![]() |
| | #1 (permalink) |
| SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI,, ŞUBAT YOLCUSU SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI öyle büyük hicran ki cam çerçeve bırakmıyor kırdı kapıları döküldü sokağa havada yangın kokusu itfaiye sirenleri uzaktan uzağa öyle büyük hicran ki telefonlar devamlı meşgul çalıyor trafik durdu çarşılar darmadağın çığlıklar geçiyor karanlıktan camlarda sinsi bir titreme boğuk bir uğultu yeraltından borular patlamış sular vahim bir tenhalığa akıyor öyle büyük ki hicran zincirleme elektrik kontakları şerareler dökülüyor sokak lambalarından ceryanlar kesildi gözden kayboldu şehir sanki siyah bir denize batıyor ayak sesleri boş meydanlardan hoyrat kanatları yukarda bir helikopterin o ihanet sessizliğini par par parçalıyor SÖYLER Zaman olmuştur ki Dumanlı havuzlarda soğuk nilüferler Bulutlara savrulmuş ateş kuşları Korkulu bir hicranı söyler Zaman olmuştur ki Dalgınlıkları hisarbuselik kızların Bildik şarkıları birden unutuşları Aynalarda solan gün Bilinmez hangi uğultulu Ahval-i perişanı söyler Zaman olmuştur ki Loş salonların heyhula büfelerinde O kiristal fanuslu yorgun saat Fena halde durmuş görünse de Başka bir boyutta başka bir zamanı söyler Zaman olmuştur ki Falcının avucunda tuttuğu sihirli küre Aslında yaşanmamış belki hiç yaşanmayacak Ancak ne kadar renkli Ne kadar yanardöner bir ömr-i zerefsani söyler Zaman olmuştur ki Belki sonbahar belki akşam Tepeden tırnağa silme yıldız Belki haziran gecesi Sanki bir hayal oturmuş o tenha piyanoya Parmak uçlarında tatyos efendi'nin Herkesin unuttuğu bir bestesi Çalıyor doya doya O evcara beste ki Çevresinde avizelerden Gökkuşağı serpintileri Güllerdeki suhu O serv-i hiramanı söyler Zaman olmuştur ki Yanar mor zambaklar buğulu gece lambaları Bir katar kaybolur haydarpaşa garı'ndan Bırakıp gümüş çığlıklarını tel tel ardında Ağır ve cefakar bir marşandiz katarı Kıvamlı bir sessizliğe batmış ıhlamurlar Yalnız kuzguncuk'taki yalıda Karanlık bir gazelhan Yanık yanık bir aşk-ı bi-amani söyler Zaman olmuştur ki Sızar gecenin suları simsiyah camlardan Havada ölüm parıltısı adeta çelik Fi bin dört yüz beş Dersaadet'te yazıldı işbu gazel Avuçları kan yüreği delik deşik Yaşlanmış ama uslanmamış Bir eski militanı Bir şair-i devranı söyler ŞUBAT YOLCUSU Seni kim çizebilir şubat yolcusu Yalnız akşam olsun dağınık olsun Ceplerinde bozuk bir bulut uğultusu Geceleyin dörtte bir ölüm korkusu Dörtte dört sabaha karşı yağmursun Seni kim çizebilir şubat yolcusu Bütün çizgileri bozuyorsun | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Tags |
| sokaa, cikma, yasai, subat, yolcusu |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Yazan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| 14 şubat ın öyküsü | isoking | Hayata Dair | 2 | 11.10.07 09:17 PM |
| D. Anderson Avrupa yolcusu mu? | PuzzleTr.Com | BASKETBOL & NBA | 0 | 02.11.06 06:20 PM |
| Uyku Tulumundan Seccade...! Makale 17 Şubat 2004 | merve | Düş Sokağı Sakinleri (DSS) Fun clup | 0 | 20.09.06 01:27 PM |