Sanalkampus Üniversiteliler Unikampus  

Geri git   Sanalkampus Üniversiteliler Unikampus > Aşk ve Sevgi > Aşk ve sevgiye dair herşey > Gerçek Aşk Hikayeleri

Gerçek Aşk Hikayeleri Kendi aşk hikayelerinizi ya da yaşanmış aşk hikayelerini bu alanda yazabilirsiniz

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 29.10.07, 02:45   #1 (permalink)
Mega Üye


 
esmerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgileri
Üyelik tarihi: Oct 2007
Kullanıcı No: 19028
Nerden: pendık
Mesajlar: 648
Teşekkürler Durumu
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 kere teşekkür edildi
Karizma
Rep Puanı : 62920
Rep Seviyesi : esmerr has a reputation beyond reputeesmerr has a reputation beyond reputeesmerr has a reputation beyond reputeesmerr has a reputation beyond reputeesmerr has a reputation beyond reputeesmerr has a reputation beyond reputeesmerr has a reputation beyond reputeesmerr has a reputation beyond reputeesmerr has a reputation beyond reputeesmerr has a reputation beyond reputeesmerr has a reputation beyond repute
İletişim
bu kadar sevebilirmisin!!!

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez....

Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan

sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep

aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç...

Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama

sonunda başrdılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte

oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan

binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf birbirilerini görebilmek

için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa,

onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra...

Okullarını bitirince hemen evlendiler.

Mutluydular hem de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar

ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi

umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir

doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına

uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için

ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna

bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri,

yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü...

Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman
çocuk sahibi olmayınca, "bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek,
bencillik olur"

diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler...
"Senin için

ölürüm" derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adamda"Hayır, ben senin için
ölürüm" diye yanıt verirdi hep...

Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, "Bir tanem,
kütüphanenin ikinci rafına bak...." Kütüphanenin ikinci rafında başka bir
not olurdu,

"Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın

unutma" Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları

okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi

zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla

karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten....

Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep
birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların
ortalarına geldiklerinde,

daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve
muayenehanesinde

hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece

özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir
gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde "satılık"
levhası asılı olan. "Ne dersin, bu evi alalım mı?" dedi adama. "Bu viraneyi
yıktırır, harika bir ev yaparız.

Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya

davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..." "Sen istersin de ben hiç
hayır diyebilirmiyim?" diye yanıt verdi adam. "Amerika'daki tıp kongresinden
döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun, burası bizimdir
artık...."

Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu
adam

Amerika'ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları
içinde

kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık
olduğunu

fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu.

Onu neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi

kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı: "Canım, o ev bizim bütçemizi
aşıyor. Sen en iyisi o evi unut... "Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış
insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu
beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama, "Senin için
ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat" diye dil döktü boş yere...

Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti

sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her
çarpmada daha fazlakanıyordu yüreği...

Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği
arkadaşına dert yanarken, "Artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım"
diye sözünü

kesti arkadaşı. "O, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki

restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş

biniyorlar arabaya...."

"Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları" diye

bağırdı kadın. Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı....
Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi
sessizce ve peri masallarının sadece masal

olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç

çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl

sarıldığını gördü adamın...Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp,
bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı
suratına her şeyi.

İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa

geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve

bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken, "son bir kez kucaklamak

isterim seni" diyecek oldu ama kadın, "defol" dedi nefretle...

İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin böyle son

bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya

çalıştı kadın. Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika'ya yerleştiğini

öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama

nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan

nefretin alması için dua ediyordu. Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı

olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı. Bir

sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında,

karşısında o kadını gördü. "Sen, buraya ne yüzle geliyorsun" diye bağırmak

istedi ama sesi çıkmadı. "Lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka

konuşmamız gerekiyor." dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor

duyulan bir sesle konuşmaya başladı: "Hiçbir şey göründüğü gibi

değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl

Amerika'daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık

bir senelik ömrü kaldğını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi

onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden

uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi.

Ailesine de haber vermedi.

Birlikte Amerika'ya yerleştiğimiz yalanını yaydı.

Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi

görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış,

bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi..."

Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen

oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra

akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu kutuda. İlk

kağıtta, "Lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem"

diyordu...

Sırayla okudu; "Seni çok sevdim", "Seni sevmekten hiç

vazgeçmedim", "Senin için ölürüm derdin hep, doğru

söylediğini bilirdim." "Fakat benim için ölmeni istemedim"

"Şimdi bana söz vermeni istiyorum." "Benim için

yaşayacaksın, anlaştık mı?" son kağıdı eline alırken, kutuda bir

anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:

"Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım.

Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor
olacağım...."
esmerr Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla esmerr isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Cevapla

Tags
ask bu iste


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Saat 07:42


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
http://www.puzzletr.com
Inactive Reminders By Chaos Download

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387