![]() |
| |||||||
| Düş Sokağı Sakinleri (DSS) Fun clup DÜŞ VE MAVİ BULUŞMASI |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Süper Üye ![]() Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 263
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Gücü: 648 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Murat Çelik Röportajı 4 Eylül 2006 Antik Çağın önemli kentlerinden Assos’ta Düş Sokağı Sakinleri Grubu’nun kurucusu Murat Çelik ile on gün birlikte olduk. Rastlantı sonucu karşılaşmamız ve aynı yerde kalmış olmamış sanırım benim için bir şanstı. Bu fırsatı değerlendirmek istedim ve ortaya kültür ve müzik ağırlıklı bir söyleşi çıktı. Murat Çelik müzisyen olmasının yanı sıra aynı zamanda iyi bir yazar ve şairdir. Bakırköy’de 1965 yılında dünyaya gelen Murat Çelik, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü’ne 1988 yılında girmiş, bir süre sonra üniversiteyi terk ederek Assos’a yerleşmiş ve ilk albümünün büyük bir bölümünü burada hazırlamıştır. Düş Sokağı Sakinleri Grubunu Murat Yılmazyıldırım ile 1993 yılında kurarak profesyonelliğe ilk adımı atmıştır. Üniversite yıllarında önce futbolcu olmayı düşlemiş, hocalarının saçını kes ısrarına dayanamayarak müzisyen olduğunu koyulaşan sohbetimiz sırasında dile getirmiştir. Murat Çelik, Murat Yılmazyıldırım ile birlikte Düş Sokağı (1993), Yaşadıkça (1997) ve Üç isimli üç albüm yapmıştır. Bu albümlerden sonra adaşından ayrılmış, ayrı ayrı müzik yapmaya başlamışlardır. Bu albümlerinden sonra Su Düşleri (Pıccature) (1999) ve Seyyah (Pıccature) (2002) isimli iki solo albüm yapmıştır. İki ay sonra da “Aşkın Elif Hali” isimli bir albümü daha çıkacaktır. Ancak bu albümün daha önce yaptıklarından farklı olarak caz (fusion) tarzında olacağını söyledi. Murat Çelik reklamını yapmadan, paparazzi programlarının, magazin basınının diline düşmeden ilerledi ve kısa sürede de müziğini topluma kabul ettirdi. Çoğu insan farkında olmadan bugün onun melodilerini söylüyor. Murat Çelik’in ikinci baskısını yapan Gülziya (2004) isimli bir romanı ile Aşkın Elif Hali (2004) isimli bir de şiir kitabı bulunuyor. Romanında kendisi ile olan kavgalarını şiirsel bir dille yazmış. Ricamızı kıramadı ve şiirlerinden bir dize okudu: Aşkın elif halinde eliften habersiz Kendime ordular biçiminde Lâl olmuş haller içindeyim. Müziğe nasıl başladığını da şöyle anlattı: “Çok iyi bir müzik dinleyicisiyim.1965– 1978 yıllarında rock müziği gruplarını izlerdim. Bunun yanı sıra klasik ve caz da dinlerdim. O zamanlar herhangi bir enstrüman çalmak, müzisyen olmak gibi düşüncem yoktu. Ancak gitara başladım, bu başlama ile müziğin arkası geldi. Şu anda klasik ve elektronik gitar, flüt çalıyor ve ney üflüyorum.” Günümüz müziğini ve piyasa şarkıları konusunda ne düşündüğünü de şöyle açıkladı: “Bunlara olumlu bakıyorum. Bunlar izlenince gerçek müziğin değeri daha çok ortaya çıkıyor. Bütün dünya müzisyenlerinin söylediği iki tarz müzik vardır; iyi ve kötü müzik... Arabesk olsun, pop olsun sevilen parçalar vardır. İşi iyi yapmak çok önemlidir. Seçimi yapmak izleyicilerin alt yapısına bağlıdır.” Murat Çelik, bu sözleri ile üstü kapalı da olsa toplumuzu saran müzik türleri konusunda gerçekleri dile getirmiştir. Assos’u çok seven sanatçı müzik ve yazın çalışmaları dışında çeşitli konserler veriyor ve turnelere katılıyor. Şu anda da Assos Grand Hotel’de sahne alıyor. Bu arada en güzel bestesinin kızı Zeynep Ada olduğunu da sözlerine ekliyordu. Ardından da hissettiklerini ve yaşadıklarını “Aklınızla kalbinizin kesiştiği yere dikkat edin, elimizde bir tek o kaldı” diyor. Sanatçının müziğin yanı sıra engin bir din kültürü bilgisinin olduğunu da söylemek isterim. İslamiyet’i felsefi yönüyle öylesine benimsemiş ki, bir an insan kendisinin bir din bilimcinin karşısında olduğunu sanıyor. Müzisyenliğinin, yazarlığının ve şairliğini yanı sıra din felsefesini de çok mükemmel şekilde özümsemiş ve sözcüğün tam anlamıyla bütünleştirici olmuş... |
| | |
![]() |
| Tags |
| murat, celik, roportaji, eylul, 2006 |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |