Sanalkampus Üniversiteliler Unikampus  

Geri git   Sanalkampus Üniversiteliler Unikampus > EĞİTİM,ÖSS,ÜDS,LGS,KPSS SORULARI VE DENEME SINAVLARI > Eğitim - Öğretim - Dersler > Coğrafya

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03.01.08, 02:43   #1 (permalink)
!-ThE ßiG BaD AdmiN-!
 
GheTTo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2006
Kullanıcı No: 3015
Yaş: 27
Nerden: from hell
Mesajlar: 10.893
Teşekkürler Durumu
Ettiği Teşekkür: 13
25 Mesajına 36 kere teşekkür edildi
Karizma
Rep Puanı : 189720
Rep Seviyesi : GheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond repute
İletişim
Türkiye’de Enerji Kaynakları


Giriş:

Bugün dünyanın enerji talebi, hem endüstrinin sürekli faaliyetini hem de ulaşım ve haberleşme sistemlerinin büyük bir bölümünün işlemesini sağlayan elektrik enerjisine yöneliktir. Enerjinin başlıca unsuru olan elektrik enerjisi genellikle fosil yakıtlar ile hidrolik ve nükleer kaynaklardan elde edilen ikincil bir enerji türüdür. Dünya fosil kaynakları rezervinin %70’ini kömür, %14’ünü petrol ve %14’ünü de doğal gaz oluşturmaktadır. Fosil yakıtların genel dağılımı incelendiğinde, sıvı ve gaz yakıt rezervleri dünyanın belirli coğrafi bölgelerine yoğunlaştığı kömürün ise düzenli bir dağılım gösterdiği ve üretiminin 50’den fazla ülkede gerçekleştiği görülmektedir. Giderek büyüyen ekonomisi ve gelişen sanayisi ile Türkiye’nin çok kısa bir süre sonra şayet mevcut kaynaklara alternatif enerji kaynakları bulamazsa bir enerji krizi içine girmesi kaçınılmaz görülmektedir.
Yüzyılımızın en önemli sorunlarından biri olan enerji Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için büyük ölçüde önemli olup, giderek pahalılaşan işgücü, sermaye ve toprak gibi üretim faktörleri arasında yerini almıştır. Son yıllarda artan petrol fiyatlarıyla beraber hükümetler çeşitli önlemler almaya yönelmiş, daha verimli motorlu taşıtlar, elektrikli makineler, ısınma, binaların yalıtımı ve daha bir çok alanda yeni teknolojilerin gelişmesi ve uygulanmasında artış görülmüştür. Bu bağlamda bilinçli enerji kullanımı önem kazanmıştır.

Sanayileşmiş ülkelere bakıldığında kişi başına yıllık enerji tüketiminin 6000 kWh/yıl, gelişmekte olan ülkelerde ise 1000 kWh/yıl seviyelerinde olduğu görülmektedir. 1997 verilerine göre Türkiye’de elektrik üretimi 103296 GWh/yıl ve kişi başına tüketim 1600 kWh/yıl olarak gerçekleşmiştir. Bu ileride büyük bir enerji talebinin ortaya çıkacağını göstermektedir




Konvansiyonel enerji kaynakları yaygın bir biçimde yararlanılan; fosil yakıtlardan, akarsulardan, uranyum ve toryum gibi elementlerden oluşan nükleer yakıtlardan oluşmaktadır. Konvansiyonel enerji kaynaklarının ortak ve en önemli özellikleri arasında; üretim miktarının kontrol edilebilmesi ve sürekli üretilebilmesi sayılabilir. Bunlara ek olarak alternatif enerji kaynakları arasında; güneş,rüzgar, deniz dalgaları ve gelgit olayı, jeotermik potansiyel, biyomas, organik çöpler, kimyasal yolla enerji üretilmesini sağlayan hidrojen ve nükleer füzyon yoluyla enerji üretilmesi sağlanan hidrojen izotopları vardır. Hidrolik enerji kaynaklarının sınırlı, fosil yakıtlarının da sebep olduğu çevre kirliliği (sera etkisi ve asit yağmurları) problemleri nedeniyle 20. yüzyılın ikinci yarısında alternatif enerji kaynaklarının araştırılması yoğunlaşmıştır. Yeni enerji kaynakları arasında teknolojisini en çok gelişen nükleer enerji olmuştur. Bugün nükleer enerji, teknolojisine iyice hakim olunan ve kaynakları bakımından da insanlığın ihtiyacı olan enerjiyi çok uzun yıllar boyunca sağlayabilicek bir imkandır. Nitekim olık nötronlarla işleyen nükleer reaektörler söz konusu olduğunda dünya uranyum rezervinin 75 yıl, hızlı nötronlarla işleyen nükleer reaktörler söz konusu olduğunda da bu rezervin 1800 yıl süreyle yeteceği hesaplanmıştır. Toryumlu nükleer reaktörlerin teknolojisi henüz geliştirilememiş olmakla birlikte, dünyadaki büyük toryum rezervleri göz önüne alındığında toryumlu reaktörlerinde dünyanın enerji talebini en azından birkaç yüzyıl boyunca karşılayabilecek potansiyele sahip oldukları hesaplanmaktadır.
__________________

İnsanda oLmaz ise edep
NeyLesin medrese mektep
Okusa aLim olsa

GheTTo Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla GheTTo isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Alt 03.01.08, 02:44   #2 (permalink)
!-ThE ßiG BaD AdmiN-!
 
GheTTo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2006
Kullanıcı No: 3015
Yaş: 27
Nerden: from hell
Mesajlar: 10.893
Teşekkürler Durumu
Ettiği Teşekkür: 13
25 Mesajına 36 kere teşekkür edildi
Karizma
Rep Puanı : 189720
Rep Seviyesi : GheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond repute
İletişim
--->: Türkiye’de Enerji Kaynakları

Türkiye Enerji Hammaddeleri Potansiyeli:

Türkiye’nin genel olarak dünya enerji kaynakları rezervi içindeki payı oldukça düşüktür. Türkiye’de en fazla rezerv yaklaşık 8.2 milyar ton ile düşük kaliteli linyit kömüründe bulunmakta, Zonguldak yöresinde ise 1 milyar ton civarında kaliteli taşkömürü rezervi bulunmaktadır. Toplam kömür rezervimiz dünya rezervinin binde beşinden azdır. Petrol rezervimiz ise daha da kısıtlıdır (~50 milyon ton). Günümüz şartlarında bu rakamlar ülke ihtiyacının yüzde 10’unu karşılamaktadır. Doğal gazda ise durum farklı değildir. Trakya Hamitabat’da 1970’de 14 milyar metreküp (dünya rezervinin onbinde biri) üretilebilir doğal faz bulumuş ve 1976’da üretime başlanmıştır. Ancak ihtiyacın yüzde 5’ini karşılayabilmektedir .
Taş Kömürü:
Ülkemizde taşkömürü Zonguldak havzasında bulunmakta ve mevcut rezervi 1 milyar ton olup bunun 450 milyon tonu görünür durumdadır. Havzada üretilen taşkömürü koklaşır ve koklaşmaz olmak üzere iki ayrı kalitededir. Taşkömürüne talep, demir çelik fabrikalarında tüketilmek üzere kok üretiminde, ısınma ve sanayi sektöründe ve elektrik üretmek üzere termik santrallerde olmaktadır. Elektrik üretiminde 2005 yılından sonra ithal taşkömürü ile çalışan yeni termik santrallerin hizmet alınacağı da tahmin edilmektedir.

Linyit, Astfaltit, Bitümlü Şist ve Turba:
2000 yılı verilerine göre 8.2 milyar ton linyit, 1.3 milyar ton bitümlü kömür, 81 milyon ton asfaltit ve 200 milyon ton turba rezervi bulunmaktadır. Diğer büyük rezervler Orta ve Kuzey Batı Anadolu ve Ege bölgesindedir. Linyit rezervlerinin yüzde 13’ünün alt ısıl değeri 3000 kcal/kg üzerine ve bunun sadece yüzde 4.3’ü 4300 kcal/kg’ın üzerindedir. Diğer taraftan yüzde 58’lik kısmı ise 1200 kcal/kg’ın altındadır. 2000 yılı linyit üretimi 64.5 milyon ton olarak gerçekleşmiştir ve bunun yaklaşık olarak yüzde 85’i Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından gerçekleştirilmiştir . Türkiye’de üretilen linyit kömürünün enerji hammaddesi olarak ekonomik değeri yılda 2 milyar dolardır. Linyit kömürünün elektrik üretimindeki oranı ise yüzde 34 gibi önemli bir seviyededir. Türkiye’de linyit kömürüne talep; elektrik enerjisi talebi, sektörlerin büyüme hızı, Gayri Safi Milli Hasıla ve nüfus artışı gibi parametreler ile ilişkilidir.

Kömür gibi termik santral yakıtı olarak veya damıtma yoluyla sentetik petrol üretimi için kullanılabilen ve tamamı Anadolu’nun batı yarısında yer alan Beypazarı, Seyitömer, Göynük, Ulukışla, Mengen, Bahçecik ve Burhaniye’deki 7 sahada tespit edilen bitümlü şist ise yaklaşık 1.1 milyar ton rezerve sahiptir. Ortalama kalorifik değer 1000 kcal/kg seviyesindedir.

Ülkemizde şimdiye kadar yapılan çalışmalarda 19 ilimiz sınırları içerisinde çeşitli büyüklüklerde turba oluşumu belirlenmiştir. Turbalar tarımsal amaçlı kullanıldığı gibi enerji kaynağı olarak da kullanılmaktadır.

Hidrolik Potansiyel:
Doğanın dengesini koruyabilmesi yenilebilir enerji kaynaklarının önemini arttırmaktadır. Bu enerji kaynaklarından birisi de sudan yararlanılarak elde edilen enerjidir. Suyu enerji elde ettikten sonra diğer amaçlar için kullanmak olasıdır.Bu ise suyun önemini bir kat daha artırtmaktadır.
Ülkemizde brüt hidroelektrik potansiyel 433 milyar kWh, teknik yönden değerlendirilebilir potansiyel ise 216 milyar kWh olarak tahmin edilmektedir. 483 adet hidroelektrik projenin teknik ve ekonomik olarak değerlendirilebilir kurulu güç kapasitesi yaklaşık 35000 MW ve yıllık ortalama enerji üretimi 123 milyar kWh olarak hesaplanmaktadır. 2000 yılı başı itibariyle işletmedeki termik ve hidroelektrik santrallerin toplam kurulu gücü 26,117 MW’a üretimi ise 116 milyar kWh’a ulaşmış durumdadır. Son 20 yılda elektrik enerjisi üretiminde hidroelektrik enerjisinin payı yüzde 45.8 mertebesinden giderek düşmüş ve 1999 yılında yüzde 30’lara inmiştir. 2000 yılındaki yetersiz yağışlardan dolayı bu pay daha da azalmıştır. Mevcut hidroelektrik enerji üretim kapasitesinin yüzde 75’i Keban, Karakaya, Atatürk, Altınkaya,Hasan Uğurlu ve Oymapınar barajlarından sağlanmaktadır.



Hidrolikte yağışlara bağlı olarak üretim miktarı değişmekte, kuraklık döneminde üretim azalmaktadır. Termik santraller ile talebe cevap verilemediği zamanlarda ise hidrolik santrallerde kritik su seviyesi zorlanarak elektrik üretimi yapılabilmektedir. Nitekim 1999 ve 2000 yıllarında bu uygulama yapılmıştır.
Petrol:
Ham petrolde ise 1998 yıl sonu itibariyle 43 milyon ton üretilebilir rezervimiz bulunmaktadır. Ülkemiz petrol aramaları 1923 Cumnuriyetinin ilk kurulduğu yıllarda başlamış, 1940 yılında Raman’da ilk üretim kuyusu açılmıştır. 1951 yılında bunu Garzan sahası takip etmiştir. Halen 16 yabancı ve 3 yerli şirket petrol aramalarını sürdürmektedir. Bu zaman zarfında 2834 kuyu açılmış ve 95 sahada petrol, 17 sahada doğal gaz keşfi yapılmıştır.
Türkiye’de 1998 yılı toplam ham petrol üretim miktarı 3.2 milyon ton, ham petrol tüketimi ise 28.1 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.
Türkiye’nin petrol politikası 1980’li yıllarda şekillenerek kanında yerini almıştır. Böylece Türkiye kendi ihtiyacı olan petrolü arayıp bulmak için her türlü yerli ve yabancı imkanı seferber etmeyi mümkün kılan bir milli petrol politikasını benimsemiş bulunmaktadır. Ülkemizde petrole bağımlılık azaltılmaya çalışılmakta diğer enerji kaynaklarına ağırlık verilmektedir. Ancak yinede önümüzdeki 10 yıl içinde enerhide petrole bağımlılığım yüzde 40’ların altına inmeyeceği düşünülmektedir. Bunun için Türkiye’de petrol arama ve üretim faaliyetlerine yeni yatırımların yapılması büyük önem arz etmektedir.
Doğal Gaz:
1998 yıl sonu itibariyle ülkemiz rezervuarlarında bulunan doğal gaz 14 milyar metreküp olup, üretilebilir rezerv 9 milyar metreküptür. Bugün doğal gaz ithal edilen ve dışa bağımlı bir enerji kaynağı durumundadıtr. 1995 yılında doğal gaz tüketiminin yarısından fazlasının elektrik enerjisi üretiminde, yüzde 11’inin gübre sanayinde, yüzde 17’sinin sanayi kuruluşlarında enerji kaynağı olarak ve yüzde 15’inin konut ve ticari sektörde kullanıldığı tespit edilmiştir. Türkiye’de 1998 yılı toplam doğal gaz üretim miktarı ise 564.5 milyon metreküp, tüketimi ise 10.3 milyar metreküp olarak gerçekleşmiştir.

Jeotermal:
Jeotermal enerjinin değerlendirilmesi yeni bir olay olmamakla birlikte ekonomik olarak kullanımı için başka enerji türlerine dönüştürülmesi konusundaki çalışmalara bu yüzyılın başlarında başlanmış, 1973-74 enerji krizinin etkisi ile çalışmalar yoğunlaştırılmıştır.
Türkiye’de 49 santigrat derecenin üzerinde jeotermal akışkan içeren 170 adet jeotermal saha bulunmaktadır. Bunlardan Aydın-Germencik, Denizli-Kızıldere, Çanakkale-Tuzla, Aydın Salavatlı elektrik üretimine uygun, gelişen teknolojilere ve gerekli desteğin temin edilmesine göre Manisa-Salihli-Caferbeyli, Kütahya-Simav,İzmir-Seferihisar,Dikili,D enizli Gölemezli elektrik üretilebilir, diğerleri ise doğrudan kullanıma uygundur.
Türkiye’de halen 51.600 konut eşdeğeri ısıtmacılık yapılmaktadır ve kurulu güç 493 MWt düzeyine ulaşmıştır. Ayrıca, Türkiye’de şu anda, 194 adet kaplıcada sağlık amaçlı kullanım vardır. Bunun da değeri 327MWt’dir. Böylelikle Türkiye’nin jeotermal doğrudan kullanım kapasitesi 820 MWt olmakta ve Türkiye, bu durumda doğrudan kullanım kapasitesi kurulu gücü ile Dünyada 4. sırada yer almaktadır.
Türkiye’de elektriğe yönelik uygulama ise Denizli-Kızıldere sahasında 1974 yılında kurulan 0.5 MWe kapasiteli bir pilot tesisle başlamış ve 1984 yılında aysı sahada TEAŞ tarafından yaptırılan bir santralle 20 MWe kapasiteye ulaşmıştır. Aydın-Germencik,Çanakkale-Tuzla,Aydın-Salavatlı gibi sahalarda da önümüzdeki yıllarda jeotermal enerjiye dayalı santraller kurulması ile ilgili çalışmalar planlanmaktadır. Türkiye’de kurulacak jeotermal elektrik santrallerinin 2005 yılında 185 MWe, 2010 yılında 500 MWe, 2020 yılında 1000 MWe’e ulaşması beklenmektedir.
Türkiye’nin ispatlanmış termal kapasitesi (kuyu+kaynak) 2600 MWt cibarına ulaşmıştır, Muhtemel jeotermal potansiyelimiz ise 31.500 MWt’dir (5 milyon konut eş değeri). Bu da Türkiye’deki konutların en az yüzde 30’unun jeotermal kaynaklarla ısıtılabileceği anlamına gelmektedir ki bu da 30 milyar metreküp doğalgaz eşdeğeridir.
Nükleer Hammaddeler:
Türkiye’de radyoaktif hammadde arama ve değerleme işlemleri 1956 yılında MTA tarafından başlatılmış ve bu aramalar neticesinde önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Uranyum yakıt hammaddesi bakımından Türkiye o kadar zengin değildir. MTA tarafından saptanmış olan ülkemiz uranyum rezervi ortalama 8400 ton olup bu rezerv dünya uranyum potansiyeli içinde yüzde 0.41 gibi çok küçük bir paya sahiptir.
Toryum bakımından ise 380 000 ton ile dünyadaki en zengin kaynaklardan biri durumundayız ve bu yaklaşık yüzde 21’lik bir paya tekabül etmektedir. Ancak toryumun eldesinde bazı teknolojik güçlüklerin bulunması nedeniyle şu an için ekonomik görülmemekte ama bu büyük potansiyelin ilerdeki yıllarda öneminin artacağı ve ekonomik olarak devreye sokulabileceği tahmin edilmektedir.
__________________

İnsanda oLmaz ise edep
NeyLesin medrese mektep
Okusa aLim olsa

GheTTo Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla GheTTo isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Alt 03.01.08, 02:45   #3 (permalink)
!-ThE ßiG BaD AdmiN-!
 
GheTTo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2006
Kullanıcı No: 3015
Yaş: 27
Nerden: from hell
Mesajlar: 10.893
Teşekkürler Durumu
Ettiği Teşekkür: 13
25 Mesajına 36 kere teşekkür edildi
Karizma
Rep Puanı : 189720
Rep Seviyesi : GheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond reputeGheTTo has a reputation beyond repute
İletişim
--->: Türkiye’de Enerji Kaynakları

Yeni ve Yenilebilir Enerji Kaynakları:
Biomas(odun ve diğer bütün çeşitler); biomas enerjinin kökeninde fotosentezle kazanılan enerji yatmaktadır. Bİomas enerjinin materyalleri bitkisel ve hayvansal ürünlerdir. Endüstrileşme ile birlikte doğal kaynakların azalmaya başlaması biomasın değerlendirilmesini gündeme getirerek bu kaynağı öne çıkartmaya başlamıştır. Biomasın sanayileşmiş ülkelerdeki birincil enerji tüketimindeki payı genel olarak yüzde 3’ün altında ise de bazı ülkeler bioenerji kaynağını önemli ölçüde kullanmaya başlamışlardır(örneğ in Finlandiya,İsveç,Ame rika). Biomas kökenli yakıtların atmosferik karbondioksit kirlenmesine etkisinin az olmasından dolayı birçok sanayileşmiş ülke biomas enerji üretimini arttırabilmek için planlar yapmaktadır.



Güneş Enerjisi; güneş enerjisinin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olması nedeniyle verimli olarak kullanılabilmesi amacına yönelik araştırma-geliştirme çalışmaları son 20 yılda yoğunlaştırılmıştır. Gerek doğrudan gerekse dolaylı elektrik üretimi, sıcak su üretimi, alanısıtma ve soğutma, sanayi kuruluşları için proses ısı enerjisi ve sera ısıtmacılığı konularında çok sayıda uygulama bulunmaktadır ve yaygın olarak kullanılabilmesi için düşük maliyetli olarak üretilmeleri konusunda çalışmalara devam edilmektedir. Türkiye’de uygulamalar daha çok evlerde ve otellerde sıcak su eldesine yöneliktir. Türkiye’nin güneşlenme süresinin 2640 saat ve yıllık ortalama güneş enerjisinin ise 3,6 kWh/m2gün olduğu belirlenmiştir
Rüzgar Enerjisi; Rüzgar enerjisi de güneş enerjisi gibi hava koşullarına ve topografik şartlara göre değişim göstermektedir. Rüzgar enerjisi yatay ve düşey eksenli rüzgar türbinleri ile mekanik enerjiye dönüştürülmekte, su pompalamakta veya elektrik üretimi amacıylada bu mekanik enerjiden yararlanılmaktadır. Pek çok avantajının yanı sıra rüzgar enerjisi kullanım amacıyla rüzgar türbini ve rüzgar tarlaları kurulması sırasında görsel ve istatistik olarak kişileri ve çevreyi etkilemesi, gürültü oluşturması, kuş ölümlerine neden olması, haberleşmede parazitler meydana getirmesi gibi dezavantajları bulunmaktadır. Ülkemizde bir iki bölge dışında (Çanakkale, İzmir gibi) henüz bu enerjiden su pompalama dışında yararlanma söz konusu değildir.

Bazı Santral Tiplerinin Mukayesesi (1000 MW kapasiteli)



2020 Yılında Yenilenebilir Enerji Kaynakları Tahmini

Dünyadaki Önemli Uranyum ve Toryum Rezervleri






Uzmanların yaptığı inceleme ve değerlendirmeler sonunda, ortaya çıkacak enerji açığını kısa vadede nükleer enerji ile elektrik üretiminin yetebileceği, orta vadede yine nükleer enerjiden yararlanmakla birlikte bir alternatif enerji kaynağı olarak telaffuz edilen güneş enerjisinden yararlanmanın da devreye girmesi mümkün görülmektedir. Uzun vadede enerji ihtiyacına cevap verebilecek ve hemen hemen tükenmez bir kaynağa sahip olan “termo-nükleer enerjiden elektrik üretimi” 21. yy sonlarına doğru işlerlik kazanacaktır.
Bugün içinde bulunduğumuz darboğazın ana nedeni 1990 yılından buyana yatırımların programın gerisinde kalmış olmasındandır.
Gelişmekte olan bir ülkenin enerji yönünden dışa bağımlı olması düşünülmemekte ve sanayisinin enerji kısıntısı veya kesintisine tahammülü bulunmamaktadır. Bugün Türkiye tükettiği enerjinin yarıya .yakınını ithal etmekte ve bunun için yılda yaklaşık 10 milyar dolar gibi büyük bir para ödenmektedir.
Türkiye’nin enerji üretiminde dış kaynaklara yöneldiği görülmektedir ki, bu enerjinin devamlılığıkonusunda risk içermektedir. İzlenmesi gereken politikalar genel olarak; sahip olunan kömür potansiyelinin yeni arama politikaları ile genişletilmesi, düşük kaliteli kömürlerin iyileştirilmesi, termik santralların ise biran önce çevresel tedbirleri alınarak ve yakma teknolojilerinin revize edilerek tam kapasite çalışmaya başlaması gelmektedir. Önümüzdeki 10-15 yıl içinde ülkemiz, potansiyel hidrolik ve fosil kaynaklarınıtamamen kullanmasına rağmen gelişmesi için gerekli enerjiyi başka kaynaklardan karşılama durumunda kalacaktır. Bu enerji kaynaklarından sadece nükleer enerji ihtiyacı karşılayabilecek kapasitede görünmektedir.
Nükleer enerji konusundaki halk tepkisi bu konudaki bilgi noksanlığından ileri gelmektedir. Nükleer enerji üretimi diğer alternatiflere nazaran daha tehlikeli olmayan, çevrenin korunması için yararlı ve daha ucuz elektrik üreten tesislerdir.
Türkiye’de henüz kurulu nükleer bir santralin olmaması adyoaktif hammadde konusunda arama ve zenginleştirme işlemlerini askıya alacağımız anlamına gelmemelidir. Bunun için Türkiye’nin tamamı üzerinde radyoaktif hammadde taramasının yapılması bulunan yatakların değerlendirilerek olumlu sonuç verenlerin hemen sorun yaratabilecek olanlarınıise laboratuvar ve pilot ölçekte olumlu sonuçlar alındıktan sonra tesis çapında çalışmalara başlanmalıdır. Nükleer teknoloji konusunda l950’lerden bu yana sahip olduğumuz bilgi ve deneyimlerimiz ile bunu yapabilecek konumda olduğumuz gerçeği unutulmamalıdır.
Bugün düşük ve orta büyüme hızlı nükleer enerji üretim senaryolarının kullanılmasıhalinde dünya için yakıt temininde herhangi bir problemin olmayacağıgörülmekte dir. Ancak bu durum nükleer teknolojide söz sahibi olan devletler için söz konusudur. Ülkeler arasında yapılan bazı nükleer denetleme anlaşmalarına riayet etme şartı altında yakıt temini garantisinin verilmesi, ihtiyaç sahiplerinin kağıt üzerindeki garantilerine hakikaten sahip olacaklarınıgösterme mektedir. Bu ülkeler ihtiyaçları olduğunda hiçbir yerden hammadde temin edememe veya çok fahiş bedel ödemek zorunda kalabileceklerdir.




Kaynaklar:
Akçael E. A., 1997, Dünyada ve Türkiye’de Petrol, s:61-70, Türkiye Enerji Politikaları
İstanbul Üniv. Müh. Fak. Yerbilimleri Dergisi, C.16, S.1, SS.81 - 92, Y 2003
Ana Britannica
Ünver Ö., 1996, Türkiye’nin Enerji Potansiyeli ve Bu Potansiyelden Ekomomik Olarak Yararlanma olanakları, s:25-40
__________________

İnsanda oLmaz ise edep
NeyLesin medrese mektep
Okusa aLim olsa

GheTTo Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla GheTTo isimli üyenin yazdığı bu Mesajı değerlendirin.
Cevapla

Tags
turkiyede enerji kaynaklari


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Yazan Forum Cevaplar son Mesaj
Türkiyede madenler ve enerji kaynakları azrailangel Sözel Bölüm 0 06.11.07 12:58
Türkiyenin kullandığı enerji kaynakları azrailangel Sözel Bölüm 0 05.11.07 11:37
Hyundai Matrix Türkiye’de Üretilecek! daoisart Son Dakika, Günlük Güncel Olaylar 1 05.05.07 09:20
Gurbetçiye Türkiye’de Özel Avantajlar SanaLKampuS Hukuk, Muhasebe, Vergi ve Sigorta 0 07.10.06 08:32
Türkiye’yi 18 il besliyor SanaLcıyım Hukuk, Muhasebe, Vergi ve Sigorta 1 12.09.06 11:16


Saat 12:08


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
http://www.puzzletr.com
Inactive Reminders By Chaos Download

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387