![]() |
| |||||||
| Biyografi Önemli kişilerin biyografilerini burada yayınlayabilirsiniz |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #181 (permalink) |
| Süper Üye ![]() Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 368
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Gücü: 47 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap : Buyrun Size A Dan Z ye FuLL Biyografi Yaşar Kemal -------------------------------------------------------------------------------- Asıl adı Kemal Sadık Göğceli olan Yaşar Kemal, 1923 yılında Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite köyünde doğdu. Henüz ortaokul sıralarındayken halk yazınına duyduğu ilgi onu folklor derlemeleri yapmaya yöneltti. O dönemde şiirleri Adana Halkevi'nin yayını olan "Görüşler Dergisi"nde yayımlandı. Ortaokulun son sınıfındayken okulu bırakmak zorunda kalarak ırgatlık, amelebaşılık, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu gibi işlerde çalıştı. Bu arada "Ülke", "Kovan", "Millet", "Beşpınar" dergilerinde şiirleri görüldü. 1951 yılında İstanbul'a yerleşerek, Cumhuriyet Gazetesi' nde fıkra ile röportaj yazarlığı yapmaya başladı. "Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün" başlıklı röportajıyla Gazeteciler Cemiyeti Özel Başarı Armağanı'nı kazandı. O yıllarda öyküleriyle de ilgi çeken sanatçının 1952 yılında "Sarı Sıcak" adlı öykü kitabı yayımlandı. İlk romanı "İnce Memed" 1955 yılında çıktı. 1955-1984 yılları arasında öykü, roman, röportaj ile makalelerinden oluşan 33 kitabı yayımlandı. Yaşar Kemal, ilk romanı "İnce Memed" ile 1955 yılında Varlık Roman Armağanı' nı kazandı. 1974 yılında "Demirciler Çarşısı Cinayeti" adlı yapıtı, Madaralı Roman Ödülü' nü aldı. "Yer Demir Gök Bakır" Fransa'da 1977 yılında, Edebiyat Eleştirmenleri Sendikası tarafından yılın en iyi yabancı romanı seçildi. "Binboğalar Efsanesi" 1979 yaz dönemi için Büyük Edebiyat Jürisi tarafından seçilen kitaplar arasında yer aldı. 1982 yılında uluslararası Del Duca Ödülü' ne değer görülen Yaşar Kemal, 1984 yılında Fransa' nın Légion D'Honneur nişanını aldı. Yapıtlarında Torosları, Çukurova'yı, Çukurova insanının acı yaşamını, ezilişini, sömürülüşünü, kan davasını, ağalık ile toprak sorununu çarpıcı bir biçimde ortaya koyan yazarın eşsiz betimlemeleri yapıtlarının en önemli özelliğidir. 29 dilde yayımlanmış olan kitaplarıyla, dünya yazınında çok önemli bir yeri var.
__________________ www.sanaltoplist.org |
| | |
| | #182 (permalink) |
| Süper Üye ![]() Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 368
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Gücü: 47 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap : Buyrun Size A Dan Z ye FuLL Biyografi Yener Karahanoğlu(Oramiral ) (1946 - .... ) -------------------------------------------------------------------------------- Oramiral Yener Karahanoğlu, 1946 yılında Erzurum’da doğdu. 1964 yılında Deniz Harp Okulu’ndan Asteğmen olarak mezun olmuş, Deniz Harp Okulu’nda ilave iki yıl öğrenim görerek 1966 yılında Donanmaya katılmıştır. 1976 yılına kadar Deniz Kuvvetlerine bağlı çeşitli gemilerde Branş Subaylığı ve Gemi Komutanlıkları yapan Koramiral Karahanoğlu, 1978 yılında Deniz Harp Akademisi’nden mezun olmuş; ardından Kurmay Subay olarak; Çıkarma Filosu Harekat, İstihbarat ve Muhabere Şube Müdürlüğü, Tcg Tınaztepe 2 nci Komutanlığı, Tcg Yarhisar Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Harekat Başkanlığı’nda İrtibat ve İstihbarat Karargah Subaylığı, Tcg Kılıçalipaşa Komutan Vekilliği, Donanma Komutanlığı’nda Harekat ve Eğitim Şube Müdürlüğü ile Harekat Grup Başkanlığı, Deniz Kuvvetleri Komuta Kontrol Daire Harekat Şube Müdürlüğü ve 1 nci Muhrip Filotilla Komodorluğu görevlerini yürütmüştür. 1990 yılında Tuğamiralliğe terfi etmiştir. Tuğamiral rütbesi ile Deniz Kuvvetleri Harekat Eğitim Daire Başkanlığı ve Çıkarma Gemileri Komutanlığı görevlerinde bulunmuş, 1994 yılında Tümamiralliğe terfi etmiştir. Tümamiral rütbesi ile Deniz Kuvvetleri Lojistik Başkanlığı ve Harp Filo Komutanlığı görevlerini yürütmüş, 1998 yılında Koramiralliğe terfi ederek Deniz Kuvvetleri Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı ve Kurmay Başkanlığı ile Güney Deniz Saha Komutanlığı görevlerinde bulunmuş, 30 Ağustos 2003 tarihinden geçerli olarak Oramiralliğe terfi ederek Donanma Komutanlığı’na atanmıştır. 2003-2005 yılları arasında Donanma Komutanlığı görevini ifa eden Oramiral Yener KARAHANOĞLU 26 Ağustos 2005 tarihinden itibaren Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevini deruhte etmektedir. Oramiral KARAHANOĞLU, Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası sahibidir. Bayan Aytaç KARAHANOĞLU ile evli olan Oramiral KARAHANOĞLU’nun Burak ve Işık adında iki çocuğu vardır. Oramiral KARAHANOĞLU İngilizce bilmektedir.
__________________ www.sanaltoplist.org |
| | |
| | #183 (permalink) |
| Süper Üye ![]() Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 368
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Gücü: 47 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap : Buyrun Size A Dan Z ye FuLL Biyografi Yilmaz Erdoğan -------------------------------------------------------------------------------- Yılmaz Erdoğan, 1967, Hakkari. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara´da tamamladı. İTÜ İnşaat Mühendisliğini kazandı fakat ağır basan tiyatro tutkusu eğitimini yarıda bırakmasına neden oldu.Tiyatroya Ferhan Şensoy´un 'Nöbetçi Tiyatrosu'nda başladı, daha sonra Levent Kırca´nın 'Olacak O Kadar' adlı televizyon programında başyazar olarak görev yaptı. TRT´de yayınlanan 'Umut Taksi' adlı diziyi yazdı ve bu dizide oyuncu olarak rol aldı. · Tiyatroda dolu dizgin giden Erdoğan daha sonra Türkiye´nin en büyük oyuncu kadrosuna sahip olan 'Gereği Düşünüldü' isimli oyunu yazdı; bu oyun 4 yıl kapalı gişe oynadı.Bu oyundan sonra tiyatro çalışmalarına Yasemin Yalçın Tiyatrosu´nda başlayan Yılmaz Erdoğan 'Haşlama Taşlama' ve yine bu tiyatroda 5 yıl sahnelenen 'Kadınlık Bizde Kalsın' adlı oyunları yazdı. Yılmaz Erdoğan tiyatro yaşamına bundan sonra ortağı Necati Akpınar ile birlikte kurduğu Beşiktaş Kültür Merkezi´nde devam etti. Burada yine başrollerini Demet Akbağ ile paylaştığı 'Bir Demet Tiyatro' adlı diziyi yazdı. 'Otogargara' ise son olarak yazdığı müzikaldi ve tiyatro severlerin yoğun ilgisiyle 4 yıl kapalı gişe oynadı. Bu arada son iki yıldır yine kendisinin yazdığı ve oynadığı tek kişilik 'Cebimdeki Kelimeler' adlı oyunu Beşiktaş Kültür Merkezi´nde sahnelendi. İlk albümü 'Kayıp Kentin Yakışıklısı´nda ´Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam´ diyen tiyatro dünyasının önemli isimlerinden, küçük büyük herkesin ´Mükremin Abi´si Yılmaz Erdoğan´ın 'Kayıp Kentin Yakışıklısı' adlı bir şiir kaseti Prestij Müzik etiketiyle müzik marketlerde yerini aldı.Bu albüm Yılmaz Erdoğan´ın yazdığı 17 şiirden ve bu şiirlere eşlik eden Metin Kalender, Nizamettin Ariç ve Ali Aykaç´ın bestelediği ezgilerden oluşuyor. Erdoğan´ın albümünde şiirler, Türk Sanat Müziği´nden örnekler, türküler etnik müzikler gibi geniş bir müzik yelpazesi eşlik ediyor ve sanatçının kendi sesinden kısa bir türkü de bulunuyor. Yılmaz Erdoğan´ın bu ilk şiir albümünün yönetmenliğini Metin Kalender üstlendi.Kaset piyasaya çıkışının ilk haftasında 100.000´lik satış tirajına ulaştı ve şiir albümleri kategorisinde önemli bir yer edindi. Erdoğan´ın zekice ve nice motiflerle işlenmiş, kendine özgü üslubuyla yazdığı hüzün ağırlıklı şiirleri dinleyenleri yoğun bir duygu karmaşasına sürükleyecek. Senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini paylaştığı Vizontele filmi büyük başarı kazandı. ESERLERİ 1)hüzünbaz sevişmeler 2)kadınlık bizde kalsın 3)kayıp kentin yakışıklısı 4)haybeden gerçeküstü konuşmalar 5)anladım
__________________ www.sanaltoplist.org |
| | |
| | #184 (permalink) |
| Süper Üye ![]() Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 368
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Gücü: 47 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap : Buyrun Size A Dan Z ye FuLL Biyografi Yunus Emre (1241?-1321?) Hayatı hakkında kesin bilgimiz yoktur. Son araştırmalara göre 1240/41 ile 1320/21 yılları arasında yaşadığı kabul edilmektedir. Şiirlerinden ve hayatı hakkında yazılıp anlatılagelen menkıbelere göre; iyi bir eğitim görmüştür. Taptuk Emre'nin dergâhına kapılanmış, orada tasavvuf terbiyesinden geçmiştir. Halkı irşad etmek amacıyla diyar diyar dolaştı. Şiirleriyle irşad görevini sürdürdü. Mevlânâ ile görüştü. Yıllar süren gurbet hayatından sonra doğduğu köye, Eskişehir'in Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy'e döndü. Orada vefat etti. Sonradan burada kendisi için bir anıt mezar yapıldı. Anadolu'nun birçok yerinde kabri ya da makamı olduğu rivayetleri vardır. Yunus, Türk edebiyatının en büyük şairlerinden biridir. Kendisinden sonra gelen pek çok şairi etkilemiştir. Kullandığı Türkçe, işlediği temalar, şiirindeki sadelik ve yalınlık, onun ne denli büyük bir şair olduğunu ispat etmeye yeter. Bazı şiirlerinde aruzu da deneyen Yunus, asıl şiir kabiliyetini heceyle yazdığı ilahî, nefes ve semaî türü şiirlerinde ortaya koymuştur. Şiirleri bir çok araştırmacı tarafından derlenip toplanmış ve yayınlanmıştır. Dîvân'ının karşılaştırmalı metni Dr. Mustafa Tatçı tarafından basılmıştır. GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ Gönlüm düştü bir sevdaya gel gör beni aşk neyledi Başımı verdim kavgaya gel gör beni aşk neyledi Ben yürürüm yana yana aşk boyadı beni kana Ne âkilem ne divâne gel gör beni aşk neyledi Ben yürürüm ilden ile dost sorarım dilden dile Gurbette hâlim kim bile gel gör beni aşk neyledi Benzim sarı gözlerim yaş bağrım pâre yüreğim baş Hâlim bilen dertli kardaş gel gör beni aşk neyledi Gurbet ilinde yürürüm dostu düşümde görürüm Uyanıp Mecnûn olurum gel gör beni aşk neyledi Gâh tozarım yerler gibi gâh eserim yeller gibi Gâh çağlarım seller gibi gel gör beni aşk neyledi Akar sulayın çağlarım dertli ciğerim dağlarım Şeyhim anuban ağlarım gel gör beni aşk neyledi Ya elim al kaldır beni ya vaslına erdir beni Çok ağlattın güldür beni gel gör beni aşk neyledi Ben Yûnus-ı bî-çâreyim başdan ayağa yareyim Dost ilinde avareyim gel gör beni aşk neyledi
__________________ www.sanaltoplist.org |
| | |
| | #185 (permalink) |
| Süper Üye ![]() Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 368
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Rep Gücü: 47 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap : Buyrun Size A Dan Z ye FuLL Biyografi Yunus Emre Ve Hayati -------------------------------------------------------------------------------- Türk dili ve edebiyatı tarihinin en önde gelen simalarından Yunus Emre'nin hayatı hakkında,ne yazık ki,fazla bir bilgi yoktur.Türk milletinin yetiştirdiği en büyük şairlerden olan Yunus Emre'nin hayatı ve kimliğine dair hemen hemen hiçbir şey bilinmemektedir. YUNUS EMRE HAYATI Bilinen hususlar onun Risalet-ün-Nushiyye adlı eserini H.707 (M.1307-1308) yılında yazmış olması ve H.720 (1320-1321) tarihinde 82 yaşında iken vefat etmesidir.Böylece H.638 (M.1240-1241) yılında doğduğu anlaşılan Yunus Emre XIII. yüzyılın ikinci yarısıyla XIV. yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır.Bu çağ,Selçukluların sonu ile Osman Gazi devrelerine rastlamaktadır.Yunus Emre'nin şiirlerinde bu tarihlerin doğru olduğunu gösteren ipuçları bulunmakta;şair çağdaş olarak Mevlana Celaleddin,Ahmet Fakıh,Geyikli Baba ve Seydi Balum'dan bahsetmektedir. Yunus Emre'nin nereli olduğu,nerede tahsil gördüğü,nerelerde bulunduğu,ne işle meşgul olduğu,nasıl yaşadığı hususları da meçhuldür.Sarıköylü ve Karamanlı oluşu meselesi hala çözülememiştir.Yüzyı llardan beri halk arasında yaşayan inanca göre O,Sivrihisar yakınında Sarıköy'de doğmuş,çiftçilikle meşgul olmuş,Taptuk Emre adlı bir şeyhe intisap etmiş,tekkelerde yaşamış ve veliliğe erişmiştir.Anadolu'd a on ayrı yerde mezarı (daha doğrusu makamı) olduğu ileri sürülen Yunus Emre,halk arasındaki inanca ve bazı tarihi kaynaklara göre Sarıköy'de ölmüştür.orada yatmaktadır. DİĞER BİLGİLER Hacı Bektaş,Rum diyarına geldiği sırada orada "Seyyid Mahmut Hayrani,Celaleddin-i Rumi,Hacı İbrahim Sultan" gibi bir takım büyük mutasavvıflar arasında bir de "Emre" adlı kuvvetli velayet sahibi bir şeyh vardı.Hacı Beştaş'ın daveti üzerine Rum Erenleri onun nezdine geldikleri halde,bu şeyh her nedense davete gelmedi,Öbür Rum erenleri Onun gelmediğini Hacı Bektaş'a haber verdiler.O da,Sarı İsmail adındaki dervişini gönderdi.Emre'yi yanına çağırttı.Gelmemesind eki hikmeti sordu.Emre, "Perde arkasından çıkan bir elin kendisine nasip verdiğini,hazır bulunduğu o erenler bezminde Hacı Bektaş adlı hiç kimesne görmediğini" söyledi.Hacı Bektaş "O elin bir işareti olup olmadığını" sorunca, "Ayasında yeşil bir ben" gördüğünü anlattı.O vakit Hacı Bektaş elini uzattı.Ayasındaki yeşil beni hayretle gören Emre,kendisine evvelce el veren mürşit karşısında bulunduğunu anlayınca üç kere heyecanla "Taptuk Emre" dedi ve adı o zamandan sonra Taptuk Emre oldu. O bölge köylerinden birinde,Yunus adında,rençberlikle geçinir,çok fakir bir adam vardı.Bir yıl kıtlık oldu.Yunus'un fakirliği büsbütün arttı.Nihayet birçok kehanet ve inayetlerini duyduğu Hacı Bektaş'a gelip yardım etmeyi düşündü.Sığırının üstüne bir miktar alıç (yabani elma) koyup dergaha gitti.Pirin ayağına yüz sürerken hediyesini verdi;bir miktar buğday istedi.Hacı Bektaş ona lütufla muamele ederek,bir kaç gün dergahta misafir etti.Yunus geri dönmek için acele ediyordu.Dervişler Pir'e Yunus'un acelesini anlattılar.O da: "Buğday mı ister,yoksa erenler himmeti mi?" diye haber gönderdi.O buğday istedi.Bunu duyan Hacı Bektaş tekrar haber gönderdi: "İsterse o alıcın her tanesince nefes edeyim!" dedi.Yunus buğdayda ısrar ediyordu.Hacı Bektaş üçüncü defa haber gönderdi: "İsterse her çekirdek sayısınca himmet edeyim" dedi.Yunus yine buğdayda ısrar edince;emretti,buğda yı verdiler.Yunus dergahtan uzaklaştı.Yolda yaptığı kusurun büyüklüğünü anladı.Pişman oldu.Geri dönerek kusurunu itiraf etti.O vakit Hacı Bektaş,onun kilidi Taptuk Emre'ye verildiğini isterse ona gitmesini söyledi.Yunus bu cevabı alır almaz hemen Taptuk dergahına koşarak başına geleni anlattı.O da Yunus'u dergahın odunculuğuna tayin etti.Yunus 40 yıl bu hizmette bulunduğu halde,dergaha eğri ve yaş odun getirmedi.Uzun yıllardan sonra bir erenler meclisi kuruldu.Orada şeyhi ile beraber oduncu Yunus hazır olduğu gibi,Yunus-i Guyende adlı tanınmış bir ilahici de vardı.Mecliste Taptuk Emre'ye coşkunluk geldi. "Şevkimiz var,haydi sen de biraz terennüm et!" diye Yunus-i Guyende'ye seslendi.Ama bunu bir kaç defa söylediği halde Yunus-i Guyende'den hiç ses çıkmadı.Nihayet oduncu Yunus'a dönerek: "Haydi,dedi,artı k zamanı geldi,kilidin açıldı.Hacı Bektaş sözü yerine geldi,durma söyle!!" Bunun üzerine Yunus'un perdesi yırtılarak,kilidi açıldı ve arifane nefesler,ilahiler söylemeğe başladı. Hakikate varmak için geçirdiği çilekeşlik devrinde Yunus Emre'nin dergaha hiç eğri ve yaş odun getirmediğini farkeden Taptuk Emre bir gün Yunus'a: "Dağda hiç eğri odun kalmadı mı?" diye sordu.Yunus: "Dağda eğri odun çok,lakin senin kapına odunun bile eğrisi yakışmaz" diye cevap verdi. Rivayet ederler ki,her nedense,Yunus'a şeyhi, kırk yıl seyahat etmesini emretmiş.O da tam kırk yıl gezip dolaştıktan sonra tekrar şeyhinin dergahına gelmiş, "Ana Bacı" yı bularak şeyhin kendi hakkındaki düşüncesini sormuş.Ana Bacı da demiş ki: "Yarın sabah namazında,şeyhinin yolu üzerine yat,şeyh senin kim olduğunu elbette bana soracak,ben de Ona Yunus diyeceğim,Eğer,bizim Yunus mu diyecek olursa anla ki,artık çilen dolmuştur." Ertesi sabah Yunus,bu nasihate uyarak yola uzanır.Şeyhi merak edipte "Bizim Yunus mu?" diye sorunca,Taptuğun ayaklarına kapanır ve o günden başlayarak şeyhin müsaadesiyle hayata yeniden doğarak ilahi şiirlerini söylemeğe başlar. Salihli kazası civarında Emre adlı,yetmiş evlik bir köyde.taştan bir türbenin içinde,Taptuk Emre ve çocukları ile torunları yatmaktadır.Türbenin eşiğinde de,bir başka mezar vardır.Bu,Yunus'un bir çok mezarlarından biridir.Yunus Emre kapı eşiğine kendisinin gömülmesini vasiyet etmiş...Şeyhini ziyaret edecekler,kendi mezarını çiğneyerek geçsinler diye.
__________________ www.sanaltoplist.org |
| | |
![]() |
| Tags |
| buyrun, size, dan, full, biyografi |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |