bir kum tanesi gibiyim bu gezegende
bir oraya bir buraya
savruluyorum
zaten küçük olan boyutlarımla
her seferinde bir şey kaybediyorum
bilinmez sonum ne oluçak
yıkım çok yakında
ya buralarda tutunaçak bir yer arıyacağım
yada
kaderime ayak uydurup
sonumun bulunduğu
topraklara gideceğim
ölümü beklemek için demir atacağım
yalnızlığa
kim ve ne olduğumu bilmeden
arkamdan bir tek bile ağlayanım olmadan
azrailime el sallayacağım
kurak topraklar
boş ırmaklar
işte yaşamımın temaları
onlar bile hep ağlamaklı
saygılar
__________________
geçenin karanlığı değil beni korkutan
sensizliğin verdiği acıdır beni yıldıran
ölüm değildirdir beni ürküten
o buğulu gözlerinden
mahrum kalmaktır beni çıldırtan
saygılar