Sanalkampus Türkiyenin ilk Sanal Kampüsü -  

Geri git   Sanalkampus Türkiyenin ilk Sanal Kampüsü - > KÜLTÜR & SANAT & EDEBİYAT > Kültür Sanat > Hikaye, Roman, Deneme

Konuyu değerlendir - Eski Kitap Kokusu.
(0)
Değerlendirme: Toplam 0 oy almıştır, ortalama Değerlendirmesi puandır.

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 18.04.08, 04:26 PM   #1 (permalink)
Administrator
 
BLasTeaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 6.506
Karizma
Rep Gücü : 1000
Rep Puanı : 537410
Rep Seviyesi : BLasTeaR has a reputation beyond reputeBLasTeaR has a reputation beyond reputeBLasTeaR has a reputation beyond reputeBLasTeaR has a reputation beyond reputeBLasTeaR has a reputation beyond reputeBLasTeaR has a reputation beyond reputeBLasTeaR has a reputation beyond reputeBLasTeaR has a reputation beyond reputeBLasTeaR has a reputation beyond reputeBLasTeaR has a reputation beyond reputeBLasTeaR has a reputation beyond repute
İletisim
Eski Kitap Kokusu

ESKİ KİTAP KOKUSU





dünyanın en güzel kokularından...

kadıköyün’de yağmurun ince bir rengi vardı. aşağıda iskelenin oralardan bir deniz kokusu gelir, alırdı aklını adamın. güz akşamları erken kararan havalarda, rıhtımdaki büfelerde sosisli, döner satan büfelerin kırmızı ışıkları olurdu. eski bir lodos unutulmuş şarkılar söylerdi bana.

ordaydım. o ilk gençliğin tükendiği yerde. ara sokaklardan hep aşağı doğru inerdim. sevgilim yoktu, sevenim yoktu, tek başımaydım. yüzümde arkadaş evlerinin kirli sarı kokusu, içimde geceden kalmış bir kanyak-çay acılığı. yürüyüp giderdim. üniversiteli, gözlüklü, ceketli bir öğrenciydim. uzun bir yağmurluğum vardı, atkım karışır giderdi rüzgara.
çantamda bir dolu şiir, ucuz kitap, renkli kalem, eski resim...ders kitaplarından ölmüş babama mektuplar atardım. annem uzaktaydı eskişehir’de , gelip geçenleri gören bir tren istasyonunda. ordaydım ve tektim.

nasıl kokuları olurdu bilseniz. cemil diye bir adam vardı, yerde kitap satardı. ilk tanıdığım kitapçı. denize inen sokaklardan birinde, bir apartmanın zemin katına depoladığı kitaplar arasında, bir yatak ve üç beş kap kacakla yaşar giderdi. her gün, yaz kış demeden, saat iki sularında sokağa yavaş yavaş tezgahını açar, kitapları yayardı üzerine. yavaş yavaş ama. hiç bir şey için acele etmeye değmez derdi. bense gençtim. ne aceleceydim. içimde bitip tükenmeyen bir kuş yağmuru. nasıl kokuları olurdu bilseniz kerime nadir romanlarınn. hıçkırık, samanyolu. kapaklarındaki (münif fehim mi çizmişti kapaklarını, yoksa o kulüp rakısı’nda mıydı) kadın resimlerinden birine aşık olmuştum. reşat nuri’nin çalıkuşu’ndan, acımak’ından konuşalım. eski kitaplardan konuşalım.

bu akşam, pencereleri yağmuru döverken, susmayalım ne olur, konuşalım.

eski kitaplar, eski günlerin perdeleridir, ağır bir geçmişi usul usul aralar. cemil gibi acele etmeden. maldoror’un şarkıları’nın en eski basımı var bende diyordu. o zamanlar ah, ne maldoruru ne şarkıları, benim için varsa selim ileri , yoksa sait faik. varsa kar yağarken burgazada önlerinden tut da , yoksa bir yaz öncesinde gittiğim bodrum’a. her gece bodrum’un altın kitaplar’dan çıkan kapağı gözümün önünde; cemal süreya’nın dediği gibi, burnumun kemiğinde sızı. şöyle sakallı bir adamla, kırgın bir kız elele tutuşmuşlar. bir kalp, bir gönül gibi durmuşlar. eleleliklerinde öyle bir görünüm var. o görünüm arasından bodrum kalesi ve mavi mor deniz. her gece bodrum’u özlüyorum.

sonra başkaları dökülüşüp geliyor. koço restaurant’ın karşısına bakan eski moda iskelesi’ne giden, ağaçlıklı yol. eski moda iskelesi’nde ateş yakılmış bir akşam. cebimde yeni türkü yayınlarından ahmet erhan. alacakaranlıktaki ülke. kapağında dikenli teli andıran bir desen var. ama çiçeklerle bezeli dikenli teller. sanki basma bir entariden çiçekler bunlar. kapakta ahmet erhan. erhan bozkurt değil artık. babası ölmüş. sokakta. ankara o zaman buz gibi soğuk. ve dizeleri hala içimi kanatan bir şiir. “acı takunyalar giyerek yürürdü içimde / sevincinse tüyden ayakları vardı.”. eski moda iskelesi’nde ben ayışığını tanımıştım bir de bu.

nasıl kokuları olurdu bilseniz -kasımpatılara benzer- eski kitapların. sonra sahaflar başladı. önce kadıköyü’ndekiler. ara sokakların birinde yine. kapıda bir kutu içinde beyaz diziler vardı. kuyruklu yıldız altında bir izdivaç’ı o zaman görmüştüm. ilk basım. hemen girip almak istediğim. kapağında filizi bir renk. sonra içerdeki adam. tanışıp nice zamanlar birlikte çay içtiğimiz. eskişehir’de bir kardeşi varmış onunda. eski albümler açıldı sonra. kardeşi doktormuş orada. küslermiş.hayatın kırgınlıkları. eski albümlerden eski resimler. kendisinin değil, yaşamadığı bir hayatın resimleri. ola ki akademi kitabevi. edip cansever ile turgut uyar oturmuşlar, ellerinde limonlu votkaları (anlaşılmıyor içtiklerinin ne olduğu, siyah beyaz bir resim çünkü.), bir merdiven altında, kitap yığınları arasında. bir diğerinde sait faik, özdemir asaf. kara gözlüğü gözünde sait usta’nın. adadan inivermiş yine. resimler...hayatımı çalmış gibi.

işte bir roman yine. selçuk baran. bozkır çiçekleri. şimdilerde yine bahsedildi adından. ince, kırgın bir roman. kapağında ola ki nurten’in resmi. romanda, sekreterliğini yaptığı müdürün sevgilisidir. romanlar o zamanlar hayatı mı anlatıyordu ne. orhan kemal’ler, kemal tahir’ler. içinde güpegündüz yaşadığımız hayatı. gerçek, kanlı canlı insanları. sanıyorum postmodern bir şeyden öte, gerçek kanlı canlı hayat vardı onlarda. sıcacık kapanırdı dolmuş kapıları, muhallebicilerde çayın dumanı tüterdi usuldan, kırmızı koltuklar vardı – pangaltı’daydı, iki ermeni işletirdi, tavuk göğsünü ağzında tutup emdikçe, geriye anılar gibi tarçınlı bir tat kalırdı-, sonra yağmur tarifleri... farkında mısınız eskiden romanlar bir odanın, bir yerin, bir ormanın bir mevsimin tarifiyle başlardı.

ve beyoğlu’nu keşfedişim. yağmur kokan paltoların, pasajın kendi sıcağından yavaşça kuruması. pasaj diyorum hangi pasaj, var mı bilen. balık pazarı’nın içinde şampiyon’dan sonraki ilk pasaj, solda. kaç kere sarhoş sarhoş gezdim oralarda. video kasetlerine baktım, plaklara baktım, 1949 senesindeki bir alfabe kitabına baktım. at yazıyordu, altında at resmi vardı. ne garip. kapağında konya yazıyordu. kimbilir kim yazmış. sahaf kitaplarının uyandırdığı bir kimbilir kim duygusu vardır. emin olun. nasıl söylemeli. bir attila ilhan kitabı almıştım. abbas yolcu’ydu sanırım. içindeki ilk sayfada, salih diye birinin siyasal bilgiler fakültesinde, 1977’de öğleden önce bir saldırı olduğuna dair notu vardı. beğendiği yerleri çizmişti romanda salih. kimdir şimdi nerdedir. o saldırıda çok yaralanmış mıdır. o saldırıyı kim yapmıştı. salih kimlerdendi. neden bunu o kitaba yazma gereği duymuştu. hiç bilmiyorum. kimi zaman da bir sinema bileti, hiç ilgisiz, bir kağıt parçası bulursunuz arasında sahaf kitaplarının.

tomris uyar sonra. dizboyu papatyalar, 80’lerde kitabın baskısı tükenince adam yayınları tekrar basmış. kapakta erkal yavi’nin iç sızlatan bir resmi var. turuncu, bir ilkbahar kadar turuncu bir zeminde bir keman var. kopuk tellerinin yerine papatyaların saplarını koymuş ressam. sonra “danaburnu”. oktay rifat’in en güzel romanlarından. kaç basımı unuttum şimdi. kapak düzeni semih gümüş yazıyor. simsiyah bir gece, arkada dağlar –dağlar uzundur, akar gider yollarda, eskişehir’e giderken, anneme, ölmüş babama...-
karanlık içinde, yeşil renkli gül işlemeli bir sandık var. içinde romanın kahramanı berber recep’in ölüsünün durduğu.

edebiyat sanırım böyle böyle bir aşk oldu bende gitgide.yani en çok okunanlar listesine bakmadan gidip aldığım, aradığım, ağladığım kitaplarla. roman deyince de, sevda deyince de, yolculuklar, arkadaşlar, ayrılıklar, anılar deyince de şiiri düşünmemden.

edebiyat, dedim ya, evet ... aşk oldu.

-alıntı-
__________________
''Kula bela gelmez Hak yazmadıkça; Hak bela yazmaz kul azmadıkça..!''
BLasTeaR Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla BLasTeaR isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Cevapla

Bookmarks

Tags
eski, eski kitap kokusu, kitap, koku


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Yazan Forum Cevaplar son Mesaj
Dev Kitap Arşivi! (643 Tane E-kitap) strategy E-kitap 0 10.01.08 06:33 PM
Mustafa Kemal ATATÜRK Süper Kitap Arşivi e - kitap deltri E-kitap 3 18.11.07 09:04 PM
Dev Kitap Arşivi! (643 Tane E-kitap) deltri E-kitap 0 16.11.07 06:45 PM
Eski sevişmeler.. yok eski düşler! Joss Aşk ve Sevgi Şiirleri 1 01.10.07 09:18 PM
Nerde eski aşklar eski sevdalar..... zuhal Aşk ve Sevgi Şiirleri 4 08.08.07 12:49 AM


Saat 05:08 PM


Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
http://www.puzzletr.com

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386