![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üye ![]() Üyelik tarihi: Sep 2006 Nerden: sefiliz
Mesajlar: 41
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Gücü: 612 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Gecenin koyu saatleri. Birkaç adam belirdi Sufi ’ nin karşısında. Saçları ıslaktı , kendini düşünmenin en saklı biçimini izliyordu. "Ölülerden korkar mısın ? " dedi kalın gövdeli adam. Demek sonunda ölmüştü. " Hayır " diye yanıtladı Sufi. Korkarsa gelmeyeceğini biliyordu. Bir bahçe doğdu zamanda .Belli belirsiz , demirden ve çiçeksiz bir çardağın önünde mıcırların üzerinde göründü ölü. Lacivertti. Parmağını kaldırıp " işte bak bir ölü " dedi kendine hayretle , pardesüsü ışıldayıp söndü. Sakalları vardı. Yanına gidip sakallarını çıkartmasını istedi Sufi. " Ve bu giysileri de çıkart , bunlar sana yabancı " dedi. Bir ara sokağa çıktılar birlikte. Cihangir ’ de yokuş yukarı ağır bir gece. Onlar yürüdükçe sokak lambaları altında ışıldayan su birikintileri geride kaldı teker teker. Bir telefon kulubesinin önünde durdu oğlan. "Kimi aradın" dedi Sufi. " Torbacıyı mı ? " " Ne oldu peki , neden üzgünsün ? " " Olmadı o kadar param yok " " Öldüğün için artık kazanamıyorsun tabi , ama bükme yüzünü ..." " Benim hesabımda 90 milyon var , onu sana vereceğim " Peki diyerek baktı melek . Saçları ve boynu arasındaki boşluğun ardında yağmur çiseliyordu. " Ne alacağız ?" " Ot alırız " diye yanıtladı. Bu kez yüzünün yarısı görünüyordu. Ellerini pantolunun ceplerine sokup avuç dolusu kanlı sargı bezleri çıkarttı , bezlerin arasından şırıngası göründü. Eroin alacağını anlamıştı Sufi , üzerinde durmadı. Kuzular gibi sakin , gözlerine bakıyordu Sufi ’ nin. Sufi kendi yüzünün ardında ; otları yalayan rüzgarları duydu. Hemen ensesinde , herşeyden serin ve sakin otları buldu. Ne heyecanliydi Sufi ne asik. " Sadece kardeşimi görmeliyim gitmeden " dedi. Bir kardeş koynunun sıcaklığında aralandı zaman. Yavaşca kalktı koynundan. Üzerini örttü ve mutfağa yöneldi. " Aman Tanrım ! Ne arıyorsun burada sen ! Ölü olduğunu görmemeli o çok yumuşaktır , çabuk görünmez ol ! " dedi meleğe , incitmemeye çalışarak . Görünmez oldu melek bunun üzerine. Kardeşi yalınayak koşup boynuna atıldı ablasının. " O ses senden mi geldi abla ? " " Hayır " diye yalan söyledi Sufi. Annemle babam çıkartılar aslında o sesi. Uyurken hep düşüncesiz olurlar bilirsin. Kapı aralandı , annesi ve babası yatakta başaşağı yatıyordu. Rahatladı kardeşi . Herşey normaldi. Bir oda dolusu yatakta yan yana uzanıyordu Sufi ’ nin hiç tanımadığı arkadaşları. Sıkışık ve kasvetli ahşap çatı iniyordu üzerlerine , pahalı kotu olan itici çocuk sırıtarak " Ahu ! Astı da ne oldu salak karı kendini ! " diye alay etti. " Kapa çenenii ! " diye gürledi Sufi. " KAPA ÇENENİ ! " Sufi bağırınca tüm sesler deliklerine çekildi . Suların sesleri kanalizasyonlara , arabaların sesi tekerlerin altına , elektiriklerin sesi ışığa kaçtılar . " Seni duyabiliyorlar sersem ! " diye koşarak yer altına indi. Alt geçite . Duvarlarından sular akıyordu tüm geçitin , melek ayakları havada yere çapraz bir görünüp bir yok oluyordu. Çekmiyordu. Duymamış olması için Tanrı ’ ya bir kez dua etti. ( Kaan Tangöze’ ye ) |
| | |