Ülkemizin önde gelen bağlama sanatçılarından biri olan Ahmet KOÇ, aynı zamanda T.C Kültür Bakanlığı Devlet Modern fol müzik topluluğunda müziklog, aranjör ve bağlama sanatçısı olarak çalışmalarını sürdürmektedir...
Esasen Sivaslı Ahmet Koç’un müzik hayatı, ozan babası Ozan İsa Koç’un âşık atışmalarında başlıyor öncelikle. Altı yaşındaki Ahmet Koç, ellerinde sazı, atışan âşıkları görünce, gelecekteki yolu da çizilmiş oluyor. Bir de babasının Bayrampaşa’daki müzik dükkânı var ki, her çeşit plakla dolu bu dükkânın da Ahmet Koç’un müzik hayatında önemli bir yeri var. Aynı zamanda TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Modern Folk Müziği sanatçısı olan Koç, on beş günde bir bu müzik topluluğu ile konserler veriyor.
1980’lerde Unkapanı’nda çalışan Koç, Murat Göğebakan, Murat Kekilli gibi Anadolu rock icracıları için de aranjeler yapmış. Anadolu rock ve hayat felsefesi itibarıyla kendisini en fazla etkileyen isimse Edip Akbayram. Hatırlarsanız, Kekilli’nin ‘Bu Akşam Ölürüm’ parçası bayağı bir ses getirmiş ve birtakım hassas insanlara, Goethe’nin “Genç Werther’in Acıları” etkisi yapmış ve onları intihara sürüklemişti. Bu durumda parçanın aranjörü Koç’a, “Böyle bir şeyi tahmin etmiş miydiniz?” diye soruyoruz. Cevap: “Çok tutulacağını biliyordum tabii.”
Uzun zaman Unkapanı’nda çalışmış Koç, 80’leri müzik piy ının en canlı zamanı olarak değerlendiriyor. O zamanlardan bu zamana pek çok şey değişse de, değişmeyen tek şey iyi müziğin her daim dinlendiği. Ahmet Koç da müzik hayatı boyunca hep daha iyisi ve daha farklısı için çalışmış. ‘Yedi Karanfil’ üçlemesinin üçüncüsünde aranjörlük yapmış, sonra ‘Yediveren Anadolu’ isminde senfonik öğelerin ağırlıklı olduğu bir albüm hazırlamış. Ardından 1998’de bir Anadolu rock çalışması; ‘Yol Türküleri’ni yapmış. “1994-2004 arası sürekli kendimi yenilemeye çalıştım” diyor Ko İşte son albümü ‘Paradoks’ta bu yenilenmenin son halini dinliyoruz. İnsanların olası, “Bu şarkılar da bağlamayla çalınır mı?” tepkisine karşı, ‘Paradoks’ ismini vermiş Koç albüme ama sonuç hiç de tahmin ettiği gibi olmamış. ‘Paradoks’un gidişatı gayet iyi. “Paradoks, Türkiye’de enstrümantal bir albümün tiraj olarak da, beğeni olarak da tutacağını gösterdi” diyor.
Bağlama deyip de geçmemek lazım. ‘Paradoks’ta çeşit çeşit bağlama sesi sunuyor bizlere Ko Kısa saplı bağlama, uzun saplı bağlama, divan bağlaması, elektro bağlama. Albümdeki Amr Diab’ın ‘Tamally Maak’ şarkısında bol bol divan bağlama duyuyoruz örneğin. Bu bağlamayı Orhan Gencebay’dan ödünç almış ve parçanın girişinde bir güzel çalmış.
Söylediğine göre, bizde divan bağlama çalan çok insan yok ve Neşet Ertaş divan bağlama kullanan önemli isimler arasında. “Bağlama inanılmaz bir ses sahasına sahip, akort düzeni kullanılmaya çok müsait. Teknik ve asil bir enstrüman” diyor Ko ‘Paradoks’taki şarkıları nasıl seçtiğine gelince; açılış parçası ‘Hasta Siempre’yi ilk olarak Buena Vista Social Club’tan dinleyen ve fazla dingin bulan Koç, parçayı daha bir güncel yapmak istemiş ve öyle de yapmış. “Biliyorsunuz, Akdeniz ülkesiyiz. Altyapısını bol ritimlerle süsleyerek uzun saplı bağlama, elektro bağlama ve cura kullanarak yeniden yaptım parçayı” diyor.