![]() |
| |||||||
| Hodri Meydan Bu alanda Forum kuralları çerçevesinde, hakaret olmadan Hertürlü konuyu Tartışabilirsiniz |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| KoRuYuCu MeLeK ![]() | Rock Müziğin Temel Taşı: “Elektrogitar” Geçmişi yaklaşık 5000 yıl öncesine kadar uzanan, ilk örneği olan “sitara”ya tarih öncesi çağlarda Orta Asya’da rastladığımız, çok sesli müziğin icrasındaki en önemli enstrümanlardan biridir gitar. Gitar ismi aslen Arapça kökenli “gitara” kelimesinden gelmektedir. Sekizinci yüzyılda Araplar tarafından (Endülüs Emevi Devleti döneminde) İspanya’ya getirilen gitarın, Avrupa müziğinde yaygın olarak kullanılır hale gelmesi 13.yy’da gerçekleşmiştir. 1450 yılına kadar 4 telli olan gitar bu tarihten sonra 5 telli olmuş, günümüzde kullandığımız 6 telli formuna ise 18.yy’de kavuşmuştur. İşte bu gelişim sürecinin son ayağına jazz, blues, rock’n roll, country, heavy metal gibi müzik türlerinin vazgeçilmezi olan elektrogitarla ulaşılmıştır.1920′li ve 30′lu yıllarda “Glen Miller” ve “Benny Goodman” gibi müziyenlerin başını çektiği “Big Band” ve “Swing” müzik fırtınasıyla popülerliği artan açıkhava ve salon dans partileri, daha yüksek sesli gitarlara olan ihtiyacı açıkça ortaya koymuştu. İşte tam bu dönemlerde iki Los Angeles’lı müzisyen “George Beauchamp” ve “John Dopyera” bu konu üzerinde çeşitli çalışmalar yapıyorlardı. Bazı başarısız denemelerden sonra Dopyera alüminyum diskler ile metal bir gövdenin birleştirilmesi sayesinde normal akustik gitarlardan 3 ila 5 kat daha güçlü ses çıkarabilen bir gitar yapmayı başardı. 1930 yılında Dopyera ile yollarını ayırdıktan sonra Beauchamp, gitarın sesinin yükseltmenin farklı yollarını aramaya başladı. Aylar süren araştırmalardan ve denemelerden sonra Beauchamp, “Paul Barth” ile birlikte at nalı biçiminde iki mıknatıstan ve altı kutup noktasından oluşan manyetik bir alıcı yapmayı başardı. Alıcının görevini başarılı bir şekilde gerçeklerştirmesi üzerine Beauchamp, “Harry Watson” ile birlikte adına “Frying Pan” dedikleri ilk prototipin şablonunu oluşturdu. Takip eden süreçte Beauchamp, bölgesel bir zar ve keski fabrikası olan “Adolph Rickenbaker” ile prototipin metal aksamının üretimi konusunda anlaştı. Böylece Rickenbaker şirketi yaptığı “Frying Pan” ile ilk elektrogitarı üretmiş oldu. Seri üretim ve satış anlamında ilk elektrogitarı üreten ise Gibson şirketinde akustik mühendisi olarak çalışan “Llyod Loar”dır. Loar 1920′lerden itibaren gitar sesini elektronik olarak yükseltmek üzerine deneysel çalışmalar yapmaktaydı ve 1933 yılında Gibson şirketine bağlı olarak kendi şirketi olan Vivi-Tone’u kurdu. Vivi-Tone tek bir amaç için kurulmuştu, o da ispanyol sitilinde bir elektrogitar yapmaktı. Vivi-Tone şirketi bir yıl içinde iflas etti ancak bu bir yıl zarfında yapılan çalışmalar sonucunda Gibson şirketi sektörde devrim niteliği taşıyan ES-150 modelini yaratmak için gerekli olan ilhama kavuşmuş oldu. 1935 yılında Gibson şirketi bir slide gitaristi olan “Alvino Rey”i yeni bir manyetik alıcı yapımında yardımcı olması için görevlendirdi. Prototip, Alvino Rey ve Chicago’daki “Lyon&Healy” şirketinin mühendisleri tarafından yapıldı ancak alıcıya son şeklini Gibson mühendisi “Walter Fuller” kazandırdı. Bütün bu çalışmaların sonucunda 1935 yılının sonlarına doğru ES-150 (Electric Spanish-150) piyasaya çıktı. ES-150 modern anlamdaki ilk elektrogitardır. ES-150′nin başarısından sonra katı gövdeli (solid) elektrogitar yapımı konusunda çeşitli çalışmalar yapıldı fakat bunlar başarısızlıkla sonuçlandı. Bunun üzerine Gibson şirketi bu konudaki çalışmaları rafa kaldırdı. Tüm bu olaylar yaşanırken gitar sektörünün geleceğinin katı gövdeli elektrogitarlarda yattığını düşünen Anaheim’lı radyo tamircisi “Leo Fender” 1943 yılında ilk katı gövdeli gitar prototipini yaptı ve “Esquire” adını verdiği ilk katı gövdeli gitarı 1949 yılında piyasaya sürdü. Bu isim önce “Broadcaster” ve son olarak “Telecaster” biçiminde değişti. 50′li ve 60′lı yıllarda “Telecaster” country, blues ve rock’n roll gitaristlerinin en popüler tercihiydi. 1961 yılında elektrogitarlar artık tamamen olgunlaşmışlardı. Gibson şirketi bu dönemde “Humbucker” denilen ve standart manyetik alıcılara göre gürültüyü ve istenmeyen harmonikleri en aza indiren yeni nesil manyetik alıcıları gitarlarında kullanmaya başladı. Yine aynı dönemlerde firma ES-335 isimli yarı-boş (semi-hollow) gövdeli elektrogitarını piyasaya sürdü. Bu yıllarda Gibson’ın ilk katı gövdeli elektrogitarı olan SG modeli ile Fender’in modern katı gövdeli elektrogitarı “Stratocaster” rock artistlerinin standardı haline geldi. 60′lı yıllardan günümüze kadar Gibson ve Fender gibi köklü firmaların yanına Ibanez, ESP, Jackson vb. birçok gitar üreticisi firma eklendi. Elektrogitarın tarihini kısaca gözden geçirdikten sonra biraz da teknik özelliklerinden bahsedelim. Temel olarak elektrogitar; elektro manyetik alıcılar yardımıyla çelik tellerin titreşimlerini elektriksel sinyallere dönüştüren ve bir amplifikatör yardımıyla bu sinyalleri sese dönüştüren gitar türüdür. Elektro gitarlar katı (solid) gövdeli, boş (hollow) gövdeli olmak üzere iki temel kategoriye ayrılır. Katı (solid) gövdeli : Katı gövdeli gitarlar, masif gövdeli ve sesin akustik olarak iletilmesine imkan tanımayan böylelikle bir amplifikatöre bağlandığın da geri beslemeyi (feedback) en aza indiren gitar türüdür. Boş (hollow) gövdeli: Boş gövdeli gitarlar, katı gövdeli gitarların aksine sesin akustik iletisine izin veren ve herhangi yardımcı araç olmaksızın (amplifikatör…) zengin ses üretibilen gitarlardır. Bu özelliklerine karşın yine de üzerlerinde manyetik alıcılar bulunur ve amplifikatör yardımıyla kullanılır. Bir elektrogitar şu bölümlerden meydana gelir;
__________________ ' KaLbindeki SüTü TükeTmediLer mi? ' ιℓєтιşιм мαιℓι: |
| | |