Sanalkampus Türkiyenin ilk Sanal Kampüsü -  

Geri git   Sanalkampus Türkiyenin ilk Sanal Kampüsü - > KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT > Şiir > Yahya Kemal Beyatlı

Yahya Kemal Beyatlı Yahya Kemal Beyatlı Şiirleri

Konuyu değerlendir - Yahya Kemal Beyatlı:Şiirin Kelime Sihirbazı.
(1)
Değerlendirme: Toplam 1 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi 5,00 puandır.

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04.12.07, 08:50 PM   #1 (permalink)
KoRuYuCu MeLeK
 
Joss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üyelik tarihi: Sep 2006
Nerden: is†۞ηßٺL
Mesajlar: 5.668
Karizma
Rep Gücü : 4836
Rep Puanı : 477348
Rep Seviyesi : Joss has a reputation beyond reputeJoss has a reputation beyond reputeJoss has a reputation beyond reputeJoss has a reputation beyond reputeJoss has a reputation beyond reputeJoss has a reputation beyond reputeJoss has a reputation beyond reputeJoss has a reputation beyond reputeJoss has a reputation beyond reputeJoss has a reputation beyond reputeJoss has a reputation beyond repute
İletisim
Arrow Yahya Kemal Beyatlı:Şiirin Kelime Sihirbazı


Yahya Kemal, hayatta olduğu dönemde kitap yayınlamamıştır

Lisedeyiz, edebiyat öğretmenimiz Vahit Bey enteresan bir adam. Ders anlatırken laf arasında yazdığı şiir kitaplarından bahseder ama kimse inanmaz. Bazen dalar kendi kendine konuşur, ders kaynar gider.

Bizim zamanımızda lise edebiyat derslerinin kabusu Divan edebiyatıydı. Hala müfredatın bir parçası mı bilmiyorum (biz mezun olalı bir kuşak daha büyüdü de, o nedenle). Ne anlama geldiğini bugün bile bilmediğim “Mefaülü Mefaülü Faülü” diyerek aramızda alay ederdik.

VAHİT HOCA’NIN SINAV SORUSU
Bir gün Vahit hoca sınav da Yahya Kemal’in ünlü Akıncılar* şiiriyle ilgili bir soru sordu. ODTÜ’deki mühendislik eğitimine başlamadan mühendis havasına girdiğim ve edebiyatı hafife aldığım için sınava çalışmamıştım. Soru çok basitti, Akıncılar şiiri hece vezniyle mi, aruz vezniyle mi yazılmıştı. Yaptığımız seçime göre de hangi forma uyduğunu yazmamız isteniyordu.

Biraz edebiyattan anlayan ve bu yazıyı bilerek okuyanların kıs kıs güldüğünü görür gibiyim, açıkçası soruya bakınca göründüğü kadar kolay olmadığını anlamam lazımdı.

Ben “akıllı mühendis adayı”, hemen heceleri saydım ve tespiti yaptım, şiir on dörtlü hece veznine göre yazılmıştı, “5 + 5 + 4”, Vahit Hoca’da ne kadar basit soru sormuştu... kim demiş kolay diye, sınav sonuçları bir geldi, 10 üzerinden 5 almışım. Meğer bizim her satırını hece hece saydığımız Akıncılar şiiri aruz vezniyle yazılmış!

BU ŞİİR HECE VEZNİ DEĞİLMİŞ!
Yahya Kemal öylesine mucizevi bir şiir yazmış ki, aruz vezni gibi teorik olarak hiçbir hece kuralına uymaması gereken bir metin, on dörtlü hece vezni gibi olmuş (en azından amatörler için).

Yahya Kemal Beyatlı Türk şiirinin kelime sihirbazıdır. Sadece onun gibi bir yetenek aruz vezniyle yazılmış bir şiiri on dörtlü hece vezni zannedebilecek biçime getirebilir. Hakkında yazılan yorumlarda bazı şiirlerinde tek bir kelimeyi seçmek için bir ay beklediği anlatılır. Lisedeki edebiyat sınavımdan 15 yılı aşkın süre geçtikten, mühendislik eğitiminden aldığım keskinliği, keyif ararken bulduğum edebiyatla değişirdikten sonra rahatlıkla söyliyeblirim: Üstat Yahya Kemal’ı okumadan Türkçe’nin ne kadar güzel bir dil olduğu anlaşılamaz.



Yahya Kemal hem şair, hem de politikacı bürokrat olarak bilinir

***

2 Aralık 1884'te Üsküp’te doğdu. 1 Kasım 1958'de İstanbul'da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Ahmed Agâh. Üsküp Belediye Başkanı Nişli İbrahim Naci Bey'in oğlu. Annesi Nakiye Hanım ise şair Lefkoşalı Galib'in yeğeni.

TRAKYA’DA BAŞLAYAN HAYAT
Çocukluk yılları Üsküp'teki şiirlerine de yansıyan Rakofça çiftliğinde geçti. 1897'de ailesi Selanik'e taşındı. 1902'de İstanbul'a geldi. Vefa Lisesi'ne devam etti. Jön Türk olma hevesiyle 1903'te Paris'e kaçtı. Bir yıl kadar Meaux okuluna devam edip Fransızca bilgisini geliştirdi. 1904'te siyasal bigiler yüksek okuluna girdi. Jön Türkler'le ilişki kurdu. Ahmet Rıza, Abdullah Cevdet, Samipaşazade Sezai, Prens Şahabettin gibi dönemin ünlü kişilerini tanıdı. Şefik Hüsnü ve Abdülhak Şinasi Hisar'la arkadaşlık kurdu. 1912'de İstanbul'a döndü.

1913'te Darüşşafaka'da edebiyat ve tarih öğretmenliği yaptı. Medresetü'l-Vaizin'de uygarlık tarihi dersi verdi. Mütarekeden sonra Âti, İleri, Tevhid-i Efkâr, Hakimiyet-i Milliye dergilerinde yazılar yazdı.

YAZILARIYLA MİLLİ MÜCADELEYİ DESTEKLEDİ
Arkadaşlarıyla "Dergâh" dergisini kurdu. Yazılarıyla Milli Mücadele'yi destekledi. 1922'de barış anlaşması için Lozan'a giden kurulda danışman olarak yer aldı. 1923'te Urfa milletvekili oldu. Cumhuriyet'in kurulmasından sonra Varşova ve Madrid'de ortaelçisi olarak görevlendirildi. Daha sonra sırasıyla Yozgat, Tekirdağ, 1943-1946'da da İstanbul milletvekili oldu. Halkevleri Sanat Danışmanlığı yaptı. 1949'da Pakistan Büyükelçisi iken emekli oldu. Yaşamının son yıllarını İstanbul'da Park Otel'de geçirdi. 1958 yılında İstanbul’da öldü.

Selanik yıllarında "Esrar" takma adıyla şiir yazmaya başladı. İstanbul'da Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in şiirleriyle tanıştı. İrtika ve Mâlumât dergilerinde "Agâh Kemal" takma adıyla Servet-i Fünun'u destekleyen şiirler yazdı.

Paris'te Fransız simgecilerinin şiirlerine yakınlık duydu. Fransız şiiriyle kurduğu yakınlık, Türk şiirine faklı bir açıyla bakmasını sağladı. Türk şiiri ve Türkçe söz sanatlarını inceledi. "Mısra haysiyetimdir" sözüyle şiirde dizenin bir iç uyumla, musiki cümlesi halinde kusursuzlaştırılması gerektiğini anlatır. Şiirleriyle olduğu kadar şiirle ilgili görüşleriyle de büyük yankı uyandırdı. Ona göre divan şiiri "yığma" bir şiirdi. parçacılık ve belirsizlik üzerine kuruluydu.

YAŞADIĞI SÜREDE HİÇ KİTAP YAYINLAMADI
Tanzimat şairleri bu şiiri birleştirme çabalarında yetersiz kalmıştı. Servet-i Fünun'cular yapay ve yapmacık bir dille yetinerek öze inememişlerdi. Oysa sanatçı kendi ulusunun dilini bulmalıydı. Batı'dan edindiği yüksek beğeniyle, Batı şiirine öykünmeyen yerli bir şiire yöneldi. Biçime ağırlık tanıdı. Esinlenmenin yerine dil işçiliğini getirdi. Dize çalışmasındaki titizliği "az ve güç yazıyor" izlenimi uyandırdı. Yaşadığı sürede hiç kitap yayınlamaması da bu izlenimi pekiştirdi. Karşıtları tarafından "esersiz şair" olarak adlandırıldı. Hemen her kesimden eleştiriler aldı.

1918'de Yeni Mecmua'da yayınlanan ürünleriyle büyük ilgi uyandırdı. Daha sonra Edebi Mecmua, Şair, Büyük Mecmua, Şair Nedim, Yarın, İnci, Dergah gibi dergilerdeki şiirleriyle kendini yol gösterici olarak kabul ettirdi. Ölümünden sonra yayınlanan eserleri iki bölüm halinde değerlendirilir.

"Kendi Gök Kubbemiz" ve "Eski Şiirin Rüzgarıyla." Bu iki eser Yahya Kemal'in baş yapıtlarını bir araya getirir. "Eski Şiirin Rüzgarıyla"daki şiirlerden "Açık Deniz", "Itrî", Erenköyü'nde Bahar", "Nazar", "Ses", "Çin Kâsesi", "Deniz Türküsü" şairin çok özel ürünleridir.

Daha çok Nedîm'den yola çıktığı bu şiirlerde, günlük yaşamın parıltısını elden çıkardığı, dekadan bir girişimin aşırı incelikleri ve dil yabancılaşmasıyla bir tür resim sanatına yöneldiği görülür. "Kendi Gök Kubbemiz"deki şiirlerde ise temelde bir "aşk" ve "İstanbul" şairi olarak görünür.

"Vuslat" şiiriyle erotik temaları örselemeden şiire getirir. Bir yandan da tarih tutusuyla dinci ve milliyetçi bir görünüm kazanmaya başlar. "Süleymaniye'de Bayram Sabahı", "Ziyaret", "Atik Valide'den İnen Sokakta" gibi şiirleri bu durumun örnekleridir. Düzyazıları "Peyam" gazetesinde yayınlanan yazılarıyla, "Çamlar Altında Sohbetler"den oluşur. Bu yazılardan bazıları "Süleyman Sadi" ya da "S.S" imzasını taşır. Ayrıca Büyük Mecmua ve Dergah'ta söyleşiler yaptı, eleştiriler yazdı, bunları Hakimiyet-i Milliye gazetesinde sürdürdü. Bitmemiş şiirlerinin bir bölümü 1976'da "Bitmemiş Şiirler" adıyla yayınlandı.

ESERLERİ
Şiir:
Kendi Gök Kubbemiz (1961)
Eski Şiirin Rüzgârıyla (1962)
Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş (1963)
Bitmemiş Şiirler (1976)

Düzyazı:
Aziz İstanbul (1964)
Eğil Dağlar (1966)
Siyasi Hikayeler (1968)
Siyasi ve Edebi Portreler (1968)
Edebiyata Dair (1971)
Çocukluğum Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım (1973)
Tarih Musahabeleri (1975)
Mektuplar-Makaleler (1977)


---------------

* AKINCILAR
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
Bir yaz gunu geçtik tunadan kafilelerle

Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan
Şimşek gibi Türk atlarının geçtigi yoldan

Bir gün doludizgin boşanan atlarımızla
Yerden yedi kat arşa kanatlanık o hızla

Cennette bu gün gülleri açmış görürüzde
Hala o kızıl hatıra titrer gözümüzde

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

Yahya Kemal Beyatlı
__________________
'









....DüŞ''düŞLEr£....




KaLbindeki SüTü TükeTmediLer mi?
ιℓєтιşιм мαιℓι:
Joss Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla Joss isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Cevapla

Bookmarks

Tags
yahya kemal


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Yazan Forum Cevaplar son Mesaj
Yahya Kemal Beyatlı karma şiirler daoisart Yahya Kemal Beyatlı 5 04.12.07 08:58 PM
Kelime Bilgisi :) daoisart Dini KonuLar 5 16.09.07 12:44 PM
bu şiirin adı hüzün olsun!.. mumi Aşk ve Sevgi Şiirleri 1 21.08.07 11:47 AM
2008 Yahya Kemal Yılı BLasTeaR Kültür Sanat Haberleri 0 19.08.07 03:28 PM
kelime bulmaca Puzzletr.net Flash oyunlar 1 08.12.06 05:39 PM


Saat 12:52 PM


Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
http://www.puzzletr.com

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386