![]() |
| | #1 (permalink) |
| sen de gel benimle Seher vakti hırçın dalgalarım yine kıyına vurdu beni.Simsiyah bir örtü serildi üzerime.Gökteki yıldızlarım yarı uykuda.Dokunursan uyanacaklar,sessizli ği dinle,ışık yolunda binlerce kez sesimi dinle.Alemlere açıldım bu gece,sen de gel benimle. Gel çocukluğumuza geri dönelim.Ayrı iklimlerde ayrı coğrafyaların insanı olsak da eskiden _ki yenide sanki birleştik mi_ beraber gidelim çocukluğumuza.Önce seninkine sonra benimkine.Bahar dallarındaki kokuyla baygın, erik toplayalım ağaçlardan. Dudaklarının tazeliğini anımsatsın.Ahşap konakların bahçe duvarlarına yaslanıp gölgeliğinde dinlenelim,yürekleri mizi dinleyelim. Her şey ne kadar masum bak. Geri dönmüyor saflık; beyaz ve kırılgan bir çiçek gibi onu göğsüne tak. Yemyeşil bir vadiye elele uzanalım. Habersizce çekilen bir fotoğrafımızla kartpostal olalım. Gölgeli yüzleri seçilemeyen iki yar, birbirinin yarlarına yaklaşmış asla düşmeyen iki sevgili... Sevenlerin kalplerini yüreğimizde taşıyalım. Gel birlikte uzaklığı bertaraf kılalım. İçinde yaşadığımız kartpostalı tozlu bir çekmecede sararmaya bıraksalar bile ne farkeder.Ruhumuzda bahar kokan bu telaş varken.Sen gel yeter ki gecikmeden. Bu dünyadan kaçalım,bir kartpostalda maziyi analım. Bugünü,dünü,dünden öncesini... Her şeyi unutalım. Çocukluk dönemimizin ruhu büyük iki çocuğu olalım. Neden bu kadar iyi anlaştığımızı hiç anlamayalım. Bilmeden hissettiğimiz bir sıcaklığın tadına varalım. Sözcükler bugünkü gibi bizi yollara vurmasın. İlkel çağlardaki gibi sadece anlaşmak için konuşalım. Hiçbir sözcük hiçbir cümle ruhumuza sağanaklar yağdırmasın. Kirli ve çamurlu sokaklarda yalnzılığına isyan etmiş şairlerden uzak, yalnızlığın ne olduğunu bilmeden yaşayalım. Biricik çocukluk arkadaşım ol. Dakika,saat,gün,ay,y ıl...farketmesin. Aynı sokakta aynı topun peşinde koşan iki yumurcak olalım. Masumiyet hep kucağımızda. Bu çirkin dünyanın siyahları, yalnızlığı, isyanı, sonsuzluk bilinci... Hepsi büyüklerin olsun. Biz minik oyunlarımızla mutlu olmayı öğrendiysek asla mutluluk nedenlerimizi büyütmeyelim. Kalbim sıkışıyor. Asla çocuk olamayacağımızı bildiğim için yazıyorum bunları. Hayal etmek bile hoşuma gidiyor. Kirlenen, kirletilen, çirkin oyunların ortasına bir mıknatısla çekilen biziz. Şimdi masumiyeti kovalamak, kartpostallarda yaşayan ve yaşadığı asla belli olmayan bir yar olmak hoşuma gidiyor. Büyüdüm_ keşke bir yolu olsaydı ve büyümeseydim_körpe bedenimin taşıdığı hayallere hiç ulaşamadım. Yaklaştım sandım, aldandım. İmkansızlıkları sözcüklerle yaratmak yetişkin benin içindeki o eski çocuğun günümüz oyunudur. Sobeledim seni, şimdi sen yarat satırlarını; özlediğin, kavuşamadığın ne varsa aralarında dolaş. Ruhuna beni de kat. Bu oyun ikimizin... Seher vakti hırçın dalgalarım yine kıyına vurdu beni.Simsiyah bir örtü serildi üzerime.Gökteki yıldızlarım yarı uykuda.Dokunursan uyanacaklar,sessizli ği dinle,ışık yolunda binlerce kez sesimi dinle.Alemlere açıldım bu gece,sen de gel benimle.... | |
| | |