![]() |
| | #1 (permalink) |
| Mehmet Akif Ersoy karma şiirler Çanakkale Sehitlerine Suheda govdesi, bir baksana daglar taslar... O, ruku olmasa, dunyada egilmez baslar, Yaralanmis temiz alnindan uzanmis yatiyor; Bir hilal ugruna ya Rab, ne gunesler batiyor! Ey, bu topraklar icin topraga dusmus, asker! Gokten ecdad inerek opse o pak alni deger. Ne buyuksun ki kanin kurtariyor Tevhid'i... Bedr'in aslanlari ancak, bu kadar sanli idi... Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsin? "gomelim gel seni tarihe!" desem, sigmazsin. Herc u merc ettigin edvara ya yetmez o kitab... seni ancak ebediyyetler eder istiab. "Bu, tasindir" diyerek Kabe'yi diksem basina; Ruhumun vahyini duysam da gecirsem tasina; Sonra gok kubbeyi alsam da, rida namiyle, Kanayan lahdine ceksem butun ecramiyle; Mor bulutlarla acik turbene catsam da tavan; Yedi kandilli Sureyya'yi uzatsam oradan; Sen bu avizenin altinda, burunmus kanina, Uzanirken gece mehtabi getirsem yanina, Turbedarin gibi ta fecre kadar bekletsem; Gunduzun fecr ile avizeni lebriz etsem; Tullenen magribi, aksamlari sarsam yarana... Yine bir sey yapabildim diyemem hatirana. Sen ki, son ehl-i salibin kirarak savletini, Sarkin en sevgili sultani Salahaddin'i, Kilic Arslan gibi iclaline ettin hayran... Sen ki islami kusatmis, doguyorken husran, O demir cemberi gogsunde kirip parcaladin; Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrami adin; Sen ki; a'sara gomulsen tasacaksin... Heyhat, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat... Ey sehid oglu sehid, isteme benden makber, Sana agusunu acmis duruyor Peygamber. Cenk Marsi ey sürüden arkaya kalmis yigit arkadasin gitti haydi sen de git bak ne diyor ceddi sehidin isit haydi git evladim ugurlar ola haydi git evladim açiktir yolun zalimlere karsi bükülmez kolun bayragi çek ön safa geçmis bulun ugurun açik olsun ugurlar ola. esele bir yerleri örten kari ot degil onlar dedenin saçlari dinle sehit sesleridir rüzgari haydi git evladim ugurlar ola haydi git evladim açiktir yolun zalimlere karsi bükülmez kolun bayragi çek on safa geçmis bulun ugurun açik olsun ugurlar ola haydi levent asker ugurlar ola yerleri yirtan sel olup tasmali dag demeyip tas demeyip asmali sende ki coskunluga er sasmali kahraman askerim ugurlar ola haydi git evladim açiktir yolun zalimlere karsi bükülmez kolun bayragi çek ön safa geçmis bulun haydi levent asker ugurlar ola haydi git evladim ugurlar ola. Bir Gece On dört asir evvel yine bir böyle geceydi Kundan ayin on dördü bir öksüz çikiverdi Lakin o ne hüsrandi ki hissetmedi gözler Halbuki kaç bin senedir beklesmedelerdi Nerden görecekler göremezlerdi tabi Bir kere zuhur ettigi çöl en sapa yerdi Bir kere de ma'mure-i dünya ozamanlar Buhranlar içindeydi bugünden de beterdi Sirtlanlari geçmisti beser yirticilikta Dissiz mi bir insan onu kardesleri yerdi Fevza bütün afakini sarmisti zeminin Salgindi bugün Sark'i yikan tefrika derdi Derken büyüyüp kirkina gelmisti ki öksüz Baslarda gezen kanli ayaklar suya erdi Bir nefhada kurtardi insanligi o masum Bir hamlede kayserleri kisralari serdi Aczin ki, ezilmekti bütün hakki, dirildi Zulmün ki, zeval akilina gelmezdi, geberdi Alemlere rahmetti evet serr-i mübini Sehbalini adl isteyenin yurduna gerdi Dünya neye sahipse onun vergisidir hep Medyun ona cemiyeti medyun ona ferdi Medyundur o masuma bütün bir beseriyyet Ya Rab! Bizi mahserde bu ikrar ile hasret Gitme Ey Yolcu Gitme ey yolcu, beraber oturup aglasalim Elemim bir yüregin kâri degil, paylasalim Ne yapip ye'simi kahreyleyeyim, bilmem ki? Öyle dehsetli muhitimde dönen matemki! Ah! Karsimda vatan namina bir kabristan yatiyor simdi Nasil yerlere geçmez insan Su mezarlar ki uzanmis gidiyor, ey yolcu Nereden basladi yükselmeye, bak, nerede ucu Uyan Baksana kim boynu bükük aglayan. Hakki hayatindir senin ey müslüman, Kurtar artik o biçareyi Allah için. Artik ölüm uykularindan uyan. Bunca zamandir uyudun kanmadin, Çekmedigin çile kalmadi, uslanmadin. Çignediler yurdunu bastan basa. Sen yine bir kerre kimildanmadin. Ninni degil dinledigin velvele, Kükreyerek akmada müstakbele. Bir ebedi sel ki zamandir adi, Haydi katil sen de o coskun sele. Karsi durulmaz cereyan sine-çak... Varsa duranlar olur elbet helak. Dalgalarin anmadan seyrini, Göz göre girdâba nedir inhimak? Dehseti maziyi getir yadina; Kimse yetismez yarin imdadina. Merhametin yok diyelim nefsine; Merhamet etmez misin evladina? Ben onu dünyaya getirdim diye Kalkisacaksin demek öldürmeye! Sevk ediyormus meger insanlari, Hakki-i übüvvet de bu canilige! Dogru mudur ye's ile olmak tebah? Yok mu gelip gayrete bir intibah? Bekledigin subh-i kiyamet midir? Gün batiyor sen ariyorsun tebah. ! Gözleri maziye bakan milletin, Ömrü temadisi olur nakbetin. Karsina müstakbeli dikmis Hüdâ, Görmeye lakin daha yok niyyetin. Ey koca sark! Ey ebedi meskenet! Sen de kimildanmaya bir niyet et. Korkuyorum, Garbin elinden yarin, Kalmayacak çekmedigin mel Bülbül Bütün dünyaya küskündüm, dün aksam pek bunalmistim: Nihayet bir zaman kirlarda gezmis, köyde kalmistirm. Sehirden çikmak isterken sular zaten kararmistir; Pek issiz bir karanlik sonradan vadiyi sarmisti. Isik yok, yolcu yok, ses yok, bütün hilkat kesilmis lâl... Bu istigraki tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl. Muhitin hali insaniyetin timsalidir sandim; Dönüp maziye tirmandim, ne hicranlar, neler andim! Tasarken hasrolup beynimden artik bin müselsel yâd, Zalâmin sinesinden fiskiran memdûd bir feryad. O müstagrak, o durgun vecdi nâgâh öyle costurdu: Ki vadeden bütün, yer yer, eninler çaglayip durdu. Ne muhik nagmeler, Yarab, ne mevcamevc demlerdi: Agaçlar, taslar ürpermisti, güya Sur-i mahserdi! -Esin var âsiyanin var, baharin var ki beklerdin. Kiyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin? O zümrüt tahta kondun, semavi saltanat kurdun, Cihanin yurdu hep çignense çignenmez senin yurdun! Bugün bir yemyesil vâdi, yarin bir kipkizil gülsen, Gezersin hânumânin sen, için sen, kâinatin sen! Hazansiz bir zemin isterse, sayet ruh-i serbâzin, Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-i pervâzin. Degil bir kayda, sigmazsin kanatlandin mi eb'ada Hayatin en muhayyel gayedir âhara dünyada. Neden öyleyse matemlerle eyyâmin perisandir, Niçin bir katrecik gögsünde bir umman hurusandir? Hayir matem senin hakkin degil, matem benim hakkim; Asirler var ki aydinlik nedir hiç bilmez afakim. Teselliden nasibim yok, hazan aglar baharimda Bugün bir hanumansiz serseriyim öz diyarimda. Bugün bir yemyesil vadi, yarin bir kipkizil gülsen, Gezersin Süleymaniye Kürsüsünden Bir de Istanbul'a geldim ki: bütün çarsi, pazar Naradan çalkaniyor, öyle ya... Hürriyet var! Galeyan geldi mi, mantik savusurmus... dogru: Vardi aklindan o gün her kimi gördümse zoru. Kimse farkinda degil, anlasilan, yaptiginin; Kafalar tütsülü hülya ile, gözler kizgin; Sanki zincirdekiler hep bosanir zincirden, Yikivermis de timarhaneyi çikmis birden! Zurnalar sehr ahalisini takmis pesine; Yedisinden tutarak ta dayanin yetmisine! Eli bayrakli alaylar yürüyor dört keçeli, En agir baslisinin bir zili eksik, belli! Ötüyor her tasin üstünde birer dilli düdük. Dinliyor kaplamis etrafini yüzlerce hödük! Kim ne söylerse, hemen el vurup alkislayacak -Yasasin -Kim yasasin? -Ömrü olan. Sak! Sak! Sak! Ne devairde hükümet, ne ahalide bir is! Ne sanayi, ne maarif, ne alis var, ne veris. Çamlibel sanki sehir, zabita yok, rabita yok; Aksa kan sel gibi, dindirecek vasita yok. 'Zevk-i hürriyeti onlar daha çok anlamali' Diye mekteblilerin mektebi tekmil kapali! Ilmi tazyik ile ta'lim, o da istibdad Haydi öyleyse çocuklar, ebediyyen azad. Nutka gelmis öte dursun hocalar bir yandan... Sahneden sahneye kosmakta bütün sakirdan. Kör çiban nesterin altinda nasil patlarsa, Hep agizlar desilip, kimde ne cevher varsa, Saçiyor ortaya, ister temiz, ister kirli; Kalmiyor kimsecigin muzmeri artik gizli. Dalkavuk devri degil, eski kasaid yerine Üdebaniz ana-avrat sövüyor birbirine. Türlü adlarla çikan namütenahi gazete, Ayrilik tohumunu bol bol atiyor memlekete. It yetistirmek için topragi gayet münbit Bularak fuhs ekiyor salma gezen bir sürü it Yürüyor dine bes on maskara, alkislaniyor, Nesl-i hazir bunu hürriyet-i vicdan saniyor. Kadin erkek kosuyor borc ederek Avrupa'ya... Sapa düsmekte bizim siklara, zannim Asya. Hakka tevfiz ile üç dane yetismis kizini, Tasiyanlar bile varmis, buradan baldizini... Analik ilmi için Paris'e, yüksünmeyerek... Yük agir, ecri de nisbetle azim olsa gerek. | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Tags |
| mehmet, akif, ersoy, karma, siirler |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Yazan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Aşık Veysel karma şiirler | daoisart | Aşık Veysel | 3 | 07.01.08 02:51 PM |
| Can Yücel karma şiirler | daoisart | Diğer Şair ŞiirLeRi | 12 | 27.12.07 04:45 PM |
| Yunus Emre Karma Şiirler | daoisart | Yunus Emre | 6 | 16.12.07 11:49 PM |
| MEHMET AKİF ERSOY | SanaLKampuS | Biyografi | 0 | 15.10.06 12:42 AM |
| Büyük Üstad M.Akif Ersoy & Şiirleri... | Puzzletr.net | E-kitap | 0 | 01.10.06 03:42 AM |