Ancak ne var ki, rahatsızlığı artan Zübeyde hanım Uşşakizadeler'in evinde oğluna hasret vefat eder. Latife hanım ve Yaveri Salih Bey; Paşa'ya annesinin ölümünü nasıl bildireceklerini kara kara düşünmekteydiler. Çünkü O'nun dünyada en sevdiği insan olan annesinin ölümünden büyük bir üzüntü duyacağını bilmekteydiler...

Annesinin ölümünden habersiz olan Mustafa Kemal, aynı saatlerde trenle çıktığı Yurt gezisinde uyumaktaydı. Gecenin ilerleyen saatlerinde gördüğü kabus gibi rüya yüzünden kan ter içinde uyanır... Bir sigara yakar ve zile basarak kompartımanındaki hizmetine bakan Ali Çavuş'u çağırıp: "Gördüğüm rüya canımı sıktı..." der.

Ali Çavuş: "Hayırdır Paşam" deyince Atatürk de rüyasını anlatır: "Pek hayır olacağa benzemiyor... Kırlık bir yerdeymişiz. Her taraf yeşillik. Birden bire bir sel geliyor, annemi alıp götürüyor. Endişe ediyorum. Yaverlere söyle, İzmir'e telgraf çekip annemin sağlık durumunu sorsunlar..."

... Ve acı haber, kısa bir süre sonra Yaver Salih'in yolladığı şifreli telgraf ile gelir. Atatürk telgrafın şifreli olduğunu derhal anlayarak: "Annem öldü değil mi?" Ali Çavuş üzgün bir şekilde telgrafı uzatır: "Başınız sağ olsun Paşam."

Gözleri yaşla dolan Atatürk: "Bana malum oldu... Bana malum oldu... Bunun kabusunu gördüm ben... Anam... Zavallı çilekeş anam... Benim anam öldü başka analar sağ olsun..." diyerek koltuğuna çöker.

Ne yazık ki annesinin cenaze törenine katılamaz ve Yurt gezisini kesmeden, içi kan ağlayarak vatan hizmeti için yoluna devam eder...
kampusgaleri Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla kampusgaleri isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Alt 12.10.06, 01:53   #3 (permalink)
Süper Üye
 
kampusgaleri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgileri
Üyelik tarihi: Sep 2006
Kullanıcı No: 4
Mesajlar: 431
Teşekkürler Durumu
Ettiği Teşekkür: 0
7 Mesajına 7 kere teşekkür edildi
Karizma
Rep Puanı : 2555
Rep Seviyesi : kampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond repute
İletişim
--->: Atatürk'ün Gizemi

Başkent Ankara

Atatürk'ün Ankara'yı Başkent yapmasının ardındaki sebep bir hayli ilginçti. Bu sebebi açıklarken aynı zamanda yeni bir kehanette daha bulunuyordu. "Ben Türk'ün imkansızı imkan haline getiren kudretini bütün dünyaya göstermek için Ankara'yı istedim. Bir gün gelecek şu çorak tarlalar yeşil ağaçların çevirdiği villalar arasından uzanan yeşil sahalar, asfaltlar ve binalarla bezenecek. Hem bunu hepimiz göreceğiz, yakında olacak..."

Ankara 13 Ekim de Başkent oldu... Fakat Cumhuriyet'in ilk yılları da neredeyse boş denecek kadar az bir nüfusa sahipti ve kırsal bir alanda kuruluydu. Bunun için bazı Batılı devletler büyükelçi göndermeyeceklerini açıklamalarına rağmen, Atatürk ve Türk Hükümeti kararlarından hiç bir zaman vazgeçmediler.

Ancak Atatürk bu konuda da haklı çıkacaktı... Atatürk'ün bu sözlerinin de çok kısa bir süre sonra gerçekleştiğini, Batılı devletler büyük bir şaşkınlıkla izlemişlerdir. Bu arada Ankara'nın Başkent olacağı ile ilgili kehanette bulunan bir başka kişi daha vardı...

Bu kehanet; Tarikatı Aliye Sufi şeyhlerinden Müştak Dede'nin 1848 yılında basılan "Divan"ında yer alan bir şiirde ortaya çıkıyordu. Bu şiirde Ankara'nın Başkent olacağına dair bir kehanette bulunulmuştur.

Müştak Dede'nin Sufi anlayışına uygun olarak kehanetini şifreli bir şekilde yazdığı şiirinin l, 3, 5, ve 7 nci mısralarında sırasıyla Arapça Elif, Nün, Kaf, Re ve He harfleri vurgulanmaktadır. Bu harfler A, N, K, R, H yi yani Ankara'yı belirler. İkinci mısrada belirtilen bu yerin Ankara olacağı, yedinci mısrada da bunun hay-u hu ile yani Kurtuluş Savaşı kastedilerek, gürültü-patırtıyla gerçekleşeceği ima edilmektedir. Üstelik Ebcet hesabıyla birinci mısranın açılımı yapıldığında, hicri tarih ortaya; çıkmaktadır. Ayrıca Başkent olacak yerin Ankara olduğu dokuzuncu mısrada geçen Sultan Hacı Bayram'a ilişkin ifadeyle; de açıklanmaktadır. Çünkü Hacı Bayram Veli'nin türbesi Ankara'da yer alır.
kampusgaleri Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla kampusgaleri isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Alt 12.10.06, 01:53   #4 (permalink)
Süper Üye
 
kampusgaleri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgileri
Üyelik tarihi: Sep 2006
Kullanıcı No: 4
Mesajlar: 431
Teşekkürler Durumu
Ettiği Teşekkür: 0
7 Mesajına 7 kere teşekkür edildi
Karizma
Rep Puanı : 2555
Rep Seviyesi : kampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond repute
İletişim
--->: Atatürk'ün Gizemi

Bir Bedevinin Kehaneti

İtalyanlar uzun süredir elde etmek istedikleri Trablusgarp'a (Bugünkü Libya) 1911 yılında saldırmışlardı. Osmanlı Ordusu Anavatanı'ndan uzakta çarpışıyordu. Bu sıralarda bir grup subay da savaşa katılmak için Bingazi şehrine gidiyordu. Bunların arasında Mustafa Kemal de bulunuyordu.

Yolda bir bedeviye rastladılar. Bu adam el falından çok iyi anladığını söyleyerek genç subayların fallarına bakmayı teklif etti. Hepsi avuçlarını gösterdiler. Talihlerini öğrenmek istediler. Sıra Mustafa Kemal'e gelmişti. Önce elini uzatmak istemedi. Arkadaşlarının ısrarı üzerine O da elini bedeviye uzattı.

Sarışın subayın elini sert avuçlarına alan bedevi, bu elin çizgilerine bakar bakmaz, yerinden ayağa fırladı ve büyük bir heyecanla haykırmaya başladı:

"Sen padişah olacaksın... Padişah olacak ve 15 yıl hüküm süreceksin..."

Gülüştüler ve yollarına devam ettiler...

Yıl: 1911'di...

Aradan yıllar geçti. 12 yıl sonra Atatürk, genç Türkiye Devleti'nin Cumhurbaşkanı oldu. Cumhuriyetin 14. yılının sonlarına yaklaşıldığında hastalığı iyice ilerlemişti. Karaciğerinin şiştiğini görenler: "İçme paşam" dedikleri zaman, O, Bingazi yollarındaki el falına bakan bedeviyi hatırlatarak güldü: "Arap vaktiyle söylemişti... Bizim padişahlık nasıl olsa
15 yıl sürecektir. Hesapça bu son senemizdir."

Yıl: 1938'di...

Daha sonra yanında bulunan Fuat Bulca'ya eğilip fısıldar: "Bingazi'deki falcıyı hatırladın mı. Bana 15 yıl hükümdarlık yapacaksın demişti... İşte 15 yıl Fuat... Vadem doldu..."

Atatürk'ün sağlık durumunun endişe verici boyutlarda olduğunu bilen Fuat Bulca yutkunup, endişeyle O'nun yüzüne bakar: "Siz hani falcılara inanmazdınız Paşam?"der. Atatürk bunun üzerine Fuat Bulca'nın koluna dokunup, aynı odada bulunan Hasan Rıza ve Cevad Abbas'ı göstererek; yavaş bir ses tonuyla şunları söyler: "Bu sırrı sakın onlarla paylaşma... Aramızda kalsın..."
kampusgaleri Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla kampusgaleri isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Alt 12.10.06, 01:54   #5 (permalink)
Süper Üye
 
kampusgaleri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgileri
Üyelik tarihi: Sep 2006
Kullanıcı No: 4
Mesajlar: 431
Teşekkürler Durumu
Ettiği Teşekkür: 0
7 Mesajına 7 kere teşekkür edildi
Karizma
Rep Puanı : 2555
Rep Seviyesi : kampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond repute
İletişim
--->: Atatürk'ün Gizemi

Casusu Tanıması

16 Mart 1920'de İstanbul'un işgal edilmesi üzerine, Kemalettin Sami Paşa Anadolu'ya geçerken gemide bir Hintli ile tanışır. Bu adam Mustafa Sagir'dir.

Milli harekete yardım için Hint Müslümanları'nın kendisini gönderdiklerini söyler. Böylelikle paşayı etkilemiştir. Ankara'ya telgraf çeken Sami Paşa, Mustafa Sagir'e ilgi gösterilmesini ister. Bir süre sonra Sami Paşa Atatürk'te Hintliyi anlatır ve görüşmesini rica eder. Ertesi gün Atatürk, Mustafa Sagir'i kabul eder.

Bu görüşme uzun sürer. Hintli gönderilir. İki paşa yalnız kalınca Atatürk: "Bana bak Kemal bu adam casus!..." der. Kemalettin Sami Paşa: "Aman paşam siz de çok şüphecisiniz "diyerek Atatürk'e inanmaz.

Atatürk konuşmayı keserek yaveri Hayati Bey'i çağırır ve şu emri verir: "Bu Hintli İngiliz casusu olacak. Kendisini takip etsinler. Mektuplarını da sansürde çok dikkatli okusunlar!..."

Bundan sonra Hintli'nin mektupları o zamanlar kimya hocası olan Avni Refik Bey'e verilir. Bir iki tecrübeden sonra gizli yazılar bulunur. Mustafa Sagir yakalanarak suçu itiraf ettirilir ve idam edilir
kampusgaleri Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla kampusgaleri isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Cevapla

Tags
ataturkun, gizemi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Yazan Forum Cevaplar son Mesaj
ATATÜRK'ÜN HALISINDAKİ SIR SanaLKampuS Savaşları, Marşlar ve Diğer 2 07.07.07 12:09
Keops piramidinin gizemi '''R@mSeS''' Bunları biliyor musunuz? 3 21.04.07 11:59
Atatürk'ün Vasiyeti SanaLcıyım Yazıları & Eserleri & İlkeleri 0 12.09.06 10:26
Atatürk'ün Soy ağacı SanaLcıyım Atatürkün Hayatı 0 12.09.06 10:21


Saat 12:11


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
http://www.puzzletr.com
Inactive Reminders By Chaos Download

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387