![]() |
| |||||||
| Geyik & Gırgır & İğrenç Espriler Bu başlık altında geyik,gırgır,iğrenç espiriler yapabilirsiniz :) |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Süper Üye ![]() ![]() Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 436
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Gücü: 37 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Zihnisinir Bilgiler Elektrik kesilince telefonlar nasıl çalışıyor? Size şaşırtıcı gelebilir ama, telefon evimizdeki en basit cihazdır. O kadar basittir ki, ana yapısı yüzyıldır değişmemiştir. Eğer 1920'li yıllardan kalma bir antika telefon bulabilirseniz, fişini duvardaki deliğe takın, gayet iyi çalışır. Telefon sistemi o kadar basittir ki, evimizin bir ucuna bir aparat, diğer ucuna bir başka aparat koyup, bunları birbirlerine araya 9 voltluk bir pil ve bir rezistör koyarak bağlarsanız, kendi interkom sisteminizi yaratmış olursunuz. Bu telefonlarla kendi aralarında rahatça görüşme yapılabilir. Telefonlarımızı duvardaki duylara ve oradan da santrallere bağlayan, genellikle biri kırmızı, diğeri yeşil iki kablo vardır. Yeşil kablo konuşma için ortak hat olup, kırmızı kablo vasıtası file santralden telefonumuza 6 ile 12 volt arası, 30 miliamper seviyesinde bir akım gelir. Eğer basit bir granüllü ahizeye sahipseniz, sesinizin dalgaları, bu granülleri az veya çok sıkıştırarak, santralden kırmızı kablo ile verilen, yaklaşık bu 9 voltluk akımın karşı tarafa değişik kuvvetlerle gitmesini sağlar. Karşı tarafta kulaklıkta da, bu defa tam tersi olur ve bu değişik akımlar titreşim yolu ile sese çevrilir. Telefon konuşmasını ileten bu çok zayıf akımı çok uzaklara taşıyabilmek için bir frekans limitlemesi yapılmıştır. Yani frekans olarak 400 saykılın altında ve 3400 saykılın üstündeki sesleri sistem kabul etmez, yok farz eder. Bu nedenledir ki, bazılarının sesleri telefonda daha farklı gelir. Telefonun çalışabilmesi için gerekli 6-12 volt akımın telefon santralından gelen bakır telle sağlandığını belirtmiştik. Bu nedenle evinizde elektrik kesilse bile, telefona gerekli akım santralden sağlandığı için, çalışmaya devam edecektir. Peki telefon santralının elektriği kesilirse ne olur? Bu duruma karşı santrallerde çok büyük bir batarya sistemi bulunmaktadır. Ayrıca bir de yedek elektrik jeneratörü vardır ki, elektriğin kesilme durumunda bütün telefon şebekelerini beslerler ve telefonların çalışmalarını sağlarlar |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Süper Üye ![]() ![]() Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 436
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Gücü: 37 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | --->: Zihnisinir Bilgiler 40 Sayısının Gizemi Hemen hemen bütün kültürler sayılarla ilgilenmiş, hatta sayıların yaşamdaki rollerini biraz da abartmışlardır. Filozoflar da her şeyi sayı ile açıklamaya çalışmışlar, sayıların gizli, ahlaki ve sembolik güçleri olduğunu, alemin bile belirli sayısal ilişkilere göre yaratıldığını ileri sürmüşlerdir. '1' sayısı tekliği ve yaratanı simgelediği için bütün inanç sistemlerinde kutsaldır. Günümüzde pek bilinmese de tarih boyunca çeşitli toplumlarda '3' mükemmelliğin, '5' yaşam ve sevginin, '72' bolluğun sembolü olmuşlardır. '7' sayıların en kutsalıdır. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile Güneş ve Ay'ın toplam sayısının yedi oluşu, Tevrat'ta Tanrının evreni altı günde yaratıp yedinci gün de dinlendiğinin belirtilmesi '7' sayısına gizemli ve uğurlu bir sayı olarak bakılmasına sebep olmuştur. Göklerin yedi kat oluşuna olan inanış, müzikteki ana nota ve ana renklerin, haftanın günlerinin yedi tane oluşu, Roma'nın, İstanbul'un yedi tepe üzerinde kurulmuş olmaları, bu sayının gizemini iyice arttırmıştır. '12' sayısının gizemi gökyüzündeki on iki yıldız grubundan (burcundan) geliyor ama bu sayının asıl özelliği 2, 3, 4, ve 6 ile bölünebilmesi ve eski çağlarda en çok kullanılan sayı birimi olmasıdır. '12' sayısı bugün bile düzine adıyla sayı birimi olarak kullanılırken katları 24, 60 ve 360 da zaman ve açı birimleri olarak kullanılıyorlar. '40' sayısı ise daha ziyade İslam toplumunun günlük yaşamında en çok kullanılan sayıdır. İçinde kırk sayısı geçen isim ve deyimlerin bazıları şunlardır: Kırkpınar, kırk haramiler, kırk-ikindi yağmurları, kırk dereden su getirmek, kırk bir kere maşallah, kırk ev kedisi, kırk para, kırk yılın başı, kırk yılda bir, kırk yıllık dost. kırk katır mı-kırk satır mı, bir fincan kahvenin kırk yıl hatırının olması... Kırk sayısının özel ve uğurlu bir sayı olduğuna, bazı tabiat varlıklarını temsil ettiğine çok eski çağlardan beri inanılır. Dinde, matematikte, astronomide, astrolojide, edebiyat ve tasavvufta ayrı ayrı anlamlan vardır. Kırk sayısı eski Mısırlılarda gök varlıklarının kendi yörüngeleri üzerindeki dönüm sürelerini gösterir. Tevrat'ta da insanın yaş dönemlerini belirtir. Muhtemelen 'kırkından sonra azmak' veya 'kırkından sonra saz çalmak' deyimleri de buradan kaynaklanır. Eski doğu ülkelerinde, Hindistan'da ve Türklerde büyük önem taşıyan kırk sayısı sonradan İslam inançları içersine girdi. Kırk sayısı Kuran'da ve onun hükümlerine dayanan hadislerde de geçer. Bunların biri de insanın 40 yaşında olgunlaşması ile ilgilidir. Hz. Muhammed'e 40 yaşında peygamberlik verilmesi, İslam dininin doğuşu sırasında ona ilk bağlananların kırk kişi olması, kadınlarda hamileliğin 40 hafta sürmesi de bu sayının kutsallığına olan inancı geliştirdi. İnsanın malının kırkta birini zekat olarak vermesi de bununla ilgilidir. Ayrıca, insanlar tarafından Nuh tufanının 40 gün süren yağmurlardan sonra oluştuğuna, Tanrının Hz. Adem'in çamurunu 40 gün yoğurduğuna, dünyanın sonu yaklaştığında Mehdi'nin kıyametten önce 40 yaşında ortaya çıkacağına ve kırk yıl yeryüzünde kalacağına inanılır. Doğum yapmış kadınların çocukları ve ölüler için doğumdan ve ölümden sonra, 40 gün geçmesi daha sonra şerbet ve lokma dağıtılması ile 'kırkı çıkmak' deyiminin kullanılması da 40 sayısının özelliğine olan inançla ilgilidir. |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Süper Üye ![]() ![]() Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 436
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Gücü: 37 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | --->: Zihnisinir Bilgiler Kediler ve Batıl İnançlar Kediler gizem dolu yaratıklar oldukları için mi yoksa insanoğlunun varoluşundan beri metafizik önemli olduğu için mi bilemiyoruz, ama kediler batıl inançların içinde kendilerine pek de büyük bir yer edinmişlerdir. Bu şöhrete katkıda bulunan kedilerle ilgili bazı batıl inançları duymak ister misiniz? • Yüzünü patileri ile temizleyen kedi, yağmurun habercisidir. Başka bir inanca göre ise beklenen sevgilinin yakın zamanda geleceğine yorumlanır. • Mitoloji’de de kedilerin üstün güçleri olduğu düşünülür. İnsanlara kızan tanrıların yeryüzüne gönderdikleri yıldırımlar kedi görünümdedir. Köpekler ise Mitoloji’de rüzgarla özdeşleştirilmiştir. Belki de bu yüzden İngilizce’deki “şakır şakır yağmur yağıyor” anlamında kullanılan “gökten kedi köpek yağıyor” atasözünün kökeninde bu mitolojik inanç vardır. Eskiden denizciler büyük bir yolculuğa çıkmadan önce güverteye kedi getirirlermiş. Eğer kedi uslu durursa yolculuğu iyi, eğer uzun uzun miyavlarsa yolculuğun çetin geçeceğine inanırlarmış. • Rüyada kedi görmekle de ilgili onlarca farklı yorum bulunur. Hıristiyan inancında –belki de Ortaçağ’ın etkisi ile- kedi görmek hayra alamet sayılmasa da, Hıristiyanlık öncesi kültürlerden kalma inançlarda ise rüyada kedi görmek iyi anlamdadır. Eğer rüyada üç renkli kedi görülürse aşkta şans, tekir görülürse işte şans, siyah beyaz kedi görülürse bebek sahibi olmak şeklinde yorumlanır. Eski Romalılar ise Eski Mısır’ın kedi kültürünü kendi kültürlerine taşımışlar ve rüyasında kedi tarafından tırmalanan bir kişinin başına kötü şeyler geleceğine inanmışlardır. • Amerika’ya Hollanda’dan göçenlerin bir kısmı eğer bebek istiyorlarsa bir beşiğe kedi bırakırlarmış. • İskandinavyalılar ise kedinin bolluk ve bereketi temsil ettiğini düşünürler. • Hindulara göre kedi, çocukluğun simgesidir. • Orta Avrupa’da kediye tekme atanın romatizma olacağına, kediyi öldüren çiftçinin hasatının bereketsiz olacağına inanılır. • İngiltere’de ilköğrenim gören çocuklar arasında hala beyaz kedilerle ilgili bir batıl inanç varlığını sürdürür. Beyaz bir kedi gören öğrenci o günün kötü gideceğini düşünür ve kötü gidişatı tersine çevirmesi için sırtını dönüp çapraz işareti yapması gerekir. Ama İngilizler arasında kedilerin şans getirdiğine inananlar da vardır. Bunların başında 1640 İngiliz Devrimi’nin lideri Cromwell tarafından idam ettirilen I. Charles gelir. Siyah kedisinin uğur getirdiğine inanan I. Charles kedisini kaybettiği gün tutuklanmıştır. • Japonlar ise kedilerin öldükten sonra yüce bir ruha dönüştüklerine inanırlar. Hatta yaşayan kedilerin de dilerlerse bir kişinin ruhuna rahatlıkla geçebileceğini düşünürler. Bize sorarsanız, bizim de kedilerle ilgili batıl bir inancımız var. Sabah kalktığımızda devrilmiş yemek veya su kabı ya da kabından dışarı fırlamış kedi kumları görürsek biz bunun epeyce uzun sürecek bir temizliğin başlayacağına yorumluyoruz. |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Süper Üye ![]() ![]() Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 436
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Gücü: 37 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | --->: Zihnisinir Bilgiler İngilizce'de hindiye niçin Turkey deniliyor ? Özellikle ABD'de Hıristiyanların şükran günlerinin önemli bir sembolü olan hindi aslında Amerika kıtasının yerlisidir. Vahşi hindi cinsleri Kristof Kolomb kıtayı keşfetmeden de önce Kuzey Amerika'da yaşıyordu. Hatta Avrupa'dan Güney Amerika'ya ilk gelenler Azteklerin bir cins hindi ırkını ehlileştirdiklerini görmüşlerdi. Amerikan hindileri Avrupa'ya 1519 yılında İspanyollar tarafından getirilmiş, daha sonra bütün Avrupa'da yayılıp 1541 yılında İngiltere'ye ulaşmışlardı. Hayvancağızı gören İngilizlerin kafaları karışmış, o zamanlar Türk toprakları olan Batı Afrika'dan Portekizli tüccarların getirdikleri Afrika hindisi veya yine Türkiye üzerinden getirilen Hint tavuğu sanmışlardı. Sonunda her iki ırkın farklı olduğu anlaşılmıştı, ama bu Amerikan kökenli kuşun adı 17. yüzyılda Amerika'ya göç eden İngiliz göçmenler sayesinde Amerika'da 'Turkey' olarak yerleşti. Tabii bu Türkiye'nin isminin niçin İngilizce'de hindi anlamında kullanıldığının resmi açıklaması. Bunun yanında uydurulmuş başka tezler de var. Bunlardan biri Kolomb'un ilk yolculuğuna katılan bir Portekiz Yahudi'si Jose de Torres'in hindiyi görünce, İbranice 'büyük kuş' anlamında 'Tukki tukki' diye bağırması, diğeri de sürekli batıya doğru giderek Hindistan'a ulaşmayı hedefleyen Kolomb'un Amerika'ya vardığında burayı Hindistan ve hindiyi de Hint tavus kuşu sanarak onu 'Tuka' diye adlandırması ve zamanla bu kelimenin Turkey olarak telaffuz edilmesidir.Durun daha tezler bitmedi. Bir başka tezde de, Kızılderililer hindiye 'Fırke' dediklerinden bu sözcüğün İngilizce'deki telafu-zu ile 'turkey'ye dönüştüğü ileri sürülüyor. Daha başka hindi tezleri de var. Örneğin hindilerin korkunca çıkardıkları seslerin insanlar tarafından turk - turk -turk (törk) diye taklit edilmesiyle zamanla onlara Turkey denilmesine neden olduğu bile iddia ediliyor. Bunda alınıp gücenecek bir şey yok. Türkçe'de de hindi kelimesi Hindistan anlamına çok yakındır. Ayrıca bizde de bir 'Mısır' örneği var |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Süper Üye ![]() ![]() Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 436
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Gücü: 37 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | --->: Zihnisinir Bilgiler Dünyanın En Büyük Kuşu Hangisidir? Afrika deve kuşu (Struthio camelus) bilinen en büyük kuş türü. 274 cm boy ve 160 kg ağırlıkta olabiliyorlar. Denizde yaşayan en büyük kuşsa İmparator pengueni (Aptenodytes forsteri) 115 cm boy ve 30 kg ağırlıkta olabiliyorlar. Kanat açıklığı en büyük kuş türüyse albatroslar (Diomedea exulans). Kanat açıklığı uzunluğuyla ilgili, verilen en büyük bilimsel kayıt 363 cm dir. |
| | |
![]() |
| Tags |
| zihnisinir, bilgiler |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |