![]() |
| |||||||
| BASKETBOL & NBA Basketbol ile alakalı herşey |
![]() |
| | Thread Tools | Display Modes |
| | #11 (permalink) |
| Turkish Yakuza ![]() ![]() | --->: NBA Oyuncularının Hayat Hikayeleri Tam ismi: Steve De’Shawn Francis Doğum Tarihi: 21 Şubat 1977 Boyu: 1.91 Kilosu: 90.7 Okul: Maryland Kariyeri.. NCAA’lerde Maryland üniversitesinde başarılı bir kariyere sahip olan Francis, okul tarihinin de en başarılı oyuncularından biri olarak dikkat çekiyordu. 1999 Draftına giren Francis, ilk tur ikinci sıradan Vancouver Grizzlies tarafından seçildi. Ancak bu takımda oynamamak istemeyen genç oyuncu, gerçekleşen takasla Houston Rockets’a gönderildi. Rockets’daki çaylak sezonunda 77 maçın tamamında ilk beş başlayan Francis, 18.0 sayı- 5.3 ribaund ve 6.6 asist ortalamaları yakalayarak Rookie takımına seçildi. İkinci yılında 80 maçta oynayan Francis, artık gerçek bir NBA yıldızı olma yolunda önemli bir adım attı. 2003-04 sezonuna kadar Rockets’ın en önemli yıldızı olan Francis, özellikle Yao Ming’in draf edilmesi ve takımın başına Jeff Van Gundy’nin getirilmesiyle birlikte gözden düştü. 2004-05 sezonu öncesinde Houston Rockets’ın gerçekleştirdiği dev takas sonrasında Francis, Cuttino Mobley ve Kelvin Cato ile birlikte Florida ekibinin yolunu tuttu. Seyirci sıkıntısı yaşayan Orlando Magic’de Francis, sezona bir hayli istekli başladı. Ve bütün otoriteler de Francis’in yeniden doğuşunu izledi. Ancak Magic’in Cuttino Mobley’i takas etmesi üzerine takımda ‘lütfen’ oynayan Francis, play-off’ları da televizyondan izlemek zorunda kalmıştı. Magic’deki ilk yılında 21.3 sayı ortalamalası yakalayan Francis, buna karşın takım içerisinde yaratmış olduğu huzursuzluklarla dikkat çekmişti. Yıldız oyuncunun bu tutumunun ikinci yılında da devam etmesi nedeniyle Magic, NY Knicks ile masaya oturdu ve Penny Hardaway – Trevor Ariza karşılığında yıldız oyuncuyu elden çıkarttı. Kariyeri boyunca 506 karşılaşmada oynayan Francis, 3 kezz All-Star olma unvanını da yaşamıştı. Yıldız oyuncunun sadece 5 kez play-off oynaması ise oldukça dikkat çekici. YIL TAKIM OYUN SAYI RİBAUND ASİST T.ÇALMA T.KAYBI 1999-00 HOU 77 18.0 5.3 6.6 1.5 3.9 2000-01 HOU 80 19.9 6.9 6.5 1.7 3.3 2001-02 HOU 57 21.6 7.0 6.4 1.2 3.8 2002-03 HOU 81 21.0 6.2 6.2 1.7 3.6 2003-04 HOU 79 16.6 5.5 6.2 1.7 3.7 2004-05 ORL 78 21.3 5.8 7.0 1.4 4.0 2005-06 ORL 46 16.2 4.8 5.7 1.1 3.3 2005-06 NYK 8 14.0 3.9 3.5 1.3 2.7 2005-06 -- 54 15.9 4.6 5.4 1.1 3.1 KARİYER 506 19.3 5.9 6.4 1.5 3.7 CAREER HIGHS Points 36 @ New York 01/27/06 44 vs. L.A. Lakers 01/17/03 Field Goals Made 12 2 Times 14 3 Times Field Goals Attempted 26 @ Houston 11/08/05 29 @ Miami 04/09/02 Three Point Field Goals Made 3 2 Times 6 3 Times Three Point Field Goals Attempted 6 @ Houston 11/08/05 13 @ Seattle 11/20/99 Free Throws Made 12 vs. L.A. Lakers 12/23/05 18 vs. Utah 02/04/02 Free Throws Attempted 17 vs. L.A. Lakers 12/23/05 22 vs. Utah 02/04/02 Offensive Rebounds 4 vs. Indiana 11/02/05 8 @ Sacramento 11/21/99 Defensive Rebounds 7 3 Times 13 @ Boston 01/18/02 Total Rebounds 10 vs. Philadelphia 01/29/06 17 vs. Golden State 01/27/00 Assists 15 @ Philadelphia 01/26/06 15 @ Philadelphia 01/26/06 Steals 3 3 Times 8 @ L.A. Clippers 11/24/02 Blocks 2 @ Charlotte 03/11/06 4 vs. Sacramento 01/13/01 Minutes Played 47 vs. Cleveland 11/13/05 58 vs. Atlanta 02/22/04
__________________ ![]() |
| | |
| | #12 (permalink) |
| Turkish Yakuza ![]() ![]() Join Date: Apr 2007 Kullanıcı No: 3932 Age: 18
Posts: 4.644
: 1 Rep Puanı : 300345 Rep
Seviyesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | --->: NBA Oyuncularının Hayat Hikayeleri Tam ismi: Williams Anthony Parker Doğum Tarihi: 17 Mayıs 1982 Boyu: 1.88 Kilosu: 80.3 Okul: Fransa Kariyeri.. Avrupa basketbolunda çok da fazla tanınmayan Tony Parker, 2001 yılında düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda Fransa Milli Takımında bile ilk beş başlayamıyordu. Ancak o zamanda bile çabukluğu ve yetenekleriyle dikkat çeken Parker, buna karşın fizik dezavantajı nedeniyle benchte oturuyordu. 2001 Draftında ilk tur 28.sıradan San Antonio Spurs tarafından seçilerek NBA’e adım atan Parker, çaylak sezonunda 77 karşılaşmada oynadı. Bu maçların tamamında ilk beş başlayan Fransız oyuncu, 9.2 sayı- 4.3 asist ve 2.6 ribaund ortalamaları yakalarken, 29.4 dakika da oyunda kaldı. Parker ayrıca, All-Star haftasonunda da Rookie takımında görev yapmıştı. İkinci yılından itibaren kendini iyice kabul ettiren Parker, bu kez takımının oynadığı 82 maçın tamamında da görev yaptı. Parker, 15.5 sayı- 5.3 asist ortalamalarıyla da dikkat çekti. Coach Gregg Popovic’in yaşına aldırış etmeden yeteneklerine inanarak ilk beş başlattığı Parker, kısa süre içerisinde NBA’in en önemli point guardlarından biri olarak kendisini kanıtladı. Şutu her zaman için kendisi için sorun olsa da Parker, çabukluğu ve kendine has ‘gözyaşı damlası’ adındaki atışıyla bu eksiklerini kapattı. 5 Yıllık NBA kariyerinde iki kez NBA şampiyonluğu sevinci yaşayan Parker, kariyeri boyunca da 378 karşılaşmada oynadı. 23 Yaşındaki Parker, 14.9 sayı- 3.1 ribaund ve 5.4 asist ortalamaları yakalarken, tama 67 play-off maçında görev yaptı. Parker ayrıca, bu yıl kariyerinde ilk defa All-Star olma onuruna da erişti. YIL TAKIM OYUN SAYI RİBAUND ASİST T.ÇALMA T.KAYBI 2001-02 SAS 77 9.2 2.6 4.3 1.1 1.9 2002-03 SAS 82 15.5 2.6 5.3 0.8 2.4 2003-04 SAS 75 14.7 3.2 5.5 0.8 2.3 2004-05 SAS 80 16.6 3.7 6.1 1.2 2.6 2005-06 SAS 64 19.2 3.3 5.8 1.0 3.1 KARİYER 378 14.9 3.1 5.4 1.0 2.4
__________________ ![]() |
| | |
| | #13 (permalink) |
| Turkish Yakuza ![]() ![]() Join Date: Apr 2007 Kullanıcı No: 3932 Age: 18
Posts: 4.644
: 1 Rep Puanı : 300345 Rep
Seviyesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | --->: NBA Oyuncularının Hayat Hikayeleri Tam Adı: Kareem Abdul-Jabbar Doğum Tarihi: 16/8/1947 New York Boy: 7-2; Kilo: 267 lbs. Lise: Power Memorial (N.Y.) Üniversite: UCLA Draft: Milwaukiee Bucks (1969) Transfer: Los Angeles Lakers'a 16/6/1975 Image Kareem Abdul-Jabbar basketbolu 42 yaşında bıraktığında; kimse ondan daha fazla blok yapmamış, sayı atmamış, MVP seçilmemiş, maç oynamamış, All-Star olmamıştı. Onun başarıları belki de lig tarihinde tektir. Yılın çaylağı, altı şampiyonluk, altı kez NBA MVP’si, iki kez finallerin MVP’si, 19 kez All-Star, iki kez sayı lideri, ve NBA’in 35. ve 50. Yıldönümlerinde tüm zamanların takımlarına seçildi. Aynı zamanda 8 playoff rekoru ve 7 All-Star rekoru var. Hiç kimse Abdul-Jabbar kadar fazla bireysel ve takım başarısı elde etmedi. Abdul-Jabbar’ın çaylak zamanlarındaki fiziği bile NBA için fazlaydı. Yeni gelenler onun fiziğine yakın olsa da, asla onun gibi sky-hook atamadılar. Abdul-Jabbar’ın NBA tarihine kazandırdığı bu sky-hook, zamanla NBA’in en önemli silahlarından birisi haline geldi. Kareem; pivot pozisyonuna zerafet, beceriklilik ve çok yönlülük getirdi. Önceden sadece fizik üstünlüğü olarak bakılan bu pozisyona başka bir bakış açısı kazandırdı. Sahadaki inanılmaz başarısına rağmen Kareem; basketbol fanları tarafından fazla sevilmedi. O basına karşı hep soğuk ve ilgisizdi. Bir kezsinde The Sporting News’e: “Ben kötü adamlar arasında en kötüsüyüm” demişti. İlerleyen dönemlerde Abdul-Jabbar açılmaya başladı; taraftarlar, koçlar ve oyuncular onun basketbola getirdiklerini kabullenmeye başladılar. 1988-89 sezonunda Kareem ismi bütün sahalarda dolandı. Miami baş koçu Pat Riley, Lakers’da 8 sezon Kareem’e koçluk yapmıştı, bir kezsinde Sports Illustrate’e “Neden hala yargılıyoruz ki? Ne zaman bir adam rekorlar kırsa, şampiyonluklar getirse hep çok büyük eleştirilere maruz kalır. Neden yargılıyoruz ki? Hadi onu gelmiş geçmiş en iyi oyuncu olarak kabul edelim” diye açıklamada bulunmuştu. Abdul-Jabbar; Ferdinand Levis Alcindor Jr. olarak New York’da, 2. dünya savaşının bitmesinden iki sene sonra doğdu. Katı bir baba ve disiplinli bir annenin tek çocuğuydu. Harlem okul sistemindeki en uzun boylu çocuktu. Alcindor’a Okul arkadaşları bir yaratık gözüyle bakıyorlardı. New York High School, şimdiki adıyla Power Memorial’da UCLA’ya üye oldu ve John Wooden’in güç santrali olarak Bruins için oynadı. Alcindor kolayca okulun en iyi oyuncuları arasına girdi. NCAA’in düzenlediği, çaylaklık yılında oynamama gibi bir kuralı yüzünden ilk senesinde oturduktan sonra 1967 ve 1969’da U.S.A.’de Sporting News, United Pres International, The Associated Pres ve U.S. Basketball Writers Association tarafından yılın oyuncusu olarak seçildi. 1967, 1968, 1969’da NCAA’deki All-American ve En Çok Göze Çarpan Oyuncu ödüllerine layik görüldü. Alcindor’un liderliğinde Wooden ve UCLA üç ulusal şampiyonluk kazandı. ImageMilwaukee Bucks daha ikinci sezonunda, 1969 NBA draftında ilk olarak Alcindor’u draft etti. (Bucks’ın ilk sezonu berbattı. 22-55’lik skorla Phoenix Suns’dan önce draft hakkını kullandı.) Sıra yeni bir pivotu olgunlaştırmaya geldi. Bill Russell Boston’dan daha yeni ayrılmıştı ve Wilt Chamberlain 35 yaşında olmasına rağmen hala etkiliydi. Alcindor’un önderliği ile Bucks, East Division’da 56-26’lık seri ile 2.liğe yerleşti. Alcindor ligde, en fazla sayı sıralamasında (28,8) 2. sırada, en fazla ribaund (14,5) sıralamasında 3. sırada yer alıyordu. NBA Yılın Çaylağı ödülüne layik görüldü. Sezon öncesinde Bucks, 31 yaşındaki guard Oscar Robertson’u Cincinnati Royals’dan alarak NBA liderliği için biletini ayırttı. Bobby Dandridge’nin güçlü kadrosu sayesinde 66 galibiyetle 1970-71 sezonunda sezon birinciliğini aldılar. Bu 60 galibiyetin içinde 20 maçlık yenilmeme rekoru da vardı. Alcindor kariyerinin ilk MVP ödülünü ve en fazla sayı yapma rekorunu (31,7) da bu sezonda kırdı. Milwaukee finallerde 12-2 skor elde etti. Baltimore Bullets’i ezdi geçti. Alcindor finallerin de MVP’si olmuştu. 1971-72 sezonundan önce Alcindor din değiştirdi ve Katoliklik’ten İslamiyet’e geçti. İsmini değiştirerek Kareem Abdul-Jabbar yaptı. İsmi; güçlü köle, asilzade anlamına geliyordu. O gerçekten de bir asilzade ve güçlü bir oyuncuydu ve yıllarını Milwaukee’de geçirmeyi seviyordu. 1971-72’de yine sayı krallığını (34,8) elde etti ve MVP ödülüne layık görüldü. Milwaukee de yine sezonu 1. olarak bitirdi. 1973-74’te Kareem ligdeki 5. yılında 3. kez MVP seçildi ve dört alanda ilk dörde girdi. Bunlar: 27 sayı ortalaması ile 3.lük, 14,5 ribaund ortalaması ile 4.lük, 283 blok ile 2.lik, 0.539 saha içi isabet oranı ile 2.lik. 1974’te Bucks yine NBA finallerinde oynadı ama Boston’a kaybetti. Boston’da çok iyi oyun kurucular vardı. 35 yaşında olmasına rağmen hala çok hızlı olan Robertson; playofflardan sonra emekli oldu. Kareem, Milwaukee’deki inanılmaz başarısına rağmen; kendi dininden ve kültüründen fazla kişi olmaması nedeniyle Milwaukee’den ayrılmak istedi. Lakers ya da New York’a gitmek istedi. Bucks başkanı Wayne Embry 1975’te Jabbar’ın; Junior Bridgeman, Dave Meyers, Elmore Smith, Brian Winters’e karşılık takas olması konusunda şikâyetçi olsa da Abdul-Jabbar, Lakers’a gönderildi. Chamberlain iki yıl önceden emekli olmuştu, bunun yüzünden Lakers; 30-52’lik galibiyetle 1974-75 sezonunu sonuncu bitirdi. Abdul-Jabbar; Lakers’daki ilk sezonunda 10 maçı kurtarabildi. 27.7 maç başına sayı ve 16.9 maç başına ribaund ile başka bir MVP ödülü aldı. Bu ödül onun 7 yıllık kariyerindeki 4. MVP ödülüydü. ImageBir sezon sonra Lakers’ın başına Jerry West geldi ve 53-29’luk derece ile takımı ligdeki eski yerinde getirdi. 26.2 sayı ortalaması, 13.3 ribaund ortalaması, 261 blok ve 0.579 iç sayı isabeti ile yine MVP ödülüne layık görüldü. Bu ödülle 8 senede 5. kez MVP oldu ve Celtics’li Bill Russel’ın rekorunu kırdı. Ama Lakers finallerde, şampiyonluk için niyetli olan ve kendisine ait inanılmaz bir devi yani Bill Walton’ı olan Portland Trail Blazers’a karşı kaybetti. Abdul-Jabbar’ın üst derecede performanslarına rağmen Lakers; sonraki iki sezonu ligde orta sıralarda bitirdi. 1977- 78 sezonunda Milwaukee’nin çaylağı Kent Benson ile yaptığı kavga yüzünden eli kırılan ve 20 maç kaçıran Jabbar; yine de yüksek bir ortalama ile oynamaya devam etti. Genç oyuncular Jamaal Wilkes ve Norm Nixon kararlı görünmesine rağmen Lakers sezonu vasat bir biçimde bitirdi. 1979’da Utah Jazz’dan aldığı draft hakkını elinde bulunduran Lakers, bu hakkını 6- 9’luk oyun kurucu Earvin “Magic” Johnson’u draft ederek kullandı. Lakers; Johnson’un gelişiyle şampiyonluğu seriye bağladı, Jabbar; 5 şampiyonluk yüzüğü daha elde etti. Lakers’ın bu hummalı dönemlerine “showtime” dendi. Jabbar’ın son 10 yıllık kariyerinde 9 kez lig şampiyonluğu elde ettiler. Johnson’un ilk sezonunda 60 maç kazandılar. Philadelphia’ya karşı olan final maçlarının 6.sında bir olay oldu ki bu olay iki yıldız oyuncuyu sonsuza kadar birbirine bağladı. Kareem sakatlanınca Johnson onun pozisyonuna geçti. 5. maçta 40 sayı atarak takımını serilerde de öne geçiren Kareem’in sakatlığı ciddiydi ve 33 yaşındaki pivot 6. maçta yoktu. Bu yüzden Lakers; 20 yaşındaki çaylağı Johnson’ı, Jabbar’ın pozisyonuna koydu. Johnson üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdi. 42 sayı, 15 ribaund, 7 asist ile Lakers’ı 123-107 galibiyete taşıdı. Sezonda ise Kareem 24.8 sayı ortalaması ve 10.8 ribaund ortalaması ile bir MVP ödülü daha aldı ve tarihe adını altın harflerle kazıdı. Bundan sonraki altı sezonda da Kareem en az 20 sayı ortalama ile oynadı. Ribaund ortalaması ise 6 ila 8 arasına düştü. Ama 30’lu yaşlarındayken bile çevik, kaslı ve dengeliydi. Hala maç başına 32- 35 dakika oynayabiliyordu ki onun yaşındaki çoğu oyuncu emekli olmayı tercih ederdi. Magic Johnson; Gary Smith’e “O bütün spor dallarındaki en güzel atlet” diyordu. Kariyerinin son yılında Abdul-Jabbar’ın sağlık programı çok daha dikkatle düzenlendi. Kollarını ve bacaklarını güçlü ve esnek tutmak için yoga ve savaş sanatları yapmaya başladı. Stresi atmak için maç önceleri meditasyon yaptı. 5 Nisan 1984’te, Vegas’ta, Utah Jazz’a karşı oynanan maç; belki de Kareem’in en güzel maçlarından birisiydi. Magic Johnson’dan bir pas aldı ve o mükemmel sky-hook’unu potaya doğru yolladı. Bu şut; oyun adına fazla bir şey değiştirmedi. Ama aslında bu sayı ile 31,420. sayısına ulaştı ve Chamberlain’in sayı rekorunu kırdı. Lakers 1979- 80 ve 1988- 89 sezonları arasındaki on sezonda sekiz kez finallere katıldı. Finallerde ise Boston ve Philadelphia’yı ikişer kez, Detroit’i ise bir kez ezerek kupaya ulaştılar. 1985’deki Boston’a karşı olan seri ise belki de Abdul-Jabbar için en tatmin edici olanıydı. 38 yaşındaki ligin tecrübeli pivotu dağıtılmıştı. İlk maçta Abdul-Jabbar 12 sayı ve 3 ribaund ile oynadı. Bundan sonraki iki gün boyunca, saatlerce Boston’un maçlarını izledi. Zayıf noktalar üzerinde çalıştı. Koç Pat Riley’in de motivasyon denemeleri sonunda Kareem hazırdı. Image2. maçta Abdul-Jabbar 30 sayı, 17 ribaund, 8 asist ve 3 blok ile oynadı. Lakers maçı 109-102 kazandı. Lakers seriyi altı maçta geçti. Bu serilerde Abdul-Jabbar 30.2 sayı, 11.2 ribaund, 6.5 asist ve 2 blokluk ortalama ile oynadı. 1986- 87 serilerinde Lakers yine Boston’u devirdi ve şampiyon oldu. Kareem’in oldukça iyi oynamasına rağmen yıldız kesinlikle Johnson’dı. Bu finallerde Johnson MVP ödülünü de aldı. Normal sezonda Abdul-Jabbar ilk defa 20 sayı ortalamasının altına düştü ve maç başına 17.5 sayı ortalaması ile oynadı. 40 yaşındayken iki yıllık bir kontrat daha imzaladı. 1988- 89 sezonu Kareem’in son sezonuydu. Pistons’a karşı olan final serisinin 3. maçında Jabbar o sezondaki en yüksek sayıyı attı.(24 sayı, 13 ribaund) Aynı finallerin son maçında ise Jabbar 7 sayı, 3 ribaund ile oynadı. Tamamen düşüşteydi. Kötü sezon ve kötü finaller geçirmişti. Abdul-Jabbar’ın emekliliği bir dönemin sonu olmuştu. NBA’i bıraktığında bütün zamanların en skor er oyuncusu olarak bırakmıştı. Kariyerine 38,387 (24.6 maç başına) sayı, 17,440 (11.2 maç başına) ribaund, 3,189 blok ve 0.559 isabet oranı ile veda etti. 20 yıllık kariyerine bu kadar istatistiği sığdıran mükemmel oyuncu 1,560 maçta görev aldı. Bırakmasından birkaç yıl sonra Kareem; Orange County Register’a şunları söyledi: “70’lerde yaptığım her şeyi 80’ler kötüye kullandı. Bıraktığım zamandan beri herkes beni saygıdeğer birisi olarak görüyor ama zaman akıyor.” Ayrıldıktan sonra Jabbar; eğlence sektöründe çalıştı. “Basketbolun Büyükelçisi” olarak hizmet verdi. Koçluk ve spikerlik gibi çeşitli işler yaptı. Açlık ve cahillik, cehalet ile savaşmaya yardım etti. 1995’te Naismith Memorial Basketball Hall Of Fame’e layık görüldü.
__________________ ![]() |
| | |
| | #14 (permalink) |
| Turkish Yakuza ![]() ![]() Join Date: Apr 2007 Kullanıcı No: 3932 Age: 18
Posts: 4.644
: 1 Rep Puanı : 300345 Rep
Seviyesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | --->: NBA Oyuncularının Hayat Hikayeleri Tam Adı: Earvin Johnson Jr. Doğum Tarihi: 14/08/1959 Boy: 6-9; Kilo: 255 lbs. Lise: Everret Üniversite: Michigan State Draft: L.A. Lakers (1979) Transfer: -- Image Çok az atlet gerçekten de üstün yeteneklidir. Kişisel yetenekleriyle, oynadıkları spora katkıda bulunurlar. Earvin “Magic” Johnson da bunlardan biriydi Johnson çok mükemmel bir oyuncuydu. Mükemmel üstü… Çoğu hayranı onu izlemek için “Keşki dünyaya daha erken gelseydik de onu canlı canlı izleyebilseydik” diyorlar. ImageO 1950’lerin Bob Cousy’i, 1960’ların Oscar Robertson’u, 1970’lerin Julius Erving’iydi. Sadece bir devrimci değildi. 6-9luk boyuyla ligin en uzun oyun kurucusuydu. Onun gurur verici bir doğal yeteneği vardı. Onu izleyen herkesi kendine hayran bırakıyordu. Johnson, 13 yıllık NBA kariyerinde, bir oyuncunun yapabileceği, hatta hayal edebileceği her şeyi yapmıştı. Bütün kariyerini Lakers’da geçirmişti. 5 şampiyonluk yaşamıştı. En değerli oyuncu ödülünü ve MVP ödülünü 3 defa aldı. 12 defa All-Star oldu ve 9 kez de All NBA First Team’e seçildi. Robertson’un asist yapma rekorunu egale etti ama bu rekor sonradan Stockton tarafından kırıldı. 1992’de Barcelona’da orijinal “Rüya takımı” ile altın madalya kazandı. O; “Triple-double” kelimesini NBA’a kazandırdı. Fakat tarih, Robertson’un ilk triple-double yapan oyuncu olduğunu söylüyordu. Fakat bu terim 1960’dan önce kullanılmıyordu. Johnson, çocukluğundaki neşesini ve coşkusunu hiçbir zaman kaybetmedi. Ün, şan, şöhret onu değiştirmedi. O hâla basketbolu oynamak için oynuyordu. Johnson’un en çok göze batan özelliği; pas verme yeteneğiydi. Fastbreaklerde, alley-oops larda, bakmadan attığı fakat hedefi tutturduğu paslar, yarı sahadan attığı ve alley-oops ile biten paslar, üçlü sıkıştıma geldiğinde bile topu istediği arkadaşına ulaştırabilmesi onu iyi bir pasör yapıyordu. Onu savunan oyuncuları öyle bir şaşırtıyordu ki, pas atacağını sandıklarında şut, şut atacağını sandıklarında pas veriyordu. Lakers oyuncusu Michael Cooper şöyle diyor: ”Bazen pas attıktan sonra nereye gittiğini göremezdim. Birisi o topu yakalardı ve sayı yapardı. Geri koşarken şöyle düşünürdüm: “topu bir oyuncuya doğru atmalı.” 14 Ağustos 1959’da doğdu ve dokuz kardeşiyle birlikte Lansing, Mitch’de büyüdü. Babası; bir General Motors fabrikasında çalışıyordu. Annesi bir okulda görevliydi. Küçük Earvin; çocukluğunu sokaklarda arkadaşlarıyla takılarak, şarkı söyleyerek ve tabi ki basketbol oynayarak geçirdi. Komşuları ona “Junior” ya da “June Bug” lakabını takmışlardı çünkü o sabahın 7:30’unda bile basketbol oynuyordu. Johnson; USA Weekend’e şöyle bir açıklama yapmıştı: ”Bütün gün antrenman yapıyordum. Topu sağ elimle sürüp sol elime geçiriyordum. Sonra da basketbol topumla uyuyordum.” Johnson ilk defa “Magic” diye çağırıldığında; daha Everett Lisesi’nde oynuyordu. Bu isim onu 15 yaşındayken izleyen bir spor yazarı tarafından ona verilmişti. Johnson maçta 36 sayı, 16 ribaunt, 16 asist yapmıştı.(Johnson’un annesi dindar bir Hıristiyan’dı. Bu yüzden onun lakabının Allah’a saygısızlık olduğunu düşünüyordu.) Everett ile 27-1’lik bir rekora imza attı ve 28,8 sayı, 16,8 ribaunt ortalamasına sahipti. ImageJohnson evine yakın bir kolejde okumak istiyordu. Bu sebeple Lansing’in doğusundaki Michigan State kolejine gitmeye karar verdi. Daha ilk yıllarında bile mükemmel istatistiklere sahipti. (Maç başına; 17.0 sayı, 7.9 ribaunt, 7.4 asist) Big Ten Conference’da 25-5’lik galibiyetle herkes onu ve takımını konuşuyordu. 1979’da 2. sınıf öğrencisiyken Johnson; takımını galibiyetten galibiyete taşıyarak; Larry Bird’ün Indiana State’ini de ezip geçti. Bu maç NCAA tarihinin en çok beklenen (hatta en çok izlenen) maçıydı. Johnson kolejdeki son 2 yılını da bitirdi ve 1979’da NBA draftına katıldı. İlk sıra draft hakkı Utah Jazz’ındı ama Utah, 3 yıl önce serbest oyuncu Gail Goodrich’i alırken tazminat olarak Lakers’a 1979 draft hakkını vermişti. Bu yüzden Johnson; Lakers tarafından draft edildi. Lakers bu sırada bir değişim sürecindeydi. Yeni koç Jack McKinney, yeni kulüp sahibi Dr. Jerry Buss ve 7 tane yeni oyuncu ki bunlardan birisi en görkemli kolej oyunculuğu kariyerine sahip olan Johnson’dı. Buss; artık takımın showtime’a başlamasını umuyordu. Lakers fanları Johnson’un kariyerinin başlangıç maçında mükemmel bir oyuna şahit oldular. Açılış gecesinde Karem Abdul-Jabbar’ın son saniye basketiyle San Diego Clippers’ı yenmesinden sonra Johnson deliye döndü. Sarılmaya, dirsek atmaya başladı. Canla başla mücadele ediyordu. Çoğu izleyici Johnson’un sezon sonuna kadar canlı kalmayacağını düşünüyordu. Çünkü Johnson öyle bir enerji harcıyordu ki… Fakat sonra Abdul-Jabbar ona gelip sakinleşmesini söyledi ve daha 81 maçlarının olduğunu söyledi. Hatta play-off’ları saymazsak. Sezonun çaylağı ödülü Boston’un Bird’üne verildi. Fakat NBA şampiyonu Lakers olmuştu. Lakers 60-22’lik dereceyle Batı şampiyonluğuna oynamıştı ama 2. oldu. (Paul Westhead; McKinney’in bisiklet kazasında ciddi bir şekilde yaralanmasından sonra 14. maçtan itibaren takıma koç olarak getirldi.) 77 Maçta Johnson’un istatistikleri şu şekilde olmuştu: 18.0 ppg 7.7 rpg 7.3 apg. 11 Yıl önceki Evlin Hayes’ten sonra NBA All-Star maçına ilk beşte başlayan ilk çaylak olmuştu. Philadelphia 76ers’la oynanan 1980 NBA finallerinde Johnson’un performansı Lakers’a seriyi getiren şey olmuştu. 6. Maçtaki çabası da hafızalara kazındı. Abdul-Jabbar’ın 5. maçtaki 40 sayılık performansından sonra ayak bileğinin burkulması Lakers için bir felaketti. Serideki 3-2’lik sonuçtan sonra Lakers; seriyi elde etmek için 76ers’ın evinde savaşacaktı. Henüz 20 yaşındaki çaylak; Abdul-Jabbar’ın pozisyonuna (pivot) geçti ve ribaund almaya başladı. 42 Sayı, 15 ribaund, 7 asist, 3 top çalma yaptı. Hatta maç başında hava atışına bile çıktı. Johnson; NBA finallerinin MVP’si ödülünü alan ilk çaylak oldu. Onun inanılmaz performansı ve anlaşılamayan yeteneği Lakers’ın kazanmak için ihtiyacı olan şeydi ve işe yaradı. Westhead Los Angeles Times’a yaptığı açıklamada şöyle dedi: ”Hepimiz onun bir film yıldızı olduğunu sandık ama aslında o kadar ağır bir yük taşıyordu ki. Sanki mükemmel bir estetik cerrahı bulmuş da kendisini buldozere çevirtmiş gibi oynuyordu.” ImageErtesi yıl ne Lakers için ne de Johnson için güzel bir yıl olmuştu. Sezonun ilk ayında; Atalanta Hawks’ın 7-2’lik oyuncusu Tom Burleson; Johnson’un dizinin üzerine düştü ve Johnson’ın 45 maç kaçırmasına sebep oldu. Johnson sahalara döndüğünde Lakers; play-offlarda Houston Rockets ile oynuyordu. Johnson 13 basket girişiminden sadece 2 tanesini sayıya çevirebildi. Oyunun sonlarına doğru bir de airball yolladı. Lakers maçı ve serileri kaybetmişti. Johnson ve Lakers 1987-82 sezonunda geri gelmişti. Ligi kazandılar, finallerde 76ers’ı devirdiler ve Johnson yine MVP seçildi. Fakat bu sezonda kötü olaylar da oldu. Westhead hücum oyununu değiştirmek istedi. Fakat Johnson bu yeni düzenin, onun rolünü azatlığını düşünüyordu. Hatta Johnson Utah’taki bir maçtan sonra soyunma odasında şöyle bir konuşma yaptı: ”Bu takımda daha fazla oynamak istemiyorum. Gitmek istiyorum. Takas edilmek istiyorum”. Gazeteciler; Johnson’un şaka yaptığına dair bir gülümseme, bir hareket beklediler ama Johnson şaka yapmıyordu. Ertesi gün Westhead kovuldu ve yerine asistan koç olan Pat Riley getirildi. Riley’in ilk iç saha maçında Johnson; anons edilirken taraftarlar tarafından yuhalandı. Seattle’da topu her eline alışında ona gülündü ve alay edildi. Kariyerinde ilk defa All-Star’ın ilk beşine seçilmedi. Play-offlarda kendisine yöneltilen sorulardan kaçmak zorunda kaldı. Sahada ise Johnson’un oyunu istikrarlı bir şekilde gayet iyi gidiyordu. Top çalma istatistiklerinde iki kez üst üste ligin en iyi top çalan oyucusu oldu. Bu sezonda 17.6 ppg, 5.9 rpg, 10.5 apg ile kariyerinde önemli bir istatistik elde etmiş oldu. Bundan sonraki iki yılda Westhead Johnson’un kişisel yeteneklerine övgüler yağdırdı. Kariyerindeki 4 asist krallığının ilkini bu yıllarda aldı ve mükemmel oyun yeteneğini geliştirmeye devam etti. 1982-83’de, artık klasikleşen Philadelphia-Lakers finallerinden birinde; Lakerslı Norm Nixon, Worthy ve Bob McAdoo sakatlıkları yüzünden oynayamadılar. Bu seride Philadelphia, Lakers’ı silip süpürdü. 1984 Finallerinde Lakers’ta Nixon gitmişti, Abdul-Jabbar 40’a dayanmıştı, Johnson ise 25 yaşında 25 milyon dolarlık bir kontrata imza atıyordu. Boston’a karşı yorucu 7 maçta Johnson, çok az skor yapmıştı. 2, 4 ve 7. maçlarda onun liderliğindeki Lakers’ın kaybetmesine engel olamadı. Johnson’ın dış şutlarını geliştirmesi ve asist yapma yeteneğini arttırması sonucunda Lakers; önündeki 4 yılda 3 şampiyonluk yaşadı. Boston’a karşı olan ilk maçta 148-114 mağlup olup sahadan silinmelerine rağmen diğer maçlarda Boston’u ezip geçti. Lakers; Minneapolis’de ilk defa Boston’a karşı, bundan önce 8 defa kaybetmesine rağmen bu sefer finali kazanıyordu. 1986-87 sezonunda Abdul-Jabbar bir göz enfeksiyonu geçirdi. Johnson bu sezonda; birçok profesyonel gözlemcinin Johnson hakkında yapamaz dediği şeyi yaptı: skor. Houston’a karşı 18 sayı attı ve bir sonraki maçta Sacramento Kings’e karşı 46 sayı yaparak, kariyer rekorunu kırdı. Sezonu 23.9 ppg ile bitirdi ki bu onun en iyi skor istatistiğiydi. ImageBu sezonda Johnson MVP oldu. MVP’lik yedi kez onun elinden alınmıştı ki Bird bu işi 3 defa yapmıştı. Fakat Johnson ödülü hak ettiğini kötü bir şekilde ima etmişti. Kazanan açıklanmadan önce Johnson; New York Times’a : “Şu anda o üç, bense sıfırıım. Bu beni biraz sinir ediyor” dedi. (İleride Bird ile Johnson eşitleniyordu. 1989-90 yıllarında da MVP olan Johnson; Bird gibi 3 kez MVP ödülünün sahibi olacaktı.) Johnson 1987 finallerinde “finallerin MVP” si ödülünü 3. defa aldı. Bu finallerde Boston’a karşı oynamışlardı. Bu yıl aynı zamanda Johnson’un; Karem Abdul-Jabbar’dan takımın liderlik rolünü aldığı yıldı. 40 yaşındaki pivot; H-O-R-S-E maçlarının antrenmanlarında nasıl sky-hook atılacağını öğretti. Johnson hemen kavradı ve bu atışın kendi versiyonunu geliştirdi. Bu atışı Garden’da 4. maçta kazanmak için kullandı ve bu atış sayesinde maçı kazandılar. 107-106 biten maç sonucunda Boston’u 3 yılda 2 kez mağlup etmiş oldular. 1988’de Lakers; Detroit Pistons’ı acı mağlubiyetlerle kenara iterek tekrar şampiyon oldu. Bundan sonraki 2 sezonda Johnson 20 sayının üzerinde ortalamayla oynadı. Bu sayede Lakers 2 tane daha lig 1.’liği kazandı. 1988-89 sezonu Abdul-Jabbar’ın son sezonuydu. Bu sezonda Johnson arka adalesindeki bir sakatlık yüzünden finallerde oynayamadı ve tam teşekküllü Pistons karşısında ezildi. Bir sonraki sene de Lakers; 9 yıldır ilk defa serileri bu kadar erken terk etmişti. Phoenix Suns onları Konferans Yarı Finalleri’nde mağlup etti. 1990-91’de Johnson Lakers’ı 58-24’e getirmeye yardım etti. Clyde Drexler’in TrailBlazers’a Pasifik Grubunu’nu kazadırması ile yıkılan Lakers; yine de NBA finallerine gitti. Lakers; Chicago Bulls ve Jordan’a karşı olan seriyi 5 maçta kaybetmesine rağmen; Johnson 12 yılda 9 kez serilerde oynama şerefine erişti. 1991-92 kamp sezonundan önce Johnson’un kanında HIV virüsünün bulunması ve Johnson’un basketbol’u bırakacağını açıklamasıyla dünya şaşkına dönmüştü. All-Star maçında güzel bir performans gösterdi hatta maçın MVP’si ödülünü de aldı. Batı’yı 153-113 galibiyete de taşıdı. Aynı zamanda AIDS’e karşı bir kampanya da başlattı ve bu sayede ligin J. Walter Kennedy Vatandaşlık ödülünü aldı. Johnson 1992’de USA Olimpik Rüya Takımı’nda yer aldı. Güvenli seks hakkında bir kitap yazdı. NBC’de maç anlatıcısı olarak çalıştı ve NBA’den pay alma imkânını elde etti. 1993-94 sezonunun bitmesine 16 maç kala; Randy Pfund yerine Lakers’a baş koç olarak getirildi. Takım playofflar için savaşıyordu ve Lakers 5 maçı art arda kazandı. Fakat bundan sonraki 6 maçın 5’ini kaybedince Johnson; bir dahaki sezonda takımı çalıştırmayacağını söyledi. “Eve gitmek istiyorum” demişti Associated Press gazetesine. “Hiçbir zaman bir koç olma hayalim olmadı. Benim hayalim farklı. Ben bir iş adamı olmak istiyorum. Hayallerinizin peşinden gitmeniz lazım.” 1994’de Lakers’ın ortaklarından olunca Johnson’un hayalleri gerçek oldu. Bundan sonra başka karmaşık birkaç işle daha uğraştı. Fakat NBA’i bırakamadı. 1995-96 sezonunda Lakers’a katıldı. Sezondaki son 32 maçta forma giydi. Fakat Johnson 115 kilo olmuştu ve gard olarak yapabileceklerini bu sene de pf olarak yaptı. 1996 playofflarında Houston tarafından ilk maçta elenince Lakers’dan ayrıldı. ImageJohnson’un 13 yıllık NBA kariyerinde 17,707 sayı (19.5ppg), 6,559 ribaund (7.2 rpg), 10,141 asist (11.2 apg) yatıyor. Ayrıca 1,724 top çalma ile NBA tarihindeki 9. sırayı alıyor. Aynı zamanda All-Star maçlarında 10 üçlük ve 127 asistle üst sıralarda yer alıyor. 1996-97’de NBA’in 50th Anniversary All-Time Team’e seçildi. 2002’de de Naismith Memorial Basketball Hall of Fame’e layık görüldü. Zamanın en iyi oyuncusu muydu? Gelmiş geçmiş en iyilerdendi. Bir keresinde Larry Bird, Chicago Sun-Times’a şöyle bir açıklama yapmıştı: “Magic herkesten üstün bir yapıya sahipti. Onun kadar iyisini ben hiç görmedim.” Kariyer Tablosu Maç İ.Y. 3 İ.Y. S.A.Y. Rib. R.O. Ast. A.O. T.Ç. BLK Sayı S.O. 906 %52 %30.3 %84.8 6,559 7.2 10,141 11.2 1,724 374 17,707 19.5
__________________ ![]() |
| | |
![]() |
| Tags |
| nba, oyuncularinin, hayat, hikayeleri |
| Currently Active Users Viewing This Thread: 1 (0 members and 1 guests) | |
| Thread Tools | |
| Display Modes | |
| |
Similar Threads | ||||
| Thread | Thread Starter | Forum | Replies | Last Post |
| KORKU Hikayeleri | PuzzleTr.Com | Hikayeler & Yazılar | 29 | 24.08.07 01:54 |
| Seri katiller Ve Hayat Hikayeleri | sanalkampusbot | Hikayeler & Yazılar | 41 | 18.06.07 09:32 |
| ~~NBA Oyuncularının Lakapları~~ | »Đ!ѕну2ρα¢« | BASKETBOL & NBA | 1 | 07.01.07 03:37 |
| Evlilik Hikayeleri | kampusgaleri | Geyik & Gırgır & İğrenç Espriler | 0 | 08.11.06 11:11 |
| NBA oyuncularının lakapları | PuzzleTr.Com | BASKETBOL & NBA | 0 | 18.10.06 04:27 |