![]() |
| |||||||
| Komik yazılar Forum Kuralları Çerçevesinde Komik Yazıları buradan Paylaşabliirsiniz |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Süper Üye ![]() ![]() | bir kimsesizin günlüğü... bir kimsesizin günlüğü... Ilaç kokusu... Bende mi bir gariplik var yoksa yasam kokusu mudur aslinda ilaç kokulari? Bilirsiniz; gariptir hastane odalarinda sinsi bir ev hortlagi gibi gezinen ilaç kokularini. Milletin yüzünü eksiterek, burun kanatlarini büzerek duyumsamamak için çabaladiklari o kekremsi kokuyu bazilarimiz içine çekmekten tuhaf, gizli bir haz alir. Anne uyuyordur yataginda. Kolundaki çelik uçlu igne seffaf bir plastik hortumla ters dönmüs bir cam siseye baglidir. Insanin sabrini çatlatacak bir acelesizlikle damliyor serum damlalari. Burusuk elini avuçlarima aldim annenin. Kemikleri kirilgan bir kraker gibi geldi bana, örselememek için o kadar ihtiyatla oksadim ki... Hastaligi ilerledikçe, ilk gözleri kaçiyordu sanki dünyadan... Geri çekildi gözbebekleri günler günleri kovaladikça. Küçüldü o güzelim gözler, mini mini oldu. Izin versem kaybolacakti sanki, uzay kara deligine gizlenen bir dönemin parlak, isiltili yildizi gibi. Incecik bir çift kas, seyrelmis, gözyasindan agarmis kirpikler ve halkalar iç içe halkalar. Bir girdap gibi, 67 yasin açtigi girdap çizgileri, bir kisir döngü, yasamin içine çektigi gözler kayiplara karisiyordu. Çilelerin, istirabin anaforunda kösede son defa sevdiklerine el sallamak için bakan bir gurbet treni penceresi gibi gözler. Serum damliyor elinde çingirak, sokakta manastir için bahsis isteyen Budist rahibin sabirli adimlari periyoduyla Iyice yaklastirdim kulagimi. Iyice, daha yakina, fisildasin ki, kaçmasin kelimelerin dudaklariyla kulagimin arasindan baskasina! ‘Biliyor musun?’, dedi avucundaki yorgun ipince parmaklariyla karsi yatagi göstererek. Gözlerimi tavandan gösterdigi yöne çevirdim. Yatakta biri varla yok arasi bir seydi. En fazla 40 kilo civarinda biri olmaliydi, belki bir çocuk! “Bu kiz” dedi, ‘Hasta!’ Bir dev, acimasiz bir kabalikla ellerini gögüs kafesimden içeri soktu ve çekip aldi yüregimi. Iki avucunun arasina alip sikti, sikti... ‘Pamukçuk çikmis girtlaginda. Ve geç kalmislar gelmekte, midesine kadar inmis, su içerken bile aci ile kivraniyor. Kati yiyecek zaten yasak...’ Nefes almak bile istemez gibi bir hali vardi. Kap kacak sikirtilari yakinimiza geldi, sabah kahvaltisi almak için yerimden kimildadim. Aslinda içinde pamukçuk olan genç kizi merak etmekteydim. Yüzünü duvara dönmüstü, uyuyor muydu, uyanik miydi bilmiyorum. Hadi hastaligin verdigi yipranmayi da ekleyeyim, en fazla yirmisindeydi. ‘Affedersiniz, isterseniz size alabilirim kahvalti’, dedim. Ahlaksizlikti benimkisi biliyorum. Sudan baska gidasi olmayan bir zavalliyi, sirf görebilmek, konusabilmek için kahvaltiyi alet etmistim merakima. Sanki sagir gibiydi, duymadi bile beni, ya da duymazdan geldi. ‘Kimse pek bir sey bilmiyor; ama geçen akrabalari ziyaret için geldiklerinde kendi aralarinda konusurken kulak misafiri oldum, galiba ask onu bu hale getirmis; kara sevda!’ Evli bir kadina kaçmis sevdigi çocuk, kiz önce canina kiymak istemis, korkunca ölümden üzüntüden yemeden içmeden kesilmis. Nasihat, ögüt hiçbir sey dinlemeyince deli yüregi, doktorlara götürmüsler, sinir doktorlarina, ruh doktorlarina. Sonra hocalara, cincilere, muskacilara, üfürükçülere... Tedavi için atilan her adim, karanlik bir kuyuya çekmis onu. Aksama kadar kudurtucu bir merakla yüzünü bize dönmesini bekledim. Dönmedi, kimse onu çevirmedi, kimse ziyaretine gelmedi. Hemsire serumunu degistirirken bile ilismedi yalnizligina. Öylece bakti durdu duvardaki çatlak pörsümüs boyaya. Ertesi gün odaya girdigimde gözlerim hasat kizi aradi. Yoktu, gitmisti, götürülmüstü ya da... ‘Yazik’, dedi odadakiler, ‘çok yazik, sabah panikle girip çiktilar, çikip girdiler, ezan vakti alip götürdüler gelmedi bir daha...’ Öldü mü, kaldi mi bilmiyorum... Yerin altinda topraktan bir yatakta mi o incecik bitkin bedeni, yoksa ölmek için bir silte verebilecekleri kimsesizler diyarina mi götürdüler, ondan da habersizim. Kalkip yatagina oturdum... Ellerimle o hasta kizin bedeninin çakili kaldigi minderi yokladim. Uç kismindan bir çikintiyi fark ettim sonra. Önce parmagimla kontrol ettim tedirgin bir sekilde, sonra hafifçe kaldirip vücudumu, çekip aldim küçük bir not defterini. Küçük, yipranmis, sayfalarindan acikli bir hastalik fiskiran. Okumaya cesaret edemedim o anda. Sadece sararmis kapagindaki kargacik burgacik hastalikli birinin elinden çikma yaziyi heceleyerek okuyabildim... Bir kimsesizin günlügü! |
| | |
![]() |
| Tags |
| bir, kimsesizin, gunlugu |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Yazan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| F.Bahçe günlüğü | PuzzleTr.Com | Fenerbahçe | 0 | 02.01.07 11:33 |
| FB Günlüğü [19.12.2006] | PuzzleTr.Com | Fenerbahçe | 0 | 19.12.06 05:08 |
| Trabzonspor günlüğü | PuzzleTr.Com | Trabzonspor | 0 | 04.12.06 08:24 |
| BİR CİMRİNİN GÜNLÜĞÜ | SanaLKampuS | Fıkralar | 0 | 18.11.06 01:14 |