Sanalkampus Türkiyenin ilk Sanal Kampüsü -  

Geri git   Sanalkampus Türkiyenin ilk Sanal Kampüsü - > Kültür & sanat & edebiyat > Kültür Sanat > Kişisel Gelişim/Kariyer/İş Dünyası

Kişisel Gelişim/Kariyer/İş Dünyası Kişisel Gelişim, kariyer, iş dünyası Hakkında Dökümanlar ve Merak ettikleriniz

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 14.08.07, 06:43 PM   #1 (permalink)
Daimi Üye

 
deltri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: Bursa-İstanbul-Edirne
Mesajlar: 3.436
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 1 Post
Rep Gücü: 3007 deltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond repute
Cool Mükemmellik bir alışkanlıktır...

Nezaket kurallarının modasının geçtiği yargısına varmak için acele etmemek gerek. Çünkü bu kurallar, mükemmelliğe giden yolda en iyi egzersiz.

Rana Özşeker
RNA Danışmanlık
İmaj danışmanı ve yönetici koçu

“Günaydın!”
O sabah yarı uykulu halimden sıyrıldım birden ve etrafıma bakındım. Benden başka kimse yoktu ve hiç tanımadığım biri bana gülerek günaydın diyordu. Hem de bir Cumartesi sabah 6:30’da. Alışkın olmadığımdan olsa gerek, biraz şaşırdım. Ben İstanbul’da hafta sonunda, sabahın erken bir saatinde dışarı çıktığımda genellikle sokaklarda kimse olmaz, olsa da zaten bir tatil gününde o kadar erken kalkmış olmaktan dolayı canı sıkkın olur.


Sonuç olarak gülümseyen bir yüz ve “Günaydın” diyen enerjik bir ses duyma şansım neredeyse yok gibidir. Eğer siz o enerjik ve çevreye neşe saçan insanlardansanız, ne mutlu bir azınlıktansınız, bir bilseniz...
Bir gülümseme yeter...
Günümüzde bir gülümsemenin, başımızla selam vermenin ya da dostça bir kaç kelime etmenin kişiler üzerinde ne kadar rahatlatıcı, ne kadar olumlu bir etkisi olduğunu unuttuk. Çevremizdekilerle etkileşime girmemek için yüzlerce sebep buluyoruz kendimizce. Zamansızlık, ilgisizlik, reddedilme korkusu, hata yapma korkusu, bilinmeyenden korkma ya da belki o kişinin/kişilerin farkına varmama... Beyinlerimiz, onlarca dosyanın açık olduğu bilgisayarlar gibi. Hatta bir kısmı hata mesajı bile veriyor:”Yetersiz bellek” ve kendiliğinden kapanıyor. Bu yoğunlukta bir de başkalarına mı vakit ayıracağız? Kendimize bile zaman bulamıyoruz. İkna olmak ne kadar olay öyle değil mi? Son derece gerçekçi duruyor sebeplerimiz. Oysa ki yürürken yüzünüzde oluşacak bir gülümseme eşliğinde başınızla selam vermek belki 10 saniye bile sürmez. O yüzden bahanelere sığınmayı bırakıp, gerçeklerle yüzleşelim. Gittikçe asosyal oluyoruz. Karşı dairemizde oturanı, hatta bizimle aynı şirkette, aynı katta çalışanı bile tanımıyoruz ya da tanımak istemiyoruz. Neler oluyor bizlere?

Nezaketin modası geçti mi?
1930 yılnda Thorndike 3 çeşit zekadan bahsetmiştir; soyut, mekanik ve sosyal zeka. Sosyal zekayı tanımlarken de başkalarını anlama ve insan ilişkilerinde akıllıca/bilgece davranma becerisi sözlerini kullanmıştır. Sosyal zekanın akademik beceriden farklı olduğunu ve insanların hayatta başarılı olmalarını sağlayan anahtar faktör olduğunu yazmıştır. Günümüzde duygusal zekanın içinde kabul edilen sosyal zekanın, nesilden nesile düşmesi belki de neden insanlara bu kadar uzak durduğumuzu açıklayabilir. Diğer taraftan yapılan araştırmalar, aslında pek çok kişinin probleminin nasıl etkileşime gireceğini bilmemesi ya da emin olmaması olduğunu belgeliyor. Neden bilemiyoruz dersiniz? Bana göre açıklaması son derece basit. Çünkü bizler insan ilişkilerini düzenleyen en önemli unsuru, nezaket kurallarını hayatımızdan çıkartma yoluna gittik. Çünkü bizler, Jullian Baggini’nin söylediği gibi salt görgü kuralları ile günlük ahlak arasındaki ayırımı yapmakta başarısızlığa uğradık. Nezaket kurallarının modasının geçtiğini düşündük içimizden, ne gerek var öğrenmeye, uygulamaya dedik. Yemek yerken hangi çatalı kullandığımın ne önemi var ki, önemli olan benim bilgim, ünvanım, kişiliğim dedik. Ama farkına varmadan insanlarla ilişkilerimizi düzenleyen, bizleri diğerlerine yaklaştıran, toplumu toplum yapan bazı güzel alışkanlıkların da ortadan kalkmasına sebep olduk. Çevremizdekilere saygı göstermenin, onların toplu taşıma araçlarına itilmeden inip binme haklarına saygı duymak olduğunu unuttuk. Açık havada ya da bir kafede oturan kişinin orada kaldığı tüm süre boyunca bizim sesimizi dinlemek ve attığımız kahkahalara hogörü göstermek zorunda olmama hakkını unuttuk. Biz aslında sosyal açıdan ilerlemenin, gelişmenin medeni olmak, kibar olmak, görgü kurallarına uymak demek olduğunu unuttuk.

Nezaket küçük ayrıntılarda gizli
Sadece özel hayatımızda değil iş hayatımızda da kendimizi kaybettik bir anlamda. Sözlerimizle, tavırlarımızla çoğu zaman birlikte çalıştığımız kişileri ezip geçiyoruz. En başarılı olmak adına, diğerlerinden daha iyi olmak adına çoğu zaman çevremizdekilerin ne hissettiğine önem vermiyoruz. Günümüzün materyalist dünyasında nezaketin yerini sorguluyoruz. Oysa insanlarla nasıl konuştuğunuz, telefona nasıl cevap verdiğiniz, hangi ortamda ne giydiğiniz, müşterilerinizi ya da sizinle çalışan kişileri başkalarıyla nasıl tanıştırdığınız, nasıl tokalaştığınız, toplantılarda, iş yemeklerinde nasıl davrandığınız sadece diğerleriyle olan ilişkilerinizi düzenlemek ve onların kendilerini kötü hissetmelerine engel olmakla kalmaz, sizin de daha iyi bir imaj sergilemenizi sağlar.

Nezaket kurallarını neden öğrenmeliyiz?
Nezaket kuralları züppelik değildir. Modası geçmiş bir kurallar zinciri de değildir. Kendinize ve çevrenizdekilere gösterdiğiniz saygının bir kanıtıdır. Fransızların söylediği gibi, istediğiniz, elde etmek için çaba harcadığınız başarının biletidir gerçekten de. Nezaket kurallarını bilmek ve uygulamak size kendinizi daha farklı, daha iyi hissettirir. Kendinize güveniniz artar. İnsanlar sizden hoşlanmaya başlar. Çünkü siz bu sayede onlara kendilerini özel hissettirmeye başlarsınız. Bunun insanlar üzerindeki etkisi sizi unutulmaz yapmaya yeter. Eminim iş hayatında ya da özel hayatınızda kibarlığı ve doğru davranışı sayesinde düştüğünüz nahoş bir durumu, pozitif bir hale dönüştürmeyi başarmış, sizi rezil olmaktan kurtarmış bir kahraman vardır. Mesela çatalınızdan masaya düşürdüğünüz et parçasını görmemezliğe gelen, hatta diğerleri ile konuşmaya başlayarak dikkatleri başka tarafa çeken ve size gerekli önlemi almak için vakit sağlayan satış elemanı. Nasıl da kurtarmıştı sizi patronun önünde küçük düşmekten? Hala hatırlarsınız onu, hatta bölge satış müdürlüğü pozisyonu için tanıdığınız birileri olup olmadığını soran arkadaşınıza da onun ismini vermiştiniz... Unutmayalım ki iş görüşmelerinde, iş toplantılarında, fuarlar, kongreler, seminerler kısaca kendinizi ve şirketinizi temsil edeceğiniz her hangi bir ortamda “Cilalı Profesyonel” olmanın önemli koşullarındandır iş hayatının nezaket kurallarını bilmek ve uygulamak.

Sürekli olarak ne yapıyorsak oyuz
İş hayatının kurallarını bilmek bizleri ayrıcalıklı yapar. Bu konuya özen göstermemiz daha profesyonel bir imaj vermemizi sağlar ki bu da saygınlığımızı ve güvenilirliğimizi arttırır. Pek çok kişiden daha iyi bir eğitim aldığınızı ve insanlara özen gösterdiğinizi ortaya koyar. İnsanların öğrendiklerini içselleştirmesi ve davranışlara dönüştürmesi için tekrarlaması gerekiyor. Duymak, görmek, okumak yetmiyor. Yapmak gerekiyor. Aristo’nun da dediği gibi: ”Bizler sürekli olarak ne yapıyorsak oyuz. Bu durumda mükemmellik bir fiil değil, bir alışkanlıktır.”

Mükemmel olma yolunda alıştırmalarınıza hemen başlamaya ne dersiniz? İlk adım olarak yarın sabah işe gitmek için evden çıktığınızda tanımasanız dahi ilk rastladığınız kişiye güleryüzle ve olumlu bir ses tonu ile “Günaydın” deyin ve o mutlu azınlığa katılın.


İş dünyası artık iş hayatındaki görgü kurallarından bahsederken business etiquette yani iş etiketi kavramını tercih ediyor. Hatta internet kullanıcıları arasında internetteki görgü kuralları Netiquette olarak isimlendirilmiş. Peki nereden geliyor bu etiket kelimesi? Çocukken defterlerimizin üzerine yapıştırdığımız etiket gibi birşey mi acaba? 1600-1700lü yılların Fransasından gelen bir kelime “Etiquette”. O yıllarda soyluların yapacak pek işleri olmadığı için sosyal sınıflarını dışardakilerden ayırmalarına yardımcı olacak bir kurallar listesi hazırlamışlar ve listenin adına eski Fransızca’da “bilet” anlamına gelen bu sözcüğü uygun görmüşler. Asillerin dünyasına giriş bileti... Yıllar geçip de iş hayatında farklı bir takım nezaket kuralları kullanılması gerektiğinde, business etiquette kavramı ortaya çıktı.
__________________
Kul Köle Olma İşini Yap,Kedi Gibi Pusma Ayağa KALK!!!
-------------------------------------------




iletişim:

deltri@sanalkampus.o rg
deltri Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla deltri isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Cevapla

Tags
kisisek gelisim kariyer


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Saat 09:13 AM


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
http://www.puzzletr.com
Inactive Reminders By Icora Web Design

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385