![]() |
| |||||||
| Gerçek Aşk Hikayeleri Kendi aşk hikayelerinizi ya da yaşanmış aşk hikayelerini bu alanda yazabilirsiniz |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Daimi Üye ![]() | mektup O dudaklar bir zamanlar benimdi. O yanaklar bana kiraya verildi. Aşk, bizde anlam kazandı. Sevgi, mutluluğa aşık oldu sayemizde. Yanımızdan geçen kalabalık ise bizi hep kıskandı. Onca yalnız vardı birbiriyle arkadaşlık etmeyen. Tesadüf bir topluluğu oluşturmaktaydı hepsi. Birbirinden haberi olmayan yığınla yalnız vardı. Biz ise beraberdik. Sen benimdin. Dudakların bir zamanlar benimdi. Yanakların bana kiraya verildi. Ve ben de senindim. Bakışlarım içinde sen olduğundan, içinde seni barındırdığından öyle anlamlı, öyle güzeldi. Gülüşüm, senin gülüşünü taklit ederdi yine güzel olmak için. Sende gördüğüm onca güzel şey, bende varolmamış ve sen olmadan da varolmayacak onca güzel şeyi, sayende tetikliyordu. Sana sarılmak, Asya ve Avrupa'yı bir köprü gibi birbirine bağlamaktı. Seni öpmek, yaşadığımı hatırlamaktı. Stratejik bir öneme sahipti aşkımız. Türlü siyasete doğru kalmaktı seni sevmek. Mevcut yalanlara yanlış yapmaktı. Genel geçer tüm yargılara bir isyandı seni sevmek. Kimseleri kırmadan… İncitmeden kimseleri… Seni öptüğüm ilk günü hatırlıyor musun? İlk öpücüğü... İlk öpüşmemizi hatırlıyor musun sevgilim? Evet… Hatırlıyorsun. Bu satırlar, değme kimsesize taş çıkaran bir yalnızın satırları. Bu satırlar, ''Ayrılık Acısı'' adlı okunası bir romanı, yazacak düzeye gelmiş bir okurun satırları. Bu satırlar, senin satırların. Bu satırlar, sadece duygularımın d'si aslında. Bu satırlar, senin beni öptüğün ya da belki de benim seni öptüğüm ilk günün hatırası. Bir zamanlar dostuma, düşmanıma hiç düşünmeden haykırdığım cümleler, şu an yatmadan hemen önce yastığımın altında. Orada gizliyorum onları. Seninle beraber. Ve günlerim, bir karbon kağıdı benzetmesine var gücüyle benzemekte. Ağır çekimde izliyorum, aynadan kendimi. Gözyaşlarım o kadar mutlular ki! Her gün dökülüyorlar kalbimin üstüne. Ve sen, beni hala anlayamıyorsun. Seni ne kadar sevmiş olduğumu göremiyorsun satır aralarında. Canım… Ben son birkaç senedir yani seninle tanıştığımız günden bu yana, seni sevmekten başka hiçbir şey yapmamış olduğumu fark ettim. Ve haliyle boşluğa düştüm sen gidince. Dibe vurdum. Dipten yazıyorum sana. Gözüm gördüğünce… İşim sendin. Gücüm sendin. Ben boş zamanlarımı da seninle değerlendirirdim. Çünkü sen benim her dakikamdın. Her mutlu anımdın. Hobilerim arasında senin için bir şeyler karalamak, fobilerim arasında ise sensiz kalmak vardı. Sen benim hayatımdın. Miladımdın. Ve 1 Ocak, senin beni öptüğün ya da belki de benim seni öptüğüm o ilk gündü. Seninlen dolu bir yılım, senin adınla başlayıp adınla sonlandırdığım aylarım vardı. Sen, benim takvimimdin her gününü, gecesini özel gün bellediğim ve o günlerin resmi tatil olması için anlamsız bir imza kampanyasına giriştiğim. Sen, gülünesi bir şakaydın. Sen, ağlanası bir melodramdın. Sen, aklımı başına getirendin, kalbimi kafesine. Olabilecek bir şey değildi varlığın. İmkansızdın yani… Mucizeydin. Ve ben sadece şunu bildim yanında: ben, sensiz hiçbir şeydim. O dudaklar bir zamanlar benimdi. Ve o yanaklar bana kiraya verildi. Şimdi ise evsiz, barksız ve aşksızım. |
| | |