Sanalkampus Üniversiteliler Unikampus  

Geri git   Sanalkampus Üniversiteliler Unikampus > Kültür & sanat & edebiyat > Kültür Sanat > Hikaye, Roman, Deneme

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 23.11.06, 11:13   #1 (permalink)
Süper Üye
 
kampusgaleri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgileri
Üyelik tarihi: Sep 2006
Kullanıcı No: 4
Mesajlar: 432
Teşekkürler Durumu
Ettiği Teşekkür: 0
7 Mesajına 7 kere teşekkür edildi
Karizma
Rep Puanı : 2555
Rep Seviyesi : kampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond reputekampusgaleri has a reputation beyond repute
İletişim
SEVMEK Mi ? SEViLMEK Mi?

SEVMEK Mi ? SEViLMEK Mi?

Genç kız nihayet uyanmıştı. Tüm gece boyunca uyumuştu.
Gözlerini ovuşturdu. Elbiselerini düzeltti. Şaşkındı.
- Neredeyim ben? Siz kimsiniz?

- Demek dün gece neler olduğunu hatırlamıyorsun?

- Çok içtiğimi hatırlıyorum o kadar...

- Evet, kapıyı sana açtığımda çok sarhoştun gerçekten.
Kapıyı açar açmaz bana ilk söylediğin söz suydu:

"Ben Tanrı'nın hediyesiyim" Genç kız bu söz karşısında
utancını gizleyemiyordu. Bir şeyler söylemek istiyor ama
nereden başlayacağını da bilemiyordu. Şaşkınlığını biraz
olsun gizlemek için:

- Peki ya sonra ? dedi.

- İşin doğrusu ben Tanrı'dan böyle bir hediye
beklemiyordum. Şaşırdım bir an. Gerçeği arayan birisine
senin gibi bir serabın gösterilmesi doğal gelmedi bana.
Ben bunları düşünürken sen de şu anda yattığın yerde
sızıp kaldın zaten.

- Dün geceden beri yerde mi yatıyordum? Diye sordu
şaşkınlıkla.

- Evet, düşüp sızdığın yerden kaldırmadım. Biliyorsun
seraba dokunulmaz. Bütün gece Tanrı'nın seni almasını
bekledim. Ama görüyorsun ki hala gelmedi. Sahi söyler
misin sen hangi Tanrı'nın hediyesisin böyle?

Yeşim sitem dolu bir utangaçlıkla:

- Lütfen benimle alay etmeyin, dedi.

- Alay etmiyorum. Sadece seni anlamaya çalışıyorum.
İstersen önce sana bir kahve yapayım da kendine gel.
Kemal kahveleri getirdiğinde Yeşim biraz olsun kendine
gelmişti. Üzerindeki yabancılığı atmaya, doğal olmaya
çalışıyordu.

- Benim adim Yeşim. İki sokak ilerideki sitelerde
oturuyorum. Dün gece için özür dilerim. Arkadaşlarla
yasadığım bir çılgınlıktı o kadar. Çok utanıyorum.

- Ben de Kemal. Bu evde tek başıma yaşıyorum. (Bir an
duraksadı Kemal). Senin hakkında ne düşündüğümü merak
ediyorsun değil mi?

- Biraz öyle...

- Hiç... Hiçbir şey düşünmedim.

- Neden?

- Özel olarak hiçbir insan üzerinde düşünmem pek.

- Gecenin yarısında kapını çalıp evinde yatan bir kız
hakkında bile mi?

- Evet...

- Çok garip bir insansın.

Kemal sustu... ve sonra

- Söylesene maskeli bir baloda insanların gerçek
yüzlerini tanımak mümkün müdür sence?

- Tabii ki değil.

- İşte şu toplumda gördüğün bir çok insan ve sen...
Hepiniz maskelerinizle yaşıyorsunuz. Su toplum maskeli
bir balodan farksızdır bence. Hem de zamana, kişilere ve
olaylara göre her an değişen maskelerin kullanıldığı bir
balo... Bu yüzden pek anlamlı gelmiyor bana insanlar
üzerinde düşünmek.

- Kendini soyutluyorsun insanlardan.

- Öyle de denebilir. Zaten toplum ferdin en büyük
düşmanıdır bence. Bu yüzden insanlardan hiçbir şey
almamayı yeğliyorum. Buna rağmen her şeyimi vermeye de
hazırım onlara.

- İnsanların sevgisini de reddeder misin, örneğin?

- En başta onu. Bugünün sahte sevgileri bir insanin
kalbini yaralamak için seçilen en tehlikeli yoldur.

- Ama insan hiç sevilmeden yasayamaz ki...

- Bunda yanılıyorsun. İnsan sanıldığının aksine
sevilerek değil severek yaşar. İnsan sevilmek
ihtiyacında olan zayıf bir varlık değildir. Kısacası
sorun bence sevilmek değil sevmektir.

- Sevdiğin halde sevilmiyorsan?

- Sevilmek senin sorunun değil onun sorunu. Bence sevmek
bir insanı kendi içinde hissetmendir. Sevilmek ise
kendini bir insanin içinde hissetmen. Anlayabiliyor
musun? Sevmek seni zenginleştirir, sevilmek değil. Bunu
evreni kapsayacak şekilde de düşünebilirsin.

- Nasıl yani?

- Evrensel anlamda sevmek kainatı kendinde seyretmek,
sevilmek ise kendini kainatta seyretmektir. Yeşim'nın
kafası karışmıştı. Hiç bu kadar derinlemesine
düşünmemişti sevgi üzerine.

Bunu fark eden Kemal:

- Bunları bir anda anlamak sana güç gelebilir. Ama biraz
düşünürsen umarım anlayabilirsin. Şunu unutma ki
insanlık bugün ikinci tas devrini yaşıyor. Birinci taş
devrinde insanlar yumuşacıktı. Sevgi sayesinde her şey
yumuşacıktı. Sadece evleri ve aletleri taştandı. Simdi
ise her şeyimiz yumuşacık, yüreklerimiz taş gibi. Hatta
taştan da katı. Çünkü öyle taslar vardır, üzerlerinde
otlar yetişir ve öyleleri de vardır ki... Kemal'in
gözleri nemlendi bunları söylerken. Yılların acılarını,
ihanetlerini, buruklukların, kelimelere döküyordu
aslında. Ağlamaklı bir hale dönüşüyordu sesi kesik
kesik...

Uzun bir sessizlik oldu. Bütün bir hayat şeridi geçti
Yeşim'nın gözleri önünden. Eğer Kemal'in anlattıkları
doğruysa sevgi hiç olmamıştı hayatında. Bir anda gözleri
duvarda bir çerçevede olan mısralara takıldı:

"Donuk sevgiler çağındayız Sıcak sevgiler cehennemde
yanıyor Sevgi... Yaşanmayacak kadar güzel, Fark
edilmeyecek kadar sade, Duyulmayacak kadar doğaldır."

Kemal duvarda ağlayan bir çocuk portresi gösterdi
Yeşim'ya:

- Biliyor musun bir çocuğa verilecek en değerli besin
şefkattir. Ve de cesaret. Bunlar öyle hassas bir dengeye
sahiptir ki, denge bozuldu mu işte şu insanları görürsün
karşında... Şefkat ve cesaret kurbanları... Kimileri
aşırı şefkatin yanında cesaretsiz büyütülürler. Bu
insanlar küçücük bir dünya kurmak isterler kendilerine.
Güçsüzdür bu insanlar, kolayca kırılırlar. Dünya çok
acımasızdır öylelerine göre... Kendilerini sevecek
birilerini ararlar hep. O kadar yoğunlaşırlar ki bazen
şiddetli bir arzuyla birine doğru akmak isterler.
Cesurca sevemezler. Cesareti öğrenememiştir bu insanlar.
Öte yandan da cesur insanlar... Dünyayı bile
devirebilirler. Ama basit bir sevgi oyunuyla kolayca
yıkılıverirler. Dünyayı titretecek cesareti taşıyan bu
insanlar kalplerine dokunan bir parmakla diz üstü
çöküverirler yere. Ve su sözleri duyar gibi olursun
onlardan: " Dağ düştü üstümüze Yıkılmadık ama İnsan
değdi tenimize Acısı yıktı bizi...! Cesaret onları o
kadar sertleştirmiştir ki sevdikleri insanı kolları ile
kalpleri arasında neredeyse öldürür.

Kemal sustu birden. Yeşim bir şeylerin olduğunu
hissetmişti. Çözmek istiyordu Kemal'i.

- Niye sustun?

- Bana ne şefkati öğrettiler nede cesareti.

- Ama tüm bunları biliyorsun sen

- Nasıl olduğunu merak ediyorsun değil mi, anlatayım.
Bir an durdu sonra:

- İnsanların nefretinden sevgiyi, ihanetlerinden
sadakati, korkaklıklarından cesareti öğrendim.

- İnsanlar bu kadar acımasız mi? Gerçekten seven
insanlar yok mu hiç?

- Bırak sevgilerini gülmeleri bile doğal değil onların.
Seni senin için değil kendileri için severler. O kadar
iyi o kadar güzel ve o kadar haince severler ki hayran
olmamak elde değil biliyor musun? Sevgi ve ihaneti
sanatsal bir uyarlamayla o kadar güzel sahneye koyarlar
ki son sahnede öleceğini bile bile seyredersin oyunu.
Mükemmel bir katildir onlar. Seve seve öldürürler seni.
Dudaklarından sevgi sözcükleri yükselir. Yapacağın tek
şey gözlerini kapatıp sevgi atmosferi içinde sevgi
sözcüklerinin sağanak yağmuru altında ölümü beklemendir.
Anlıyor musun?

- Sen sevilmekten korkuyorsun

- Belki...

- Neden? - Neden mi? Ben her insani kalbime misafir
edebilirim, sevebilirim yani. Kalbimden eminim çünkü.
Sevdiğim insani rahatsız edecek hiçbir şey yok kalbimde.
Ama kimsenin kalbine girmek istemem. Çünkü bilmiyorum
nelerle karsılaşacağımı. Bilmiyorum hangi tuzaklar
bekliyor beni. Ve bilmiyorum o insan bunlardan haberdar
mı?

- Fikirlerimi alt üst ettin. Her şey karıştı. Sevmek
sevilmek, nefret sevgi... Hatta şu ana kadar gerçekten
yaşayıp yaşamadığımı düşünüyorum.

- Aslında sana anlattığım her şeyi kendinde
bulabilirsin.

- Nasıl?

- Kendini tanıyarak... Yalnız kaldığın anlarda...

- Yalnızlıktan kaçmışımdır hep...

- Yalnızlıktan kaçmak kendinden kaçmaktır. Bir
düşünsene, doğarken de yalnızsın, ölürken de. O halde
yasarken yalnızlıktan kaçmak anlamsız değil mi?

- Yalnızlıkta insan ne bulabilir ki sıkıntı ve boşluktan
başka?

- Kendini gerçekten tanıyabilseydin uzaydaki derinlikten
daha derin bir iç uzayın olduğunu görebilirdin. Bizler
ruhumuzu öldürüyor sonra başına geçip ağıt yakıyoruz...
Benliğindeki zenginliği fark etseydin dünyada ikinci bir
insan aramazdın biliyor musun?

- Anlamadım!

- Dünyada bir tek kişi vardın aslında. O bir tek kişinin
içinde beş milyar insan.

- Benliğim bu kadar kalabalık mi?

- Evet. Benliğin tüm varlığın merkezidir. Tüm acılar ve
sevinçler yüreğinde gizlidir senin. Ölenleri yüreğine
gömdüğün gibi doğacak çocuğun kalbi de senin içinde
atar. Hem acıyı hem sevinci yaşarsın iç içe, yan yana...
Hatta o kadar acı çekersin ki acı, acı olmaktan çıkar...


- Sözlerin çok karışık.

- Belki haklısın bu konuda. Bazı insanlar başlı başına
paradokstur. Düşünceleri de öyle. İnsanlar paradoksal
düşünmeye alışık değiller. Bu yüzden anlaşılmıyoruz.
Zaman bir hayli ilerlemişti. Yeşim izin istedi. Zihni o
kadar dağılmıştı ki hiçbir şey söylemeden çıktı evden.
Bütün gece boyunca Kemal'in sözleri ile uğraştı Yeşim.
Bazen onu anladığını düşünüyor, bazen saçmaladığına
karar veriyordu. Her şeye rağmen hayranlık duyuyordu
ona. Ara sıra arkadaşlarına anlatmak istiyordu onu. Ama
kimsenin anlamayacağından emindi. Günler geçiyor,
yüreğinde Kemal'e, karşı konulmaz bir sevgi taşıdığını
hissediyordu Yeşim. Her geçen gün biraz daha büyüyordu
sevgisi. Aylar geçmiş ama bir türlü ona gitmeye karar
verememişti. Çekiniyordu. İnsanlardan bu kadar uzak biri
onun gibi deli dolu bir kızı ciddiye alır miydi? "Hiç
kimse sevgiyle dirilmeyecek kadar ölmüş değildir hiçbir
zaman". Evet, bu söz de onun değil miydi? Nihayet karar
verdi Yeşim. Gitmeli ve ona sevdiğini söylemeliydi.

Yeşim Kemal'in evine gittiğinde büyük bir şaşkınlık
geçirdi. Evde kimse yoktu, taşınmıştı... Evin bekçisi
yaklaştı Yeşim'ya:

- Kızım, adinizi öğrenebilir miyim?

- Adım Yeşim, Kemal Bey taşındı mi?

- Evet kızım, taşındı. Ve kimseye söylemedi nereye
gittiğini, bana bile. Bir mektup bıraktı sana. Gelirse
verirsin dedi. Yeşim mektubu aldı. Tereddütlü adımlarla
evine gitti. Yıkılmıştı. Derin bir boşluk hissetti
yüreğinde. Birden ümitle doldu yüreği. Belki de onu
yanına çağırıyordu.

Sabırsızlıkla mektubu açtı. "Ey sevgili, Seni sevip
sevmediğimi söylemeyeceğim. Ama sevgiyi öğretebildim
sana sanırım (ne kadar öğretilebiliyorsa). Dilerim
kalbine kalbimden verdiğim şey yüreğinde yeşerip meyve
verir. Böylece ne sen bende kaybolacaksın, ne de ben
sende. Sen beni kendinde, ben seni kendimde bulmuş
olacağım. O zaman hiç ayrılmayacağız.

Sakin sevgimle seni tuzağa düşürdüğümü sanma. Sevgi
hayatin hem çekirdeği hem de meyvesidir. Bir ağaç,
meyvesiyle seni kendine çağırıyorsa bu bir aldatma
sayılmaz. Unutma ki ağaç meyvesine çağırır, kendisine
değil.

Ey sevgili, Sen bir sığınak arıyorsun ama ben durulmaz
bir fırtınayım. Sen kendinin sakini olmak istiyorsun ama
ben evrenin sakini olmak istiyorum. Sen olmayacak bir
barışı arıyorsun. Bense tüm kötülüklerle savaşmak
istiyorum. Sen küçücük bir çocuksun. Ama ben küçükken
çok büyüdüm. Sen dünyadan kopup yıldızlara sığınmak
istiyorsun. Bense kendimi yeryüzüne karşı sorumlu
tutuyorum. Sen bir ağacın gölgesine sığınıp yaşamak
istiyorsun. Bense ülkemi arıyorum. Yolları aydınlık,
insanları ümitli ve huzur dolu olan bir ülke. Sen bende
kaybolmak istiyorsun ama ben seni kaybetmek istemiyorum.
Sen susuyorsun, bense haykırıyorum.

Sakin unutma:

Kalbim paylaşılamayacak kadar senindir. Seninle bile.
(Ama bilmiyorum sen bu kadar bende misin?)

( Alıntıdır )
kampusgaleri Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla kampusgaleri isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Alt 29.04.07, 08:12   #2 (permalink)
Daimi Üye

 
KoLEra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgileri
Üyelik tarihi: Oct 2006
Kullanıcı No: 653
Yaş: 17
Nerden: Burda =)
Mesajlar: 1.481
Teşekkürler Durumu
Ettiği Teşekkür: 0
2 Mesajına 2 kere teşekkür edildi
Karizma
Rep Puanı : 181129
Rep Seviyesi : KoLEra has a reputation beyond reputeKoLEra has a reputation beyond reputeKoLEra has a reputation beyond reputeKoLEra has a reputation beyond reputeKoLEra has a reputation beyond reputeKoLEra has a reputation beyond reputeKoLEra has a reputation beyond reputeKoLEra has a reputation beyond reputeKoLEra has a reputation beyond reputeKoLEra has a reputation beyond reputeKoLEra has a reputation beyond repute
İletişim
--->: SEVMEK Mi ? SEViLMEK Mi?

way bea uzun zamandır bu kadar tuhaf bi yazı okumamıştım
ciddi cok sevdm saolasııın
__________________
HerKeS Düşman Herkes Riyakar
Bir Tek SEn kaLdın yanıMda.....

Hani GÖrmek İSterya GÖzlerİn
Bir SAniye icin Canını VEriRsin
ÖlürkEn biLE yanımdA Ol SEvDİğim
CenNNEt Bile CEkilmez SEnsİz
KoLEra Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla KoLEra isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Alt 11.05.07, 11:58   #3 (permalink)
Daimi Üye
 
gulsengursen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgileri
Üyelik tarihi: Apr 2007
Kullanıcı No: 3837
Yaş: 24
Nerden: istanbul
Mesajlar: 1.895
Teşekkürler Durumu
Ettiği Teşekkür: 0
3 Mesajına 3 kere teşekkür edildi
Karizma
Rep Puanı : 57324
Rep Seviyesi : gulsengursen has a reputation beyond reputegulsengursen has a reputation beyond reputegulsengursen has a reputation beyond reputegulsengursen has a reputation beyond reputegulsengursen has a reputation beyond reputegulsengursen has a reputation beyond reputegulsengursen has a reputation beyond reputegulsengursen has a reputation beyond reputegulsengursen has a reputation beyond reputegulsengursen has a reputation beyond reputegulsengursen has a reputation beyond repute
İletişim
--->: SEVMEK Mi ? SEViLMEK Mi?

Sevmek....

Hikayeden de etkilendim.sağolasun
gulsengursen Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla gulsengursen isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Cevapla

Tags
sevmek, sevilmek


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Yazan Forum Cevaplar son Mesaj
Beklentİsİz Sevmek... '''R@mSeS''' Anlamlı sözler ve Mesajlar 1 12.05.07 04:22
sevmek, sevilmek KoLEra Günün Sözü 2 05.05.07 05:40
beklemeyi sevmek... nesli_20 Şiir 1 23.04.07 06:41
Gerçekten sevmek kampusgaleri Hikaye, Roman, Deneme 0 23.11.06 11:07
görmeden sevmek SanaLKampuS Anlamlı sözler ve Mesajlar 0 08.10.06 05:58


Saat 04:17


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
http://www.puzzletr.com
Inactive Reminders By Chaos Download

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387