Sanalkampus Türkiyenin ilk Sanal Kampüsü -  

Geri git   Sanalkampus Türkiyenin ilk Sanal Kampüsü - > Kültür & sanat & edebiyat > Kültür Sanat > Kişisel Gelişim/Kariyer/İş Dünyası

Kişisel Gelişim/Kariyer/İş Dünyası Kişisel Gelişim, kariyer, iş dünyası Hakkında Dökümanlar ve Merak ettikleriniz

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 14.08.07, 06:41 PM   #1 (permalink)
Daimi Üye

 
deltri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: Bursa-İstanbul-Edirne
Mesajlar: 3.436
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 1 Post
Rep Gücü: 3007 deltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond reputedeltri has a reputation beyond repute
Güveni kendimizde aramalıyız

İş yaşamında veya gündelik yaşamda kendinize güveniniz çok sık mı sarsılıyor? “Sanki yere düştüm” hissini sıklıkla mı yaşıyorsunuz? Belki de diğerlerinin tepkilerine gereğinden fazla önem veriyorsunuzdur.
Uzm. Klinik Psikolog Hande Kılınç Kunt
Persona Life Sağlıklı Yaşam ve Danışmanlık Merkezi

Sıradan bir hikaye... Veya değil...
“Bir grup meslektaşımın önünde ayakta konuşuyordum. Dinleyicilerin sunumumdan biraz sıkıldığını düşündüm. Salondakiler esniyordu. Dikkatim dağıldı, kendime ve anlattığım şeye inancımı bir anda kaybettim. Arkada çalan müziği duydum, yine aynı müzik… “Yapamazsın ki! Yine yapamadın” şarkısı çalıyor… Artık salondakilerin ne yaptığının veya ne cevap verdiğinin önemi yok. Gözlerimden yaşlar süzülüyor, canım acıyor, kızıyorum ama kime bilemeden... Duymuyorum söylenenleri... Tek duyduğum içimdeki acı... Ben kendi zihnimdeki sesin kalabalığına karıştım. Uzun yıllar öncesine gidiyorum… Salon yine kalabalık… Piyanonun tuşlarına yanlış basıyorum. Annemler çıkışta azarlıyorlar “Yine hatalı çaldın. Hep yanlış yapıyorsun zaten”.
Sonra ben de kendime kızıyordum niye böyleyim diye…O zamanlar onların verdiği sufleler bugün kendi sesim oluyor. Hep çaresizce ötekilerin gözlerinde yıllar önce kaybettiğim aynayı arıyorum. Kendime güvenim yok ki benim. Hep ötekilere bağlıyım”.
Çevreyle ilişkilerimiz bizi tanımlıyor
Zaman zaman gündelik yaşamda veya iş yaşamında kendimize güven konusunda iniş-çıkışlar yaşayabiliriz. Hepimiz insanız. Bazen kendimizi enerjik ve iyi hissedebiliriz. Bazen de cansız, üzgün ve dalgın… Böyle zamanlarda, kendimizle ve dünyayla ilgili olarak olumsuz düşüncelerimiz ve yoğun kaygılarımız olabilir. Yine hepimize tanıdık gelebilecek şekilde, bazı kişilerin varlığı kendimizi iyi hissetmemize yardımcı olurken, bazılarının varlığı da genelde kendimize güvenimizi sorgulamamıza sebep olabilir. Birisi bizi beğenmediğinde, bizi dinlemediğinde veya bize arkasını döndüğünde kendimizi kötü hissedebiliriz. Diğer bir deyişle, aslında çevremizdeki kişilerle kurduğumuz ilişkilerden edindiğimiz izlenimler aracılığıyla duygu dünyamızda hem onları hem de kendimizi tanımlamaya girişiriz.
İlk düşüş
Dünyaya atıldığı andan itibaren bebek kendini bu dünyanın merkezinde görür. Bebeğin fiziksel olarak hayatta kalması için yaşadığı ortamda belli koşulların gerçekleşmesi gerekir: oksijen, yemek ve bir dereceye kadar sıcaklık. Aynı şekilde, psikolojik olarak varolması da ancak içinde bulunduğu psikolojik çevrede bazı koşulların sağlanması ile mümkün olabilir: Duygusal ihtiyaçlarına uygun karşılıkları veren ötekilerin varlığı. Duygusal ihtiyaçlar nasıl doyurulabilir? Bebek, görülmeye, onaylanmaya, gerginliği arttığında korunmaya, desteklenmeye ve herkes gibi olduğunun kabul edildiğini hissetmeye ihtiyaç duyar. Varlığına değer verildiğinin bilgisini bebek annenin dokunuşları, bakışları ve ses tonu aracılığıyla alır. Fakat eninde sonunda her anne doğal olarak bazı zamanlarda bebeğin ihtiyaçlarını karşılarken yetersiz kalabilir ve/veya gecikebilir. “Ben harikayım istediğim her şey karşılanıyor” diyen bebeğin içinde bulunduğu mükemmel denge durumu sarsılır ve “Ben ve annem farklıyız. İstediklerim anında karşılanamayabilir” demeye başlar. Eğer anne yeteri kadar bebeğinin ihtiyaçlarına duyarlıysa, bebek kaçınılmaz olarak yaşayacağı bu tür hayal kırıklıklarıyla baş edebilecek kaynaklara sahiptir. Diğer yandan, bebeğin duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasında babanın da sahneye girmesi gereklidir. Bebek güçlü gördüğü, hayran olduğu babanın kendisini rahatlatmasına ihtiyaç duyar.

“Kendine güven konusunda iniş çıkışlar yaşamak çok normal. Ama inişleri daha az yaşamak için kendimize olan güvenimizi, başkalarının düşüncelerine endekslemekten vazgeçmeliyiz.”

Güveni başka yerde aramak
Sağlıklı gelişimin devam etmesi için hem annenin hem de babanın çocuğa, yaşına uygun dozlarda sınırlar koyması gerekir. Böylece çocuk hem kendisini hem de ötekileri daha gerçekçi şekilde görmeye başlar. Kısaca, sağlıklı gelişim sürecinde, annenin ve babanın çocuğun duygusal ihtiyaçlarını çocuğun ihtiyacı olduğu şekilde doyurmasıyla, çocuğun kendine güveninin ve yaşamla ilgili sahip olduğu ideallerinin temel taşları döşenmiş olur. Diğer yandan, annenin ve/veya babanın kendi duygusal ihtiyaçları çok yoğunsa, enerjilerini çocuklarına yatıramadıklarından çocuklarını zamanından önce yalnız bırakırlar. Bu durumda, çocuğun duygusal repertuarındaki boşluklar, ilerde yetişkin olarak kendine güveninin çok hassas dengelerin üzerine oturmasına, iç dünyasında anlam veremediği boşluk, anlamsızlık hisleri gibi duygusal gelgitler yaşamasına sebep olur. Erken dönemde henüz yeterli kaynakları oluşmadan kendi kaynaklarıyla baş başa bırakılan çocuklar yetişkin olduklarında da geçmişte yitirdikleri ya da hiç sahip olamadıkları o “sevgi dolu bakışı” diğerlerinin gözlerinde arar dururular. “Başkalarının gözlerinde kendi kendilerini bulabilmek umuduyla” hiç yalnız kalmazlar, hep temas ararlar. Sürüklenirler.

Güvenimizi kendimiz oluşturmalıyız
İşte yukarda kısaca anlatmaya çalıştığımız kendiliğin gelişimi sırasında ortaya çıkan ihtiyaçlar yaşam boyu devam eder. Tamam “kendine güveni” biz kendi kendimize sağlamalıyız. Tamam, bizler yetişkinler olarak ötekilerin verecekleri tepkilere bebeklerden daha az ihtiyaç duyuyoruz. Fakat bu ihtiyacımızı karşılamayı bir noktaya kadar kendi kendimize başarabiliriz. En önemli başarımız, ötekilerin bize vereceği onaya ve kabule ihtiyaç duyduğumuz ve bunların karşılanmadığı durumlarda da geçmişteki ve şimdiki başarılarımızı düşünerek hayal kırıklıkları karşısında parçalanmadan kendimizi destekleyebilmeye devam edebilmemizdir. Tabii resme bütün olarak bakarsak, yine de, yaşam boyu gözlerimiz ve antenlerimiz her yöne açılmış şekilde değerli bulunup bulunmadığımıza dair mesajlar almaya ilişkin çok hassas olmaya devam ederiz.

kaynak:kariyer.net
__________________
Kul Köle Olma İşini Yap,Kedi Gibi Pusma Ayağa KALK!!!
-------------------------------------------




iletişim:

deltri@sanalkampus.o rg
deltri Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla deltri isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Alt 14.08.07, 07:34 PM   #2 (permalink)
Üye
 
nUR6::L - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 76
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Gücü: 38 nUR6::L has a reputation beyond reputenUR6::L has a reputation beyond reputenUR6::L has a reputation beyond reputenUR6::L has a reputation beyond reputenUR6::L has a reputation beyond reputenUR6::L has a reputation beyond reputenUR6::L has a reputation beyond reputenUR6::L has a reputation beyond reputenUR6::L has a reputation beyond reputenUR6::L has a reputation beyond reputenUR6::L has a reputation beyond repute
--->: Güveni kendimizde aramalıyız

katıl ıyorum
başka yerlerde aramamalı
güvenimizi k e n d i m i z oluşturmalıyı2!!!
nUR6::L Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla nUR6::L isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Cevapla

Tags
kisisel gelisim


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Saat 09:14 AM


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
http://www.puzzletr.com
Inactive Reminders By Icora Web Design

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385