Kazakistan başta olmak üzere yurt dışında pek çok başarılı projelere imza atmış, iş çevrelerinde sevilen bir işadamı ve mimar olan Tahsin Akkaş 11 Mart 2008 tarihinde hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın
Kazakistan Alma Ata'da gözaltına alınmıştır.
Gözaltı süresince çeşitli tehditlere maruz bırakılan Tahsin Akkaş serbest bırakılır bırakılmaz
Türk Büyükelçiliği'ne sığınmıştır. Halen Kazakistan Devlet Başkanı'nın kardeşi ile evli olan Mayra Nazarbayeva'nın talimatıyla hareket ettiği bilinen Edgar Salduzi isimli kişinin bu olayda birinci dereceden rol oynadığı ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Mayra Nazarbayeva ile temasa geçilmiş ve yazılı bir anlaşma ile mutabakata varılmış, böylece Sayın Tahsin Akkaş'ın can güvenliği bir ölçüde sağlanmıştır. Fakat bu aşamadan sonra da Tahsin Akkaş, elçilik kapısında bekleyen kalabalık bir silahlı grup sebebiyle saatlerce dışarı çıkamamış, tam bir güvenlik ve hukuk skandalı yaşanmıştır. Bu grubun elçilik kapısından ayrılmasından sonra Tahsin Akkaş sığındığı Türk elçiliğinden çıkmış ancak evine gidememiştir.
Ancak bugün (13 Mart 2008 Perşembe günü)
anlaşmada mutabık kalınan hususlar Kazak muhataplar tarafından yine çiğnenmiş, Sayın Akkaş tekrar
gerekçesiz şekilde emniyete götürülmek istenmiştir. Hiçbir anlaşmanın ve hukuk kuralının dikkate alınmadığı bu süreçte
adeta esir muamelesi gören arkadaşımız Tahsin Akkaş'ın can güvenliği konusunda halen ciddi endişelerimiz bulunmaktadır.
Zira Tahsin Akkaş, bugün yine hiçbir gerekçe belirtilmeden emniyete götürülmek istenmiştir. Bunun üzerine Sayın Tahsin Akkaş tekrar Türk Büyükelçiliğine sığınmıştır. Elçilik yetkilileri Tahsin Akkaş'ın emniyete çağırılmasının gerekçesinin ne olduğunu sorduklarında
Kazak emniyetince anlaşılır bir gerekçe söylenmemiş, sadece Tahsin Akkaş'ı "görmek istedikleri", "sağ olduğunu bilmek istedikleri" söylenmiştir.
Bunun üzerine Türk büyükelçilik yetkilileri Tahsin Akkaş'ın emniyete gitmesine gerek bırakmayacak bir belgenin, Tahsin Akkaş'ın sağ olduğunu ve yaşanan olaylarla ilgili herhangi bir şikayeti vb olmadığını belirten bir beyanının
elçilik ve noter onaylı olarak hazırlanarak gönderilmesini teklif etmiş, Kazak emniyet yetkilileri bunu kabul etmişlerdir.
Bunun üzerine Türk Büyükelçiliği
üzerinde mutabık kalınan metni hazırlamış, Kazak emniyetine göndermiştir.
Ancak Kazak emniyet yetkilileri,
elçilik onaylı ve noter tasdikli bu belge kendilerine geldikten sonra, Tahsin Akkaş'ın yine de emniyete gelmesinde ısrar etmişlerdir ve halen de etmektedirler.
Konunun bizim tarafımızdan Türk makamlarına aksettirilmesi ve
Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere bu makamlarımızın konuyu etkili bir şekilde takip etmeleri üzerine, bu defa da
"ses çıkarmayın, ezeriz" baskısı başlamış, Tahsin Akkaş'la görüşen Kazak muhatapları,
olayı daha yayması halinde kendisini en az 15 yıl hapsedeceklerini söyleyerek tehdit etmişlerdir.
Hiçbir hukuki dayanağı olmayan, tamamen keyfi bu gibi uygulamalar bizleri ciddi biçimde tedirgin etmektedir. Zira Tahsin Akkaş'ın Alma Ata'da BN Pegasus bünyesinde göreve başlamasından önce, BN - PEGASUS'a iki ayrı saldırıda bulunulmuştur. Bunlardan birinde Yönetim Kurulu Başkanı
Sayın Seçim Köse fiili saldırıya ve darba maruz kalmış, diğerinde de şirketin işçileri yaralanmıştı. Bu saldırılar
"Kazak vahşeti hortladı" gibi başlıklarla basına da yansımıştı.
Sonuç olarak
Türk Makamlarından; Sayın Tahsin Akkaş'a ve Kazakistan'da faaliyette bulunan tüm Türk iş adamlarına sahip çıkmalarını, orada maruz kaldığımız hukuksuz ve keyfi uygulamalara son verilmesi için Kazak makamları ve yetkilileri nezdinde konunun önemle ve aciliyetle takip edilmesini, devletimizin mimar Sayın Tahsin Akkaş'ı bu esaretten kurtarmasını talep ediyoruz.